Mâlumunuz gazetedeki Pazartesi Sohbetleri adlı sayfada, her hafta Konyalı ünlülerden birini ağırlıyoruz. Nadide Sultan, Levent Ülgen, Nuh Albayrak, Melihat Gülses gibi bu toprakların bağrından çıkmış, toplumda isim yapmış Konyalı isimleri bulup, onlarla röportaj yapıyoruz. Çok şükür, geride bir hayli isim bıraktık.
Fakat daha ulaşmak istediğimiz birçok Konyalı isim var. Allah'ın izni ve inayetiyle, yurdun çeşitli yerlerinde yaşayan, bir makam, mevki sahibi hemşerilerimizi bulup, siz değerli okurlarımızla buluşturmak gayreti içerisindeyiz.
Güngör Bayrak ismi, birçoğumuzun mâlumudur. İnanır mısınız, söz konusu zat ı muhtereme ulaşabilmek için, 3 ay çabaladım. Zira Güngör Bayrak, bir zamanların meşhur ismi, nam ı diğer Konyalı Şerife, o şaşaalı günlerinden sonra şimdi ne yapıyor, ne işle meşgul oluyor, nerede yaşıyor? Tam bir muammaydı.
Hani Anadolu'da yaygın bir tabir vardır ya, 'inanç, tekeden süt çıkartır.' Aynen öyle oldu. Azmettim, çabaladım, sonunda da kendisine ulaşabileceğim bir irtibat numarası bulup, hemen aradım. Sağolsun, Güngör hanım, memnuniyetini dile getirdi, röportaj talebime sıcak baktı.
İstanbul'a evine davet etti. Müsait bir gün için sözleştik. Akabinde o gün geldiğinde, açıkçası heyecan doluydum. Heyecanımın nedeni, 3 aylık bir çalışmamın semeresini görmüş olmamdı. Bir de Güngör hanım, hakikaten ilginç bir hayat hikâyesine sahip.
13 yaşındayken evlâtlık verildiğini öğreniyor, biyolojik ailesinin tekrar yanına dönüyor. Sonrasında toplumda Güngör Bayrak olarak isim yapıyor. Güngör Bayrak'ın yaşadığı o travmayı herhalde hiçbir çocuk yaşamak istemez. İşte bu nedenlerden ötürü heyecanlıydım.
Zatımı, iyi karşıladı. Misafirperverliği, hakikaten alüy ül âlâydı. Çok memnun kaldım. Sohbetimiz de keyifli geçti. Yalnız şunu da, siz değerli okurlarımızla paylaşmadan geçemeyeceğim.
Röportaj günü, Güngör hanımın evine varmadan önce, kendisi gazetemizi arıyor. 'Böyle böyle, sizin gazetenizden şu isimde biri gelecek. Benimle röportaj yapmaya. Doğru mu?' Tabi bunu bana, röportajın bitiminde söyleyince ister istemez tebessüm ettim. İlk defa röportaj yaptığım kişi, benim kimliğimi teyit ettiriyor. Güngör hanıma bu düşüncemi iletince, 'ben kimseye güvenmem' sözlerine muhatap oluyorum.
Hülasa, bir diğer Konyalı ismi sizlerle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyorum. Şunu da belirtmek isterim ki, gazetemizdeki tüm bu çalışmalar, bir ekip işi. En başta değerli büyüğüm, ağabeyim, patronum Mustafa Arslan olmak üzere, tüm çalışma arkadaşlarımın destekleriyle bu başarılara imza atıyoruz. Selam ile. . .