Bilme, bulma ve olma yolunda olanlar, yola çıkar ve yol alırlar. Bir derdi olduğu için yola çıkanlarla yapılan seyahatler, insanı önce kendine, sonra da başkalarına ulaştırır. Bir seyahatte yola çıkmadan önce yol arkadaşlarını tanımak önemlidir. Eskiler, “Önce refik, sonra tarik.” sözünü boşuna söylememişlerdir.
Biz de geçtiğimiz hafta, saydığımız bu özellikleri fazlasıyla taşıyan Uluslararası Mevlana Anadolu İmam Hatip Lisesi mezunu öğrencilerimizle Karadeniz’e bir gezi gerçekleştirdik. Gezimiz sırasında Samsun, Ordu ve Tokat illerinde öğrencilerimizi, gençlik merkezlerini, okulları ve müftülükleri ziyaret ettik. Yazımızda, yalnızca basar ile değil, basiretle de bakabilen kardeşlerimizle birlikte tespit ettiğimiz güzellikleri, “Görenedir görene, köre nedir köre ne?” düsturuyla bu yazımızda paylaşmaya çalışacağız.
İlk Durağımız: Samsun
Bizi ısrarla davet eden ve yolumuzu gözleyen öğrencilerimize verdiğimiz sözü elhamdülillah yerine getirdik. İlk günkü programımızda öncelikle İFAM’ı ziyaret etmek ve yakın zamanda babasını kaybeden İhsan Şenocak Hocamıza taziyede bulunmak vardı.
“İFAM; İslam’ı, Keşmirî ve Kevserî’de ilim, Nedvî ve Necip Fazıl’da fikir, Ali Haydar Efendi’de zühd, II. Abdülhamid’de feraset, İmam Şamil’de cihat, Hasan el-Benna’da aksiyon olarak gören yeni medrese, yeni Süleymaniye’dir.” düsturuyla yola çıkan İFAM, yalnızca Samsun’daki merkeziyle değil, farklı illerdeki şubeleriyle de ilim taliplerine hizmet veriyor.
Samsun’daki külliyede bulunan Külliyat okulları, hem örgün hem de dijital eğitim imkânlarıyla İslami ilimler ve hafızlık alanlarında yatılı ve gündüzlü eğitim veriyor.
Hocamızın babasının kabrini ziyaret ettikten sonra İhsan Hocamızla kısa da olsa sohbet etme imkânı bulduk. Gazze’yi ve ümmetin meselelerini konuştuk. İFAM, adeta İslam İşbirliği Teşkilatı gibi farklı ülkelerden Müslüman öğrencileri bir araya getiriyor. Ziyaretimiz sırasında farklı ülkelerden gelen öğrencilerle, özellikle de Doğu Türkistanlı kardeşlerimizle karşılaştık.
En önemlisi de beş yıl İFAM’da eğitim alarak icazetini alan ve aynı zamanda diş hekimliği fakültesinden mezun olan Nepalli öğrencimiz İbrahim Tamang’da gördüğümüz inanmışlık ve adanmışlık ruhuydu. O ruh olmasa başarı da olmazdı.
Samsun’daki duraklarımızdan biri de davet edildiğimiz Atakent Diyanet Gençlik Merkezi oldu. Merkezde bizi mutlu eden güzelliklerden biri, manevi danışman olarak görev yapan ve Konya AİHL’den öğrencim olan Osman Aydın Hocamızla karşılaşmaktı. Çağa çağrısını yapacak gençlerle tanışma ve sohbet etme imkânı bulduk.
Üstad Necip Fazıl’ın ifadesiyle, “Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik...” Zamanın kendisine ait, mekânın ise emanet olduğunun şuurunu taşıyan bir gençlik...Batana, bitene ve tükenene değil, ebedî âleme kendini hazırlayan gençlerle gençliğin temel ilkeleri üzerine konuştuk.
