Konya Ovası susuzluğa mahkûm edilmemeli. Perşembe günü Ankara’da su ile ilgili bir toplantıya konu uzmanları ve Çumra Belediye başkanımız Sayın Recep Candan beyle birlikte katıldık. Burada bir proje sonuçları ile bilgiler sunuldu. Projenin adı: Kırılgan Çevreler Projesi, uygulandığı yer Çumra’nın bazı köyleri. Projenin genel adı yanında diğer adı: Konya Ovasında Su Krizi, geçmişi, Bugünü ve Geleceği” idi.
Projeyi bir İngiliz Profesör sundu. Proje ekibi güçlü bir ekip İngiltere’den Newcastle Üniversitesi, Durham üniversitesi, Northumbria Üniversitesi, Türkiye’den Burdur Mehmet Akif Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi hocaları bulunmaktadır. Birleşik Krallık finansörlüğünde yapılan bu projenin Konya ayağı olması beklense de bu tip projelerde pek yer verilmemekte olduğunu da belirtmek gerekir. 1993-ve 2011 yılları arasında kazı yapan Arkeoloğların, coğrafya, şehir planlayıcısı, inşaatçı ve Arkeohydroloji bilim hocalarının yapmış oldukları tespit ve sonuçlara göre Çumra ve dolayısıyla Konya Ovasında suyun geçmiş dönemde yönetimi, mevcut durumu ve gelecekte ne olacağı ile ilgili önemli tespitler ortaya konulmuştur. Konu Konya ve Çumra olunca toplantıda DSİ eski Çumra Müdürümüz Ali Altuntaş, şu andaki müdürümüz Bülent bey, Konya’dan ilgili müdür (Dr. Cihan Uzun ve teknik elemanları, Ankara’dan Tarım ve Orman Bakanlığı ve DSİ’den üst düzey yetkililer de katılımcı olarak varlardı
Sunumu yapılan projenin amacı bölgenin geçmişten bu güne kadar geçmiş 500 yıllık dönemi bugüne kadar üç dilim halinde ekilen ürünler, kullanılan sulama teknikleri, su kullanımı ve yönetimi tarihsel bir analiz ile incelenerek gelecekteki iklim senaryolarında ortaya çıkabilecek su ihtiyaçları modellenerek tespitler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca insan kaynaklı yerel aktörler ve üreticilerin su kıtlığına karşı tutumları belirlenmiştir.
“Tarımın Beşiği” olan Çumra’da tarım Çatalhöyük’teki yaşantı ile başlamıştır. Ovada geçmişte su kullanımını anlamak gelecek için değişen ürün desenine göre öneride bulunulmaya çalışılan sunumlarda geçmişte suyu kullananlardan Mirabi adıyla vergi alındığı ve bu vergilerden elde edilen gelirlerin su yönetiminde çalışanlara verildiği belirtilmiştir.
Arkeolojik kazılarda oluşmuş toprak katmanlarında bulunan bitkisel kalıntılardan hangi bitkilerin ekildiği ve bölgede bulundukları belirleniştir.
Nüfus artışının su ve gıda kullanımında önemli artışlara neden olduğu ve dünya nüfusu artıkça suyun daha aranılır hale geleceği tespitler arasındadır.
İklim değişiklikleri ve fazla su kullanımı nedeniyle yer altı suları azaldığı, sulak alanların çoğunun kurumakta olduğu, biyolojik zenginliğin azaldığı, tarımda bilinçsiz ilaç gübre kullanımının toprak ve su kirliliğine sebep olduğu, bu nedenlerle Konya Ovasında çölleşme riskinin çok yüksek olduğu vurgulanmıştır.
Osmanlı döneminde Tahrir defterleri ve Kadı kayıtlarına dayanılarak üretilen ürünlerin daha çok tahıllar olduğu tespit edilmiştir. Su yönetiminin Devletin kontrolünde Vakıf arazilerinde Vakıflarım, mülk arazilerde grupların ve mal sahiplerinin sorumluluğunda olduğu Su Kanalları, Bentler ve Su Taksim yapılarını kullanarak su yönetimi ve dağıtımının yapıldığı belirtilmiştir.
O yıllarda Bitkisel üretimin %88 ve Hayvancılığın %11 oranında yapıldığı ve bitkisel üretimde de Tahılların (%92.5) en fazla ekilen bitkiler olduğu, %7 Bahçe ve %0.5 baklagillerin tarımı yapıldığı belirlenmiştir.
1896 yılında Konya’ya trenin gelmesi ile tahıllarda ve diğer bitkilerde ekim alanlarının ve üretiminin ve tarım ürünleri ticaretinde önemli artışlar görüldüğü birçok kayıtta belitilmektedir. 19. Yüzyılda ve sonrasında çok sayıda köyün veya yerleşim yerinin terkedilerek kaybolduğu bununda suya ve tarımsal üretime dayandığı söylenilmiştir.
