Hiç rüya görür müsünüz bilemem, ama bana sorarsanız ben pek görmem. Yalnız rüyaların hakikâtına, şeytanî ve rahmanî olmak üzere çeşitleri olduğuna inanırım.

İnsanlık tarihinde güzel olan, ibret alınacak, dersler çıkarılacak olan rüyaların varlığını can ü gönülden kabul ederim. Hatta peygamberlere ve peygamberimize gelen vahiy yollarından birinin de sadık rüya oiduğuna kalbimle inanırım.

Kur'an'da kıssaların en güzeli olarak adlandırılan Yusuf Peygamber kıssasında, kıssanın yer aldığı Yusuf Suresi'nde geçen rüyalar, rüyalarda görülen hadiseler ve onlara yapılan yorumlar, rüyayı görenlerin yaşadıkları, başlarına gelen olaylar, gerçekten çok ilginçtir.

Yusuf Peygamber'in çocuk yaşta gördüğü rüya, kendisine onbir yıldız, ay ve güneşin secde etmesi, zindan arkadaşlarının gördüğü rüya, Mısır Kralı'nın gördüğü rüya, bu rüyalara gerek Yakup Peygamber'in gerekse Yusuf Peygamber'in yaptığı yorumların aynen gerçekleşmesi çok manidardır. En iyisi Yusuf Suresi'ni ve mealini hatta tefsirini baştan sona okumaktır.

Müslümanların, özellikle gençliğimizin Yusuf  Peygamber'den alacağı örnekler çoktur.

O, bir iffet, ahlâk, hayâ, feraset, akıl, sabır timsâlidir. Nefsine, heva ve hevesine uymayıp zindana düşmeye razı olduğu için, Allah O'nu Mısır'a Sultan yapmıştır.

Tarihimizde dilden dile söylenen, destanlaşan çok güzel rüyalar hep var olmuştur.

“Korkulu rüya görmektense uyanık durmak evlâdır” sözü de “rüyaları gerçekleştirmenin yolu uyanmaktan geçer” sözü de güzel sözlerden, atasözlerinden sayılır.

Bütün bunları yazmama sebep, çok sevdiğim Mahir Yusuf kardeşimin bana email yoluyla gönderdiği yazısında anlattığı rüyası oldu.

Mahir kardeşim, kalemini mahirce kullanan çok sevdiğim bir yazar. O da Türkiye'de yaşanan bunca olaylardan sonra ilginç bir rüya görmüş ve yazıya dökmüş. Bilinçaltına bu kadar olayı atarsan sonuç böyle olur işte.

Ben de O'nun affına ve iznine sığınarak, O'nun bana gönderdiği rüyayı sizlerle paylaşıyorum. Hiçbir kötü niyetim yok. O'nun gördüklerini pek çok insan yaşıyor zaten, İşte Yusuf'umun mahirâne rüyası. Yorumlamak size düşüyor.

“Geçenlerde Allah hayırlara getirsin yine bir rüya gördüm. Kıyamet kopmuş. Herkes kendi başının derdine düşmüş sorgulama sırasını bekliyor. Mahkemede F. Bey'in ismi okununca merak ettim şunun sorgulamasına ben de şahit olayım diye baştan sona can kulağıyla dinlemeye başladım.

 Sorgu meleği ilk olarak Nurculuk hareketini; kendisinin kirli emelleri uğruna nasıl bölmesiyle başladılar. Bu bölümler benim ilgi alanım dışında olunca onları unuttum.

Ama rüyadan hatırladıklarımın bir bölümü,   bayağı enteresan. Onları sizlerle de paylaşmak istedim. Birinci konu PAK partiyi nasıl ele geçirdiniz? Cevap; “Ben böyle bir şey yapmadım.” Melek; “sen onu ancak dünyada insanları aldatmakta kullanırdın, konuşun bakalım diller, eller ayaklar” deyince dil çözüldü! “ Bütün cemaat ve tarikatları tu kaka yaptım, İdareciler atayacak kadrolarda sıkıntı çekince, bizim çocuklar da hepsi okumuş çocuklar; önce ana arterleri sonra alt yapıyı ele geçirdim.

Hatta Kubbeli Hoca gibi bazı direnenlere de iftiralarla sindirme yoluna gittim. Melek “Ha şöyle bizi zorlama” deyip ikinci soruya geçti.

