Bazı zatı şahaneler Çumra’da iki gün damdan bakıp duman görmeyle kendilerini ombudsman (kamu denetçisi), akil adam daha ötesinde aksakallı ilan eden bir ekip olduğunu görüyoruz.

Ömürleri sadece kendi menfaattarından başka bir düşünmeyen bu zatı şahaneleri kendilerini akıl hocası ilan etmesi veya memlekette olmazsa olmaz olarak görenleri çok iyi tanıyor muyuz?

Elbette çok iyi tanıyoruz ki, hayrına hiçbir zaman beşik sallamamış fakrü zaruret içinde bir kişinin yarasına merhem olmamış olanların kendilerini böylesi bir makama oturtmaları enteresandır.

Bizim sizi tanıdığımız kadarı ile önceliğiniz önce ben sonra ben sonra yine ben düşüncesinin dışına çıkamadığınız malumdur. Ana baba, kardeş bacı dahası vatandaşlar yani birlikte yaşadığımız toplumun bireyleri hülasa sizden başkaları sizi hiç mi hiç ilgilendirmediğine şahidiz. Böyle olduğu halde kendinizce bambaşka hallere bürünüp küllük müftülüğü yapmanızla da gülünç duruma düşüyorsunuz.

Elbette Aksakallılar ve bizden önce yaşamış akça kocalarımız Türk Milleti için çok önem arz eder ki, baş taçlarımızdır. Ki, tarihi süreç içinde aksakallıların akça kocaların rolleri büyüktür.

Ki, Aksakallılar ya da Aksaçlılar, İhtiyarlar heyeti gibi isimlerle meşhur olan teşkilatın tarihteki önemi oldukça büyüktür. Tarihte kurulmuş olan Türk devletleri zora düştüğü dönemlerde veya yıkılmak üzereyken daima bir çıkış yolu aramış ve bu yolları Aksakallıların liderleri göstermiştir.

Selçuklu ve Osmanlı devletleri döneminde varlığını sürdüren bu yapılanmanın günümüzde de varlığını sürdürdüğüne dair söylentiler vardır. Ayrıca Kurt başlı sancak dünyanın en eski istihbarat ve haber alma teşkilatı olduğu düşünülen ‘Aksakallılar’ için bir gelenek ve simge halini almıştır.

Günümüzde 1990 sonrasında Rusya’dan ayrılan Azerbaycan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan gibi Türk Devletleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile bir araya gelerek önce Türk Devletler Teşkilatı kurulmuş sonrasında da Aksakalılar Konseyi kurulmuş olduğunu görüyoruz.

**

Ben buradan kendilerine böylesi sıfata büründürenler ne alakası var diyerek bana başka yapıyı çağrıştırıyor. Rahmetli Karadede bana;

--- Oğlum akbabanın boynu leşin olduğu yöne doğru kendiliğinden eğilirmiş. Derdi. Bu zatı şahanelerinin boynu da menfaattarının olduğu yere akbaba boynu gibi eğilmiyor mu?

Evet, dolayısıyla bunlar bana akbabaları çağrıştırıyor. Akbabaların birçoğunun besin seçebilme alışkanlığının olmamasından dolayı genelde çöp, leş ve ara sıra canlı hayvanlar gibi buldukları yiyecekleri yemektedirler. Sadece bazı çeşitleri kaplumbağa ya da kuzu gibi savunmasız olan hayvanlara saldırmaktadır. Türkiye içerisinde hala dört tane farklı tür akbaba kuşları yaşamaktaymış.

**

Buradan nereye mi geleceğiz?

Kendilerini ombudsman (kamu denetçisi), akil adam daha ötesinde aksakallı ilan edenler söyledikleri sıfatların içini dolduruyorlar mı? Sorusuna olumlu cevap verebiliyor muyuz?

Olumlu cevap verilmiyorsa niye gırıt gırıt gırıdıyorlar?