Öncelikle yazımıza başlamadan önce Türkiye Cumhuriyeti’nin 102. kuruluş yılını canı gönülden kutlarım.
29 Ekim 2025 Çarşamba günü, bütün ülke genelinde büyük bir coşkuyla gerçekleştirilecek törenler, yürüyüşler ve etkinliklerle Cumhuriyet’in ilanı anılacak. Bu anlamlı günde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları bir kez daha minnet, hürmet ve saygıyla anıyor.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk;
“BENİM NAÇİZ VÜCUDUM ELBET BİR GÜN TOPRAK OLCAKTIR, ANCAK TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR!”
**
Gelelim yazımıza hafta içinde genelde Cuma günleri genellikle başka mutlaka aradığım ve aynı zamanda arandığım dostlar, akrabalar var.
Konya’dan Bayram Küçüksönmez Ağabeyimde bunlardandır. Telefonla aradım telefonda da olsa hasret giderdik dertleştik. Bayram Ağabeyimi üzmüşler bazı amcalar. Bayram Ağabey doksanlı yıllarda MHP İl yöneticiliği yaptı. Bize şehrimize çok faydası dokundu.
Yeniler bizim ne emeğimizi ne de bugüne değin ne çektiğimizi bilmiyor olmaları üzücüdür..
Unutmasınlar ki, bizler hancıyız.
Elbette Bayram Ağabey ile ortak noktalarımız var. Her ne olursa olsun birbirimize saygıda ve sevgide kusur etmeyiz. Burada doğru olan sevgimizin Allah rızasına dayanmasıdır.
Dün beraber olduğumuz bugün başka başka cenahlarda gitmiş olan edebini üslubunu bozmamış arkadaşlarımızla da hala ilişkilerimizi devam etmekteyiz. Onlarla da görüşmekteyiz.
Bayram Ağabeyimin derdi başka ben, bugünler de geçer Bayram Ağabey dedim!
Elbette geçecektir. Ancak, geçerken geride kesinlikle acı tatlı bir şeyler bırakacaktır.
Rahmetli anam dua ederdi;
--- Geçmez günler verme yarabbi!
Çocukluk işte anlamıyorduk. Yahu her doğan gün geçiyor anam “Geçmez günler verme Ya Rabbi!” diye niye böyle diyor. Üstelik bir de dua ediyor. Derdik.
Sonra rahmetli ablam tıp fakültesinde yoğun bakımda iken bırak günü saatler, dakikaların geçmediğine şahit oldum.
Karşımda musibetin raksı,
Biran kalbin sıkışıverir.
Bir hal olur ağlamaksı,
Gelir sana takışıverir!
*
O anı geçmeyen saati, günü böylesi tarif etmiştim.
Hüsnühat yazanların kalemlerimden çıkan bir yazıyı hala unutamam;
“ BU DA GEÇER YAHU!”
Geçer de yukarda dediğim üzere bir iz mutlaka bırakır. Öyle değil mi?
Amcalar birilerinden aldıkları gaz ile fesatlık ile nankörlüğün iki yüzlüğün en alasını yapmaktadır.
Halbuki camide bulunmayanın imamı tenkit etmesi ne kadar aptalca ise bunların langırdamaları o kadar aptalcadır.
Türk Milleti kim ne derse desin vefalıdır.
Böylesi vefasızlara, nankörlere bakarak kendimizi hizmetten alıkoymayalım.
Çin atasözü vardır;
“Duvar yapıldıktan sonra duvarcı unutulur!”
Nankörlük bir nevi düzenbazlıktır. Yapılan eserlere, hizmetlere saygı göstermeme durumudur.
Başka? Kendini bilmezlerin kendilerini düşürdükleri gülünç durumun adı da nankörlüktür.
Nankörlük gururun, kibirin, inkârın ele avuca sığmayan aşüfte kızıdır.
Nankörlük, kusurların en büyüğüdür ve eğer insanlar unutkan olmasalardı, hiçbir zaman nankör olmazdı.
Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen kimsedir. Oscar Wilde.
Toprak, nankör bir adamdan daha kötü bir şey yetiştiremez.
En çirkin, en eski ve en çok bilinen nankörlük, çocukların ailelerine karşı gösterdikleri nankörlüktür. (Vauvenargues)
Yazmaya devam etsem bu sütun yetmez.
Cenabı Allah;
“ Ben insanlara, vefayı ihsan buyurdum!” Diyorsa.
Yorumu olur mu?
Olmaz!
Öyle ise bunlarda geçer Bayram Ağabey!
Adamın insanlık kumaşını güve yemiş. Neresine dokunsan tel tel dökülüyor.
Dahası kaş yapacağım derken göz çıkarıyor.
Oymak beyi, izci adaylarını karşısına toplamış, onlara izciliğin ilkelerini anlatmaya çalışıyordu
Bakın çocuklar, dedi. Bir izci, her gün, hiç olmazsa bir kez birine yardımcı olmalıdır. Hastalara. Yaşlılara. Muhtaçlara. Her sabah okula geldiğiniz zaman size bir gün önce nasıl bir iyilik yaptığınızı soracağım. Tamam mı?
Ertesi sabah Oymak beyi çocukları toplayıp sordu:
--- Söyleyin bakalım. Dün ne gibi bir iyilik yaptınız?
Bütün çocuklar, hep bir ağızdan:
--- Yaşlı bir kadının karşıdan karşıya geçmesine yardım ettik efendim.
Adamcağız şaşırdı:
---Hepiniz mi?
--- Evet, efendim, hepimiz birden.
--- Neden?
Çocuklardan biri cevap verdi:
--- Kadın karşıdan karşıya geçmek istemiyordu, ondan efendim!