Tarım; bitkisel ve hayvansal üretim yapma, doğal kaynaklarımızı muhafaza, geliştirme ve etkili kullanma; sağlıklı nesiller yetiştirme, istihdam yaratma ve ihracat gelirlerini artırmada potansiyeli olan önemli ve stratejik bir sektördür. Bu sektörün mevcut şartlarda daha fazla üretim yapma imkânı varken bazı yanlış uygulamalar nedeniyle hem üretim kaybı hem de üretim yapılan alanlara ve çevreye zarar verilmektedir. Verilen bu zararlar ülkede daha az üretime ve daha fazla tarım ürünleri ithalatına neden olmaktadır. Bu durum sağlık giderlerimizi ve dışa bağımlılığı artırmakta ve dolasıyla döviz giderlerimiz artmaktadır.

Ülkemizin farklı coğrafyalarında iklim ve toprak yapısı çok sayıda çeşitli tarım ürünlerini daha fazla miktarda ve kaliteli olarak üretmeye uygundur. Ancak yetiştirme süresince kullanılan girdi temin güçlüğü ve uygulanan tekniklerdeki eksiklikler hem verim kaybına hem de kalite düşüklüğüne neden olmaktadır. Bu durum üretilenin tam kullanılamaması nedeniyle israfa neden olmaktadır.

Uygulanan bazı yanlış tarımsal üretim politikaları veya üreticinin memnun kalmaması ve artan dış ürün alımları da üretimden kaçışı hızlandırmaktadır.

Ülkemizde çok farklı kamu ve sivil toplum kuruluşlarına dağıtılmış olan tarımla ilgili hizmetler tek elde “Tarım Bakanlığı” bünyesinde toplanmalıdır. Üretim öncesi, üretim süreci ve sonrasında önemli bazı kontroller Tarım Bakanlığı tarafından yapılmalıdır. Tarımda çok başlılık giderilmelidir. Kaynakların kullanımında kurumlar arası ilişkiler güçlendirilmeli ve bir koordinasyonla çalışma alanları birbirini bütünleştirmelidir.

İşletmelerde ki arazi parça sayısı azaltılmalı ve bunu sağlamak için toplulaştırma hizmetleri hızlandırılmalıdır. Arazilerin devlet desteğiyle gönüllü birleştirilmesini sağlayacak “Arazi Ofisleri” kurulmalıdır. Yerleşim alanlarında kurulan arsa ofisleri benzeri uygulamalara tarım arazilerinde de gidilmelidir.

Tarıma yeni açılan alanlarda ve sulama projeleri uygulanan arazilerde belirli kullanım (münavebe gibi) zorunlulukları getirilmelidir.

Tarımsal üretimde yeterli eğitim hizmetlerinin verilebilmesi için kurumlar ve özel sektör yanında TV ve diğer yayın organlarına belirli bir süre tarım eğitimi yayınlama zorunluluğu getirilmelidir.

Ülkemizin coğrafik bölgelerine göre bilimsel olarak belirlenen üretim potansiyeline ulaşabilmesi için ülke genelinde değil bölge bazında üretim ve destekleme modeli geliştirilmelidir. Bazı mikro ekolojiler de yetişebilen bitkiler için özel desteklemeler verilmelidir.

Uygulanan bazı yanlış politikalar köyden şehirlere göçü hızlandırmış olup tarımla uğraşanların yaş ortalamaları yükselmiş ve kırsaldan göç hızlanmıştır. Bu göçü önlemek için bölgesel destekler uygulamaya konulmalıdır. Kırsaldan kentlere göçü önlemek için kırsala zirai destekler yanında sosyal destekler de verilmelidir.

Çiftçi; geleceğe ümitle bakar hale getirilmelidir. İşlenmeyen topraklar için köylerde kurulu veya kurulacak tarımsal kooperatiflere yetki verilerek işlenmelidir.

Tarımsal ürünlerin tarladaki satış fiyatı ile tüketiciye ulaştığı fiyatı arasındaki açıklık giderilmelidir. Tarladan- sofraya gelene kadar tarımsal ürünlerdeki büyük fiyat farkı hem üreticiyi hem de tüketiciyi memnun etmediğinden bu farklılığa bir çare bulunmalıdır.

Birçok meslekte olduğu gibi özellikle tarım belirli eğitimi almış belgeli kişiler tarafından yapılmalıdır. Belgeli tarıma geçiş belirlenecek belirli bir geçiş dönemi sonunda zorunlu hale getirilmelidir. Tarımsal üretime yapılacak yatırım ve desteklemeler de bu şart aranmalıdır.

Tarımsal eğitim alanların daha iyi yetişmeleri için eğitim döneminde devlet ve özel zirai kuruluşlar daha fazla staj imkânı sağlamalıdır. Ayrıca devlet, özel zirai kuruluşlar ve meslek oda ve birlikleri öğrencilere eğitim döneminde burs vermelidirler.

Sürdürülebilir üretimin gerçekleştirilmesi için doğal kaynaklar korunup geliştirilmelidir. Bitkisel üretimde bölgelere göre uygun yetiştirme tekniklerinin yaygınlaştırılması amacıyla yeni bitki çeşitleri de dikkate alınarak uygun ürün deseni desteklemelerde zorunlu uygulanmalıdır. Teknolojik yeni ekipmanların kullanılmasını yaygınlaştırmak için üreticiye ucuz zirai kredi verilmeli ve zirai kooperatifler kanalıyla ortak kullanım teşvik edilmelidir.

Üretici ve tüketicilerin korunması için kontrollü ve güçlü teşvik yanında, satış ve pazarlama gibi konularda ihtiyaç olan yasal düzenlemeler uygulamaya konulmalıdır.

Sürdürülebilir bitkisel üretim için toprak, su kaynakları ve çevre korunmalıdır. Bölgelere göre ihtiyaç duyulan su, özellikle Konya Ovasına dış havzaların ekolojisini bozmadan su temin edilmelidir.

Ovaya su temini ile bölgenin üretim potansiyelin üst seviyede tutulmalı ve ülkemizin tarım ürünleri ithalatı en aza indirilmelidir.