Samsun Atakum Anadolu İmam Hatip Lisesine de uğradık. Samsun’un başarılı proje okullarından biri olan okulun imkânları gerçekten iyi. Eğitim kadrosu da oldukça nitelikli. Bir kısmını tanıma imkânı bulduğumuz mezunlar da donanımlıydı. Onlarla Samsun Büyük Camii’nde buluşmak bizi heyecanlandırdı.
Ordu – Fatsa
Fatsa’yı ziyaretimizin temel amacı, dostumuz Fatsa Müftüsü Aziz Bul hocamıza taziyede bulunmaktı. Hocamızın muhterem eşi, 1 Eylül’de yakalandığı amansız hastalık nedeniyle Hakk’a yürümüştü. Allah rahmet eylesin.
Hüzün ve hazanın yaşandığı bu günlerde Diyanet Gençlik Merkezi’nin hizmete açılması da bizleri mutlu etti. Bu konuda elini taşın altına koyduğunu öğrendiğimiz başta Müftü Bey olmak üzere Diyanet camiasından ve hayırseverlerden Allah razı olsun. Türkiye’deki sayılı müstakil gençlik merkezlerinden biri faaliyete geçirilmiş.
Ne demişler: Allah rızası için yola çık, yol açık! Merkezde kadınlara, erkeklere ve gençlere yönelik pek çok farklı alan bulunuyor.
İslamdağ’daki külliyeyi bu yıl yeniden ziyaret etme imkânı bulduk. Karadeniz’in önemli gelir kaynaklarından biri de fındık. Karadeniz insanını bu konuda ayrıca tebrik etmek gerekir. Neden mi? Fındığını topluyor, hemen ardından öşrünü getirip teslim ediyor.
Fındık deyince üreticinin bir feryadını aktarmadan geçmek olmaz. Fındığın fiyatı 250 lira olarak açıklanmış; ancak tüccar ürünü almakta nazlanıyor ve 150-180 lira arasında fiyat veriyor. Bu durum da çiftçiyi mağdur ediyor.
Tokat
Gezimizin son durağı, Mevlânâ’nın gidilmesini tavsiye ettiği ve Danişmentlilere merkezlik yapmış olan Tokat’tı. Tokat Uluslararası Anadolu İmam Hatip Lisesine davetliydik. Okul, Tokat’ın üniversite yönündeki çıkışında, ana yola bir-iki kilometre mesafede yer alıyor. Adeta yeşillikler içinde bir cennet. Camisi, spor tesisleri, derslikleri ve atölyeleriyle ziyaret ettiğimiz okullar arasında en beğendiklerimizden biriydi. Okul, İHH ile bir protokol imzalamış. Bu iş birliğinin önemli faydaları görülmüş. Ziyaretimiz sırasında İHH montörleriyle de tanıştık.
“Marifet iltifata tabidir.” denmiştir. Okulda gerçekten güzel bir ekip ruhu var. Bu ruh da başarıyı beraberinde getiriyor. Mezunlar güzel yerlere yerleşiyor; ayrıca mezunların takibi de yapılıyor. Doğrusu, bu çalışma başka okullara da örnek olmalı. Hem idareciler hem de öğretmenler uyum içinde çalışarak gençleri geleceğe güzel bir şekilde hazırlıyorlar. Kendilerini tebrik ediyoruz.
Tokat, gezimizin son durağıydı. Ardından Ankara’ya döndük. Günün sonunda, DİB Destek Hizmetleri Daire Başkanı olarak atanan öğrencimiz Sayın Mücahit Yıldız’a hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Böylece programımızı elhamdülillah tamamladık.
“Yollar boşaldı artık, yolcular buldu vaha; yolcular gitmese de yollar gider Allah’a.”
Gezimiz sırasında bize eşlik eden ve Samsun, Fatsa, Tokat’ta bizi karşılayan ve ağırlayan öğrencilerimize, dostlarımıza, yöneticilerimize, kardeşlerimize bu vesile ile teşekkür ediyoruz.
Selam ve dua ile…