Bugün beslenme ile ilgili bir bilgiye ulaşmak yalnızca birkaç saniye sürüyor. Sosyal medyada gördüğünüz bir video, bir “öncesi–sonrası” fotoğrafı ya da iddialı ve dikkat çekici bir başlık… Sosyal medya, beslenme konusunda adeta sınırsız bir bilgi kaynağı gibi görünüyor. Ancak asıl sormanız gereken soru şu: Bu bilgiler ne kadar doğru ve güvenilir?
Bir diyetisyen olarak en sık karşılaştığım sorunlardan biri, bilimsel dayanağı olmayan önerilerin doğru sanılıp gerçek bilgiyle karıştırılması. “Bu besin yağ yakıyor”, “şunu içerseniz ödeminiz gider”, “Bu diyeti yap 1 haftada 5 kilo ver” gibi söylemler; kısa vadede pek çok kişiye umut verse de uzun vadede sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Çünkü beslenme, tek tip çözümlerle yönetilebilecek kadar basit bir alan değil. Sağlığınızı riske atmayın!
Bilimsel beslenme; bireyin yaşı, cinsiyeti, sağlık durumu, yaşam tarzı ve metabolik özellikleri dikkate alınarak planlanır. Planladığım her beslenme programını bu parametrelerin tümünü dikkate alarak oluşturuyorum. Oysa sosyal medyada paylaşılan içeriklerin büyük bir kısmı genellemelere dayanır. Üstelik bu içeriklerin önemli bir bölümü ne yazık ki herhangi bir beslenme eğitimi olmayan kişiler tarafından üretilmektedir. Burada önemli olan takipçi sayısı değil bilimsel yeterliliktir.
Bir diğer önemli sorun ise korku ve suçluluk dili. “Bu besini yiyorsan sağlıksızsın”, “şekeri bırakamıyorsan iradesizsin” gibi mesajlar; bireylerin yeme davranışlarıyla ilişkisini zedeleyebilir. Bu yaklaşım, özellikle yeme bozuklukları ve beden algısı sorunları açısından ciddi riskler taşır. Özellikle son dönemlerde sosyal medyanın bize dayattığı bir güzellik algısı var. Eminim ki bu güzellik algısı pek çoğunuzu kötü hissettiriyor.
Peki çözüm ne?
Öncelikle, her gördüğümüz bilgiyi uygulamak yerine sorgulamayı ve araştırmayı öğrenmeliyiz. Kaynağı belli olmayan, bilimsel referans içermeyen ve herkes için geçerli olduğu iddia edilen genel geçer önerilere dikkatli yaklaşmak önemli. Beslenme ile ilgili doğru bilgiye ulaşmanın en güvenli yolu alanında eğitim almış biz sağlık profesyonellerine danışmak ve takip etmektir.
Unutmayalım: Beslenme trendlerle değil, bilimle yönetilir. Sosyal medyada gördüğünüz her öneri size iyi gelmeyecek. Belki yağ yaktığı iddia edilen o karışım sizin sağlığınız için büyük riskler taşıyacak ve uzun dönemde karaciğer-böbrek rahatsızlıklarına sebep olacak. Ya da x kişinin 1 haftada 5 kg kaybettiği diyet listesini uygulamak belki de size vadettiği kilo kaybını sağlamayacak. Sonuç olarak gerçek beslenme bilgisi; sansasyonel başlıklarda değil, kişiye özgü değerlendirmelerde, bilimsel çalışmalarda ve mesleki etikle üretilmiş içeriklerde yer alır. Bu nedenle sosyal medyada gördüğünüz her öneriyi uygulamak yerine, bedeninizi dinlemeyi ve doğru uzmanla ilerlemeyi seçmek en sağlıklı yaklaşımdır. Çünkü iyi beslenme bir trend değil, ömür boyu süren bilinçli bir tercihtir.