Mescid-i Aksa bir aya yakın süredir kapalı. Peki biz Müslümanlar, Mescid-i Aksa’nın bir aya yakın süredir kapalı olmasını gündemimizde tuttuk mu hiç? Beş para etmez İran ve İsrail savaşında kimin tarafında yer alacağız, kim kazanacak, kim kaybedecek? Acaba İsrail bu defa yıkılacak mı? İran’da rejimler değişecek mi? Amerika altını düşürüp petrolü yükseltiyor mu? Gibi konulara değinerek, kendimizi Müslümanların bu durumlarda en önemli mesele ve konu olarak ele alması gereken başlıkları gözden kaçırıyoruz.
Mesela bugün Şii imamı Hamaney’in öldürülmesi kadar konuşulmadı belki de Mescid-i Aksa’nın kapalı olması. Veyahut Binyamin Netanyahu’nun İran ordusu tarafından öldürüldüğü iddiası üzerine sosyal medya hesaplarından paylaşılan videolarda “yapay zekâdır, bilmem nedir” gibi konuları gündemimize aldık; fakat “Mescid-i Aksa neden kapalı?” diyemedik.
Veyahut Mescid-i Aksa’nın kapalı olması gündemimizde değilse, zaten biz Mescid-i Aksa’ya dair fetih, özgürlük gibi kelimeleri şu an kullanamayız. Çünkü biz onu gündemimizde tutmuyoruz ki orayı fethedelim veyahut oraya özgürlük getirelim.
İki tane şaklavanın çıkıp da birbirlerine yolladıkları füzelerde masum halklar ölüyor ve bizim gündemimiz değişiyor. Birbirlerine hiçbir şey yapmıyorlar. “Yok şurayı vurdum, yok nükleer silahlarını vurdum, yok nükleer santralini vurdum, yok elektrik kulelerini vurdum…” Bunlar konuşulurken biz, Epstein Adası’nda tecavüze uğrayan, kanı içilen çocukları unuttuk. Gazze’de şehit olan yüz bine aşkın masum insanı unuttuk.
Filistin’in birçok şehrinde evlerinden dahi çıkamayan, evlerine hapsedilmiş; kapıya ekmek almaya çıktıklarında döndüklerinde “Ben çalmasam başkası çalacaktı” diyen bir Yahudi’nin evine yerleştiğini gören Filistinlileri unuttuk. Lübnan’da farklı farklı adamların yönettiği bir devletin çatısı altında inim inim inleyen Müslüman kardeşlerimizi unuttuk.
Biz çok şey unuttuk.
Düşman oyununu öyle bir oynuyor ki, bize hatırlamamız gereken asıl meseleleri gözümüzün önünde yapıyor ama biz göremiyoruz. Unutuyoruz.
Onun için demem o ki; Müslümanların uyanması lazım. Müslümanlar kendilerine çeki düzen vermeli. Birlik olmalı. İslam dünyasına bir fitne olarak ortaya atılan Şia zihniyetini, İsrail’le savaşıyor diye kahraman göstermemelidir Müslüman. Veyahut Kürtlere, Azerilere, İran halkına özgürlük vaadiyle her yere saldıran İsrail’e inanılmamalıdır.
Bunlar kendi oyunlarını oynuyorlar, biz de oturup izliyoruz.
Bugün eğer Ortadoğu’da Müslüman devletlerin gündemi İran-İsrail olmasaydı, bence bu çatışma on günü bile bulmaz, sona ererdi. Ama biz bu şaklabanları gündemimizde tuttuğumuz sürece, asıl gündemimiz olması gereken meseleleri gündemimizde tutmadığımız sürece, ortada çok masum halk ölür, çok zulümler yapılır ve bomba sesleri de hiç susmaz.