Anadolu'da bir söz vardır. " Türkün akcakocasına çocuk avuttururlar, gavurun kocamışına domuz güttürürler." Cenabı Allah'a hamdolsun biz Türküz dolayısıyla çocuklarımızın çocuklarını yani torunları avutuyoruz. Babalarına annelerine göstermediğimiz ilgiyi alakayı hatta sevgiyi torunlara gösteriyoruz. Bir şekilde bedel ödüyoruz öyle değil mi?
İnanır mısınız kapıdan girdiklerinde Devlet girmiş gibi oluyor.
Dedem dedem diyerek sarılmalarıyla bütün derdimi tasamı unutturuyorlar.
Muhakkak bu sarılmalar kucaklama sohbetleri samimiyet içtenlik var.
Ne riya yani iki yüzlülük ne de dünya menfaati söz konusu değildir.
Demek ki ilişkilerimizde böylesi güzelliklere özlem duyuyoruz değil mi?
Evet, ne kadar özlemişiz böylesi içten sarılmaları konuşmaları türüm türüm tütüyorlar. İnanın rahatlıyorsunuz. Ağrı sızı kalmıyor hastanede Doktor İsmail Beye anlattığımda doktor bana;
--- Ahmet Bey buda bir nevi terapidir. Torun Terapisi sen bu terapiye devam et. Dedi gülüştük.
Cuma günleri vesilesi ile dünden bugüne beraber olduğumuz iş icabı çeşitli şehirlerde olan dostlarla gönüldaşlarla konuşurken Torun Terapisini onlara da tavsiye ediyorum.
Bambaşka güzelliktir. Kalbinde kötülük taşımayan sabileri sevmek koklamak şifadır.
Ne demişti bizden önce yaşamış Akçakocalarımız;
"KALBİ TEMİZ OLANINDAN, KELAMI ŞİFA OLUR."
Hayatımızın kalitesini iki şey belirler; okuduğunuz kitaplar ve görüştüğünüz kişiler. (Marshall Mcluhan)
Buraya kadar tamam mı?
Nerde kaldı o anlar(çağlar) ki,
Analar kurt doğururdu,
Hilkat insan çamurunu,
Destanlar yoğurdu. (Arif Nihat Asya)
Eeee dahası var mı?
Var elbette;
"Gidecek hiç bir yeri yokken sana sığınan değil, gidecek çok yeri olmasına rağmen senin yanında kalandır. Değerli olan. O değerin kıymetini bilin derim.
Bu hafta da yazımız böyle şekillendi.
Ve gün gelir,
Başladığı yere döner insan, ucuz sattığı hayatı pahalıya aldığı tecrübelerle!...
Yazımı bitirirken;
Niye sevdin demeyin, sevgi Cenabı Allah tarafından verilen büyük nimettir. Kiminin elinde heba, kiminin elinde VEFA olur.
Ahde vefalı olanlara selam olsun.