Konya’da fazla ekimi yapılan Mısır ve Şeker Pancarının su tüketiminin fazla olduğu, bunun esas nedeninin getirisinin fazla olmasından kaynaklandığı 2004- 2020 yılları arasında Karatay, Karapınar’da mısır, Çumra’da şeker pancarı, Çerezlik kabak ve Ayçiçeği ekiminin atışının çok olduğu belirlenmiştir. Bu değişimin kazancın yüksek olması, sınırsız yayılmacılık isteği suyun daha derin kuyulardan alınması tetiklemektedir. Bu çok su kullanım sonucunda daha fazla su açığı oluşacak, obruk oluşacağı, çölleşme ve kuraklık riskinin artacağı belirtilmiştir.
Hotamış depolama sahasına kanalları tamamlandığı halde henüz su verilememiştir. Bu yıl Çarşamba çayından İçeri Çumra’ya su verilememiş olup bu kanaldan su alıp yüzeysel sulama yapanlar veya farklı kullananlar kanal suyundan faydalanamadıkları için hep yeraltı suyundan su alarak ürün yetiştirme zorunda kalmışlardır. Bütün bunlara riskin ayak sesleri olarak algılanmalı ve acilen tedbir alınmalıdır.
Projeye göre gelecek senaryoları için;
1. Arpa- buğday ekimine tamamen dönülürse bile su açığının tamamen kapanmayacağı, ancak su açığının %45 azalacağı,
2.Sulanan alanlar %50 azaltıldığı takdirde ise su açığının %92’ye düşeceği (şu anda fazla su kullanıldığı için düşme az) araştırmada ortaya konulmuştur.
u ve benzer tespitlere göre sulanan tarım alanlarının azaltılması mümkün görülmemektedir. Sunum yapanların, katılımcıların ve benim katkılarımla şu önlemler önerilmektedir.
Konya Ovasında yukarda belirtilen nedenlerle;
Su yönetimi yeniden ele alınarak kullanan bedelini ödemeli
Basınçlı sulama sistemleri yaygınlaştırılmalı teşvik edilmeli ve desteklenmeli,
Uygun olan yeraltı su kuyuları arazi ve ürün çeşitliliği dikkate alınarak birbirine bağlanılarak su kullanımı rantabl hale getirilmeli,
Tarla, mera ve diğer doğal kaynaklar doğru, tekniğine ve kanunlarına uygun kullanılmalı,
Münavebeli ekime geçilmeli, tarımda sürdürülebilirlik için su iyi yönetilmeli,
Hayvancılık projeleri, Organize hayvancılık bölgeleri su kaynakları dikkate alınarak su problemi olmayan yerlerde daha fazla desteklenmeli
Organize hayvancılık bölgeleri tahsisinde hayvanların yem bitkisi ihtiyacı dikkate alınarak yeterli alan tahsisi yapılalı
Koruyucu ve az toprak işlemeli tarıma geçilmeli,
Dış havzalarda ovaya getirilmeli,
Sulu tarıma alışkın üretici susuzluk, tuzluluk ve diğer problemlerle karşılaşmadan çözümler üretilmeli,
Fiyat ve desteleme politikaları gözden geçirilmeli,
Ürün deseni güncellenmeli ve destekleme buna göre yapılmalı,
Bölgesel Tarım Çalışma grupları oluşturulmalı ve su kullanımı da ele alınmalı
Tarımdan kaçışı önleyecek ülkesel ve bölgesel tedbirler alınmalı
Ekilmeyen araziler için araziye geçici el koyma gibi caydırıcı önlemler getirilmeli (ekilmeyen arazilerde yabancı ot ve istenilmeyen bitkilerin yayılması tarım alanlarında daha fazla zirai ilaç kullanımına ve çevresel kirliliğe sebep olmaktadır).
İlgili kurumlarca İklim değişikliği takibi ve alınacak tedbirlerle ilgili projelere ağırlık verilmelidir
Bu ve benzer tedbirler Konya Ovasında sulu tarımın devam ettirilmesi açısından bir zarurettir. Günümüzde elektrik, gaz ve petrol nakledilebildiğine göre Konya Ovasına su nakli de bir an önce yapılmalı ve su kullanımına alışkın üreticiler ülkenin ihtiyacı olan ürünleri üretmeye devam etmelidirler. Hani toplumda bir dua vardır “Allah kimseyi gördüğünden geri koymasın” diye Orta Anadolu çiftçisi, Konya ovası çiftçisi ve Çumra üreticisi sulu tarımı en iyi bilenlerdir. Bu bilgi birikimi susuz kalıp heba edilmemeli, ovaya su getirilmelidir.
Gıda üretiminin silah haline geldiği dünyamızda üretimin önemli olduğu dikkate alınarak gerekenin yapılması dileklerimle hoşça kalınız.