YEREL SEÇİMLER

Ülkemiz 30 Mart Yerel Seçimlerine doğru hızla ilerlerken, havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte meydanlar da yavaş yavaş kaynamaya başladı. Cadde ve sokakların önemli yerlerine, kavşaklara, ağaçlara ve duvarlara parti bayrakları, aday resimleri ve seçilmiş sloganların bulunduğu afişlerle donandı.

Bu yarışta AKP önde gözüküyor. Hem de açık ara önde. Sosyal medyada, gazete ve Televizyon kanallarındaki reklam kuşaklarında ilginç reklamlar oy kullanacak vatandaşların ilgisini çekmeye devam ediyor.

Yerel seçimlerin yerel seçim olmaktan çıkıp, Lider ve Parti seçimine dönüşmesi, liderler arasındaki düşük seviyeli tartışmalar, ağız dalaşları Belediye Başkanı olmak için aday olanları adeta gölgede bırakıyor.

Artık kimse adaya, adayın ehil olup olmadığına, işini başarıp başaramayacağına da bakmıyor. İçinden geçirdiği, sevdiği lider ve partisinin kazanmasını istiyor. Bunu da hayati bir mesele, bir bağımsızlık mücadelesi olarak görüyor.

Türkiye'nin gündemine oturtulan, oturtulmak istenen rüşvet ve hırsızlık iddiaları, dinleme skandalları, montaj ve dublaj olduğu iddia edilen kasetler, yalanlar dolanlar ve iftiralar halkı iyice bıktırdı, hayatından bezdirdi. Vatandaşın kafası iyice karışık bir hal aldı.

İş medya savaşlarına dönüştü, cepheler oluştu. Yandaş, oynaş, kandaş ve illa savaş diyen, geçmişini karalayan, silip atan, dostlarını satan, çamura battıkça batan medyatörleri, yeni yetme kalemşörler türedi. Saf değiştirenler, gazetesinden kovulanlar oldu. Bunların derdi tirajdı, reytingdi, paraydı.

Bunlara göre insanımız göbeğini kaşıyan adamdı. Bizim insanımız, bir şeyden anlamazdı, aldatılması kolaydı.

İşin içine siyasi partilerin yanına bir de Fethullah Hoca cemaati ve onun ekibi, medyasıyla gazetesiyle, televizyon kanallarıyla, abi ve ablalarıyla, imam ve şakirtleriyle karışınca ortalık toz duman oldu.

İnsanımız kime inanacağını şaşırdı. Bir yanda büyük bir mâlikânde tek kişilik bir odada tek ceketiyle mütevazi bir inziva hayatı(!) geçiren Fethullah Hoca, diğer tarafta dünyanın zenginlikte sekizinci(!) sırasına yükseldiği söylenen Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan. Bir yanda Konya, diğer yanda Pensilvanya!

At izi it izine karıştı. Bir yanda MİT diğer yanda İT, pardon CİA, bir yanda MOSSAD diğer yanda KGB birbirine girdi. İsrail zaten devreden hiç çıkmadı, mikser görevini hiç bırakmadı. Karıştırıp duruyor.

Böylesine karışık bir ortamda önemli, gerçekten çok önemli bir yerel seçim dönemi yaşıyoruz. Ama kimse adayları tanımıyor, bilmiyor. Sanki tanımak da istemiyor. Belki de çok önemli değil, yeter ki partim ve liderim kazansın istiyor.

“Adayımızı tanımıyorum ama oyumu Liderime ve partime vereceğim” diyor, “adayımı sevmiyorum ama şu olayları görünce oyumu liderime ve partime vereceğim” diye konuşuyor, insanların çoğu.

Her şeye rağmen,  garip bir yerel seçim yaşayacak gibiyiz. Kimse kaset maset kafaya takmıyor, kimse dinlemelere kulak asmıyor, kimse artık yaş tahtaya basmıyor. Liderleri güçlü olan adaylar şanslı, ama liderleri zayıf olan adaylar ehil de olsa iyi de olsa seçilme şansları az gibi gözüküyor.

Görelim bakalım neler olacak?

 

                                            HEM NALINA HEM MIHINA

MHP'NİN HATALI SLOGANLARI

MHP, bilboard ve gazetelere verdiği reklamlarda ARTIK YETER sloganını ön plana çıkarmış. Bu ilan ve reklamlar AKP'nin reklamlarıyla yan yana gelince sanki biraz yanlış anlaşılıyor ve insanlar bıyık altından gülüyorlar:

AKP: İstanbul'a 3. Köprü

MHP: Artık Yeter!

AKP: 15 dev Şehir Hastanesi

MHP: Artık Yeter!

AKP: Her yere Hızlı Tren

MHP: Artık Yeter!

AKP: İstanbul'a 3. Havalimanı

MHP: Artık Yeter!

Örnekleri çoğaltabiliriz, ama biz de Bahçeli ve Partisi kazanamazsa “ Artık Yeter!” diyoruz.

YAKIŞTIRAMADIM

Fethullah Hoca, Zaman Gazetesi'ne verdiği danışıklı, dumanlı uzun mülakâtında, AKP'yi ve Başbakan'ı eleştirmeye ve bombalamaya devam ediyor. “YAKIŞTIRAMADIM” diyor.

 Gazete her yerde bedava dağıtılıyor,Taraf gazetesi de yanında hediye.Yine de insanımız ilgi göstermiyor, para verip almıyor.

Hocaefendi İsrail'i eleştirmiyor. Sisi'ye  Esed'e ses çıkarmıyor. Obama'yla ilgili yorum yapmıyor. Putin Kırım'ı ilhâk etti tık yok. Ortadoğu kan gölü, kadınlar, çocuklar hatta hayvanlar varil bombalarıyla öldürülüyor, en ufak bir tepki yok.

Ama hocamız maşallah her konuda konuşuyor.

Ben de bunu YAKIŞTIRAMADIM.

                                                             GÜNÜN SÖZÜ

TIP, NE KADAR İLERLERSE İLERLESİN AR DAMARINDAKİ ÇATLAĞI TEDAVİ EDEMEZ.