Hakikat gizlenmese, basiret ile görme arasında ne fark kalırdı ki! Basiret olmasa, hakikat apaçık görülebilir miydi! Sis perdelerinin önündeki gölge oyununu, gerisindeki hakikatiyle birlikte gösteren Kur'anın kılavuzluğu, sarık, titr ya da çağdaş donanım gerektirmeyen bir hasbîliği yeterli görür (Hüden lil muttakıyn). Böylece gerçeklik, adl ile yerli yerinde dururken, gerçeklik algısı, en ümmîsinden en donanımlısına kadar, boşaltıldığı kabın hâline göre şekil alır. Çoğu defa bütün ön yargılardan arınmış, ümmilikle sıfatlanan bir kap, malumatfuruş bir kaptan daha saf bir öz ile dolar. Dolarkenki akis, kabın kendisidir âdetâ. Şeffaf bir kaptaki berrak, saf su gibi. Eşya önünde olsa da, arkasında olsa da aynı görünür. Hakikati kat kat perdeleyen bir kabın önünde veya arkasında olmakla farklıdır o basiret.
Yıkıntı perdesinin arkasında, yıkanların kendi yıkıntıları görünür olur. Yerle bir olmuş benliklerinin ve düzenlerinin enkâzını tamir etmek için beyhûde çırpınışları seyredilir. Elektriği, suyu kesilmiş, harâbe şehirlerin perdesinden, canı kesilmiş bir devrin kapanışını izlersin tarihi bir kayıttan. Toprağa düşürülen her çocuğun, kanlı ellerin gelecek planlarını yerin yedi kat dibine gömdüğünü görürsün. Evinin yıkıntılarını, bütün dünyadan ümidini kesmiş, tırnakları sökülerek eşeleyen; yavrusunun eline dokunurken ürperen babanın içinin titreyişinde, bu baba karşısında her emektar Birleşmiş, bir el olmuş zalimin korkudan yaprak gibi titreyişini, Cehennemdeki sonu gelmeyen mey'us çığlığını duyarsın. Tüm küfür ve nifak perdelerinin arkasında mitolojik bir iyilik ve kötülük vardır. Grilik bulamazsın. Bir göğüste iki kalp yaratmamış olanın net, yalın, anlaşılır hakkı ve siyreti şahit olanın istikameti hakkı için, stratejik iki delik arasını mamur etmenin derdindeki, konjonktüre göre poli-tik tarla farelerinin gün ışığındaki harabenin kıymetini taktir etmesini beklemeden döner bakarsın Kur'an'a, tekrar tekrar sağlarsın:
"Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz, seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım kafirlerin hali ne olacak!
Allah'ı inkar, Peygamber'e isyan edenler, o kıyamet günü yerle bir olmayı isterler. Allah'tan hiç bir sözü gizleyemezler."
(Nisa, 41-42)