Yerel seçimler sona erdi. Bazı yerlerde ufak tefek itirazlar olsa da seçimin galibi, iktidar partisi olan AK Parti oldu. Kabul edelim ya da etmeyelim, bazı ittifaklar ve telkinler yapılsa da sonuç değişmedi.
Benim de tanıdığım, Konya ya da Konya dışında bazı arkadaşlarım, girmiş oldukları seçim yarışı sonunda hem kazanmanın tadını hem de kaybetmenin derin acısını yaşamış oldular.
Okul arkadaşım ve meslektaşım İsmail Özcan, Güneysınır'da ilk defa seçilirken, Ankara Polatlı'da üst üste iki dönem Başkanlık yapan, Polatlı'ya çok da güzel hizmet eden Yakup Çelik Kardeşim, üçüncü kez seçilemedi ve görevi MHP'li Mürsel Kızılkaya'ya devretmek zorunda kaldı.
CHP'nin yarı kalesi sayılan Polatlı'da, CHP'liler MHP adayını destekleyince kendileri adeta silindiler ve emekli bir imamın oğlu, aynı zamanda öğretmenlikten gelen Mürsel Bey'i Başkanlık koltuğuna oturttular. Seçimin en ilginç sonuçlarından biri de, AK Parti'nin 17, MHP'nin 14 Meclis Üyesi alması oldu.
Merakla cevap bekleyen soru şu: MHP'li Başkan, Polatlı'da nasıl çalışacak?
Halk yapılan eserlere ve yatırımlara değil insani ilişkilere daha fazla önem verdiğini göstermiş oldu, gönül dilini anlayanlara ve yakalayanlara Gel bu makama biraz da sen otur demiş oldu.
Milletimiz gerçekten ilginç ve irfan sahibi. Bir şekilde kime ders vermek istiyorsa, dersini veriyor.
Hz. Ali(r.a.)'ye ait Düşene sevinme, zamanın sana ne sakladığı bilinmez sözüne yürekten katıldığımız için düşenlere kaybedenlere asla sevinmiyorum. Bunda da bir hayır vardır diye düşünüyorum.
Siyaset adamları elbette bu sonuçları enine boyuna değerlendirecek, çıkarılması gereken dersleri çıkaracaklardır.
Seçilemeyenler niçin seçilemediklerini, seçilenler de nasıl ve niçin seçildiklerini iyi analiz edecekler ve gerekli dersleri iyi çıkaracaklardır.
Seçilenlerin sorumlulukları daha da artacaktır. Verilen sözler tutulması gerektiği için belki daha çok çalışılacaktır.
Seçilenlerin yapacağı ilk iş, çalışacakları insanları yani çalışma ekibini, iyi belirlemeleridir. Ehil ve uzman olanları, çalışkan aynı zamanda sağlam karakterli olanları seçmeleridir. Dalkavuklara ve yağdanlıklara dikkat etmeleridir.
Şimdi çiçekler gelecek, hediyeler yağmur gibi yağacak, gelenler çalışma saatlerini gereksiz ziyaretlerle meşgul edecek, Başkanım, başkanım diyenden geçilmeyecek, bazıları verdiği oyun diyetini erkenden istemeye bile başlayacaktır.
Yapılacak ilk işlerden biri de Konya'nın artan trafik, ulaşım, park ve temizlik gibi sorunlarını ivedilikle ele almak ve kalıcı çözüm yollarını araştırıp devreye sokmaktır.
Bu sorunları, Fatma Toru'nun dışında bütün başkanlarımız zaten bilmektedirler. Fatma Toru da kısa zamanda görecektir.
Şimdi çalışma zamanıdır. Seçimleri kazanma sarhoşluğundan kurtulup hizmet etme zamanıdır. Hizmet Allah'ın kuluna tebessümüdür diyerek çalışma zamanıdır.
Rüşvet, iltimas gibi şaibelerden uzak, inançla, aşkla, şevkle ve coşkuyla çalışma zamanıdır.
HEM NALINA HEM MIHINA
KAYDI
Karaman Ayrancı'dan sevgili dostum Abdulkadir Uzunlu seçim sonuçlarıyla ilgili bir tesbit yapıp göndermiş:
CHP sağa kaydı,
MHP sola kaydı,
Fethullah Hoca ve Paralel Yapı ikisine kaydı,
AKP hepsine kaydı. (Not: Burada kayan şey oylardır, yanlış anlaşılmasın.)
GÜNÜN FIKRASI
Karadeniz'de köyün birinde bir çukur varmış. Pek çok kişi içine düşüp yaralanıyormuş. Köyün ileri gelenlerinden üç kişi toplanmış ve çözüm yolları aramaya başlamışlar. Birincisi demiş:
Çukurun yanında bir ambulans beklesin ve düşenler hemen hastaneye yetiştirilsin demiş. İkincisi,
Çukurun yanına bir hastane yapalım, düşenleri daha hızlı yetiştirmiş oluruz, vakit almasın deyince, Temel dayanamayıp söze karışmış:
Ula kafanız hiç çalışmıyor demiş. Bu çukuru kapatalım, gidelim ve hastanenin yanında yeni bir çukur açalım
SARIGÜL VE YAVAŞ
CHP, bütün kirli ittifaklara rağmen İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlıklarını kaybetti. Bütün itirazlara ve halkı sokağa dökmelerine rağmen, durum değişmedi. Sonunda halk,
Sarıgül'ü MOR Güle, Mansur Yavaş'ı da LAVAŞ'a benzetmiş oldu.
GÜNÜN SÖZÜ
HEM SİYASETTE, HEM YÖNETİMDE EN BÜYÜK FELAKET YARIM BİLGİLİ İNSANLARIN TAM YETKİLİ OLMASIDIR.
Laplace