Ne demişler geç olsun güç olmasın Geçmiş yıllarda Toros Gezi gurubumuz Ahmet Yıldız, Ahmet Gündüz, Rahmetli Ahmet Çelik, Himmet Tömtöm ve İbrahim Çiçek ile hadim ilçemizde Hadimi Hazretleri ziyaret sonrasında hemen yanındaki camide öğle namazını eda ettik. Cami çıkışında cemaatten Hadimli bir hemşerimiz bize;

--- Ağalar siz ovalısınız buralarda aceleci olmayın, bu yörelerde ovada olduğu gibi arabayı hızlı kullanmayın, acı haberinizi alacaklarına size niye geç kaldınız? Desinler, demişti. Arabayı Toroslarda daha dikkatli kullanmamız noktasında bizi uyarmıştı.

*

Bugün günlerden Cuma düne giderek “Perşembelik” yazısı yazalım mı?

Çocukluk yıllarımızda rahmetli annem her perşembe günü evde bulunanlardan karınca kararınca ihtiyaç sahiplerine gönderirdi.

Büyükbaş hayvancılığı yaptığımızdan bizim evde süt yoğurt yağ bol olurdu. Küçük kuşanelere yoğurt üğütür belirlediği evlere bizzat kendi iletirdi. Genelde biz götürürdük. Götürdüğümüz evden;

--- Dorlalı Eşref’e, Hatca’ya selam söyleyin. Diyerek dualar ederlerdi. Daha sonra annemin eli ayağa tutmaz olduğu zaman hanıma;

--- Aman unutma kızım muhakkak Perşembe günleri elimizde olandan konu komşu ile paylaşın. Yemeği biraz fazla yapın gelen giden olur. Kapıya geleni Hızır bilin boş çevirmeyin. Babam da bana;

--- Oğlum birilerinin rızkına vesile olun. Cenabı Allah onun rızkını verirken size de bol kazanç ihsan eder. Derdi.

Bugün her Perşembe günü annemin, babamın mezarını ziyaret ederken hep aklıma geliverir.

Hamdolsun her zaman insanımızın rızkına vesile olduk ve oluyoruz.

Evet, perşembenin gelişi çarşambadan belli olur. Derler.

Çocukluğumuzda bizler diğer günler ayrı ama perşembenin gelişini iple çekerdik.

Baraj Mahallesinde Türkmen Camili namı diğer Karadede Mehmet Amcayı unutmak ne mümkün. Elinde baston hızlıca yürürdü. Perşembe günü çetnevir türü kuru yemiş bazen de şeker olan sarı yağlık dediği mendili bize verirken;

--- Uşaklar azımızı çoğa sayın! Diyerek sarı mendilini bize verirdi. Ne mendildi ama bir iki kiloya yakın perşembelik olurdu. Şimdi o mendilleri göremiyorum. Yağlık da denirdi bu mendillere.

Sonra Mahallemizin Muhtarı Kuzuculu Cırıl Halil Alcan’ı da unutmayalım. Halil Amca da eli açık çocukları çok severdi. Evinin bahçesinde yetiştirdiği üzümlerden çok yedik. Bayram yemeklerini de Halil Amcanın evinde yerdik. Vefat ettiğinde mezarını bağların kenarına kazmıştık. 1975 yılı idi yanılmıyorsam. Allah rahmet eylesin.

Ebuseyfi Hotamışlı kapı komşumuzdu. Muhakkak günlük gazete alırdı. Zaten mahallede günlük gazete alan rahmeti babam, Ermenekli Veli Amca’dan başka yoktu.

Ebuseyfi Hoca perşembelik havuzumuza katkıda bulunanlardandı. Hatta aramızda;

--- Ebuseyfi Hoca bize kındallı şeker verir. Diye kendi kendimize şenlenirdik. Kındallı Şeker çeşitli renklerde olan kaba şekere derdik.

Rahmetli Çekirdek Mustafa Amcanın hanımı Kezban teyzede perşembelik verirdi. Komşular Kezban teyzeyi eli çok sıkı derlerdi. Ancak bize karşı hiç de öyle değildi. Her Perşembe muhakkak perşembeliğini çocuklara verirdi.

Mustafa Çetin Amcanın (Kıllı Mustafa lakabı) Hanımı Zeynep Bacı kendine has üslubuyla;

--- Çocuk ne diy geç kaldınız, gözüm hep kapıda kaldı. Derdi.

Taşkentli Ramazan Çatal Amcanın Hanımı Fatma Teyze;

--- Falaklar bugün perşembe değil mi? Nerde kaldınız? Diyerek bize kendisi getirirdi.

Çocuk gurubunu ben yani Eşrefin Ahmet, Murat Çekirdek, Halil Çelikçi, Muzaffer Özer, rahmetli Dede Ali Çalı başı çekerdik. Diğer on on beş çocuk daha katılırdı. Boş bir arsada gelen perşembelikleri hep beraber yerdik.

Her Perşembe özellikle yaz aylarında böyle yapardık. Hatırımda kalanıyla mahallemizde Perşembe günleri şenlik havasında geçerdi.

Mahalle mektebinde Perşembe günleri bütün çocuklar evlerinden annelerin verdiği çetnevir türü, börek, çörek, meyveler, Yörükler yağlı ufak biz ekmek övmesi derdik, pişi, baklava helva getirilenlerden hatırladıklarım.

Bu gelen perşembelikleri hoca mektepte bulunan bütün çocuklara eşit bir şekilde hoca dağıtırdı. Özellikle mesai arkadaşımız Yörük Camili Musa Küçükmumcu’nun babası rahmetli Çolak Nafil Küçükmumcu Hocanın dağıtımı nasıl titizlikle yaptığını hala canlı şekilde hafızamda durur.

Şimdi ne yaz ne de kış perşembelik âdetini devam ettiren var mı? Bilemiyorum ben hiç görmüyorum.

Böylesi güzel adetlerimizin devam etmesinde fayda var. Ben sohbet köşemden siz okuyucularıma hatırlatıyorum.

Bu arada mahalle sakinlerimizden renkli simalardan bahsettim. Sağ olanlara sağlık, ahrete göçenlere de bil vesile rahmet diliyorum.

Bizim perşembeliğimiz de güzel hasletleri hatırlatmak, bize o güzellileri yaşatanlara güzel dilek ve temennilerle fatihalar yollamak olsun!

Bugün Perşembe bir kutlu gün,

Bugün de olacak yarın dün.

Günler gebe elem sevince,,

Bugüne güle güle yarın olacak dün!