 

Soru iki. Bu Ülke'ye sığınan Çeçen komutanların adreslerini verip şehâdetlerine, siz mi sebep oldunuz?  Cevap, “Biliyorsunuz biz dünyada silahlı, “kökten dinciler” hareketine karşı idik. Filistin'de Çeçenistan'da hatta Bosna Hersek'de hep Hıristiyan ve Yahudi cemaatleri ile beraber hareket ettik. Çeçen komutanların infazlarını biz yapmadık ama Rus ajanlarına adreslerini verdik. Hatta Mavi Marmara diye bilinen olayda da Yahudi dostlarımızın yanında yer aldık.”  Sorgu Meleği “Aferin doğru söyledin” deyip üçüncü soruya geçti.

 Soru üç. “Sen hangi Peygamberin ümmeti idin? Biz anlamada güçlük çektik. Bir de senden dinleyelim” Cevap, Kur'an'da  “Biz peygamberler arasında ayırım yapmayız” ayeti gereği ben bazen Hz. Musa'yı peygamber olarak aldım, bazen Hz. İsa'yı peygamber olarak tanıdım ve onların arkasından gittiklerini söyleyenlerle beraber oldum. Cemaatim Müslüman olunca da mecburen Hz. Muhammed (SAV) 'i ağzımdan bırakmazdım. Hatta SATEV dizilerinde diğer peygamberleri lüks arabalara bindirirken Hz. Muhammet (SAV) 'i kamyonete bindirmiştim. Yani son peygamberi de unutmadım. Şimdi beni hangisi kabul ederse onun ümmetindenim.” Melekler dördüncü soruya geçtiler.

 

 Soru dört.“Her yıl papayla mutat olarak görüşürken, Hahamlarla beraber olurken hatta kendini Allah (CC) yerine koyup papazları da cennete koyarken İslam ulemasıyla hiç görüşmezdin. Sen Allah Resulü'nün (SAV) “Kişi sevdiği ile beraberdir” hadisini hiç görmedin mi? Seni şimdi sevdiğin papalarla hahamlarla birlikte yargılasak seni kim kurtaracak? Artı şu kadar şakirtlerinin günahını da senin yüklenmen gerekmez mi? Onların ellerinden Allahın (CC) kitabını alıp, dua kitabını vermekle amacın neydi? Anlat bakalım sorusuna da “ Kur'an da bence tehlikeli olan ayetler vardı. Mesela “Müslümanları bırakıp Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin” gibi! Mesela “ Biz insana ana ve babasını vasiyet ettik” ayetleri gibi! Bunları şakirtler görürse gençleri anasını babasını bırakıp dünyanın çeşitli yerlerine gönderemezdim. Diğeri daha tehlikeli idi. O ayeti gören şakirtlerime kendimi nasıl anlatabilirdim. Allah Müslümanlarla beraber ol,Yahudi ve Hıristiyanları bırak diyor. Ben ABD de Hıristiyanlarla beraberim. Bir Yahudi çocuğu öldüğü zaman sabaha kadar uyuyamıyorum, diyorum! Bunun için şakirtlerin elinden Kur'an'ı alıp yalnız dua kitapları verdim. Allah'a duayı unutmasınlar diye! Dua Hıristiyanlık ve Yahudilik'te de olunca dostlarımızın gazabını da üzerimizden savuşturdum”

 Sorular devam edip gidiyordu. Birden, başka bir komisyonun da beni çağırabileceğini hatırlayıp oradan ayrıldım. Rüya bu ya, baktım ki sorgulamacılar isim sırasına göre çağırıyorlar. Sıra “K” harfine kadar gelmiş. Kan ter içinde uyandım. Sol tarafıma üç kere tükürdükten sonra; dünyaya yeniden döndüm. Görülen o ki; F Bey'in ahiret sorgusu dünyadan çetin geçecek gibi”

 Rüya böyle bitiyor. Ben bu rüyadan pek bir şey anlamadım. Olaylar, rüya da olsa nerede geçiyor bilemedim. Patagonya mı neresi çıkartamadım? F. Bey'i tanıyamadım. Bugün hangi Taraf'ta, Zaman'ını nasıl geçirir,  ne yer, ne içer, nerde yaşar, ne giyer, ceketi var mı, varsa kaç tane, bir mi iki mi bilemedim? Siz biliyor musunuz?

                                                      GÜNÜN SÖZÜ

ZAFERİN YÜZLERCE BABASI VAR AMA, YENİLGİ ÖKSÜZDÜR.

                                                                                                             Kennedy

 

 

 KAMİL BİRCAN,   [email protected]