Yusuf Yanç’ın şiiri vardı;
“Karamanoğlu Mehmet Bey’i arıyorum,
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?”
Bir ferman yayınlamıştı;
Bu günden sonra, divanda, dergahta, bargahta, mecliste,
meydanda Türkçe ’den başka dil konuşulmaya’ diye,
Hatırlayanınız var mı?
Dolanın yurdun dört bir yanını,
Çarşıyı, pazarı, köyü, şehri,
Fermana uyanınız var mı?”
Ben de bu çağrışımla ÇUMRA’NIN SAHİBİNİ ARIYORUM! Demiştim ya, şimdide “Sahipsiz mi kaldın Çumra?” deme durumunda kaldık….
Çumra 1994 yılında başlayan bugünü değil yarınlarımızın elinden tutan asra hükmeden devasa projelerle koşar adım ilerleyerek 2020 yıllarına geldi.
Başta lokomotif olarak Çumra Şeker ile işe aşa başka deyişle istihdam yaratırken. Her evden köyden kasabadan hemşerilerimizim işine aşına vesile olmuştur.
Sonrasında aynı ekip misyon tarafından kurulan Organize Sanayi Bölgesi fabrika bacaları dumanı göğe yükselirken yüzlerce fabrika inşaatları yapılmaya devam ediyor.
Tren yolu paralelinde karayolları ağına girmiş gelişli çift yol arı kovanı gibi işliyor.
Hem yolcu hem de taşıma için elverişli tren yolu yapılırken elektrikli hızlı tren Çumra’mıza hizmet veriyor.
Dün bizler Tarımda, Tarıma dayalı Sanayide, Ticarette, Turizmde, Sporda, Eğitimde, kalkınmış hep önde olan Çumra hedefiyle 2020’lere gelinirken bugün bütün bu güzel gelişmeleri inkâr ve ihmal mi ediliyor sorusu soruluyor.
Onun içindir ki, yazıma “ÇUMRA’NIN SAHİBİNİ ARIYORUM” başlığını atmıştım.
Çumra Şehir stadyumunda futbol sahası 30 yıl önce Çumra Belediye Başkanı Recep Konuk, Çumra Kaymakamı Bülent Savur, Konya valimiz Atilla Vural, İl Gençlik Spor Müdürü Necati Yeğenoğlu, Çumra İlçe Spor Müdürü Mustafa Dündar’ın ortak gayretleriyle futbol sahası çimlendirilmiş o yıllara birçok şehrimizde bile bulunmayan Çumra Çim sahaya kavuşmuştu.
Şimdi hangi aklı evvellerin kararı ile su yokluğu ve diğer mazeretlerle çim saha kurutuluyor ve sentetik sahaya dönüştürüleceği söyleniyor. Acemi terzinin takım elbise için verilen kumaştan saat torbası dikmesine benziyor değil mi? Hilkat garibesi durumdan Onur duyabilirler…
Yalnız çim sahanın kurutulması gibi yılların emeği gayretleri ile yatırımlar devasa projeler bir bir ihmal edilerek adeta yok olmaya doğru gidiyor mu? Sorusunu soruyorlar.
İmdat imdat diye feryat figana cevap veren yok mu?
Bu feryatta ne siyasiler ne sivil toplum örgütleri yetkililer duymazdan görmezden geliyorlar.
Bir okuyucum bana yazmış sağlıkta büyük gelişmeler Allah razı olsun. Ancak, randevu ve doktor konusunda sıkıntı var. Diyor.
Başka okuyucu Çumra’dan Konya Yeni oto gar otobüsünü kaldırdılar ve otobüs eski garajdan dönüyor. Yeni otogara akşam inen Çumralı yolcu ne yapacak. Şeklinde soru soruyor ve yazmamı istiyorlar. Aynısını yazdım tamam mı?
Birilileri kendi keselerinin kaygısını düşünürken birileri de düğünlerde cenazelerde boy boy fotoğraf çektirerek göz boyuyorlar gibi geliyor.
Sahi Çumra’da Yüksekokulun konumu ne durumda? Niye yüksekokulda elzem bölümler bu yıl niye öğrenci almadı? Tıbbi aromatik bölümünün hali nicedir?
Yüksekokul için S.Ü ne tahsis Tarım Meslek Lisesi yanındaki yerleşke arazisine bugüne kadar bir çivi çakılmazken S.Ü Ziraat Fakültesi ayçiçeği, yonca ve diğer ürünleri ekip kaldırıyor. Hemşerilerimizin sorularına kim cevap verecek?
Çatalhöyük Çumra müzesi kurulmazken Konya Büyükşehir Belediyesi Çatalhöyük’e Çumra’mızı yok sayarak Çatalhöyük Tanıtım Karşılama Merkezi yapılıyor. Çumra’nı adı hiç mi hiç anılmıyor..
Doksan beş yılında birçok ilde olmayan Organize Sanayi Bölgesi kuruluyor sonrasında kurulan fabrikaların bacaları dumanı tüterken, yüzlerce fabrika inşaatı ise devam etmektedir. Burada da Çumra yok sayılma durumu olduğu söyleniyor.
Konya Şeker üzerinden kurulan Çumra Şeker ve yerleşkesinde bulunan onlarca fabrika ile Çumra’mızın kaderini başka deyişle makûs talihini değiştirmiştir.
Bu değişim gelişme devam etmelidir bu kutlu miraslara muhakkak sahip çıkılmalıdır.
Dün bizler Tarımda, Tarıma dayalı Sanayide, Ticarette, Turizmde, Sporda, Eğitimde, kalkınmış hep önde olan Çumra hedefiyle 2020’lere gelinirken bugün bütün bu güzel gelişmeleri inkar ve ihmal edildiği sorularıyla karşılaşıyoruz.
“ Biz istiyoruz ki, bu memlekette yapılan her iş, üç beş kişinin çıkarına değil, bu toprakları dolduran milyonların yararına olsun.” Diyen S. Ali’ye ne diyelim?
Onun içindir ki, Çumra’nın sahibini arıyoruz başlığını değiştirip “Sahipsiz mi kaldın Çumra? Diyerek tekrar yazma durumunda kaldım. Değişen bir yok!