İçeriçumra Eğitim Kültür Çevre ve Dayanışma Derneği olarak yürütülmüş olan “Tarımın Başkentinde Çevre ve Tarımda Sürdürülebilirlik” konulu proje T.C. İç İşleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünce desteklenmiştir. Sedat Dündar’ın Dernek Başkanlığında ve Prof. Dr. Mevlüt Mülayim’in Koordinatörlüğünde proje yürütülmüştür. “Bu proje 2024 yılı Ekim ayında imzalanmış ve başlatılıp 2025 yılı Haziran ayında tamamlanmıştır. Projeye uygun yapılan çalıştay sonrası (Resim 9) Çevre ve Tarımla ilgili tespit ve öneriler rapor haline getirilerek ilgili kurum ve yetkililere iletilmiştir.

Resim: Çalıştay Sonrası Bir grup Katılımcı

Çalıştayda sonuç olarak çevre ve tarımın sürdürülebilmesi için üç önemli unsur öne çıkmaktadır. Toprak, su ve çevre ve tarımda sürdürülebilirliği sağlayacak olan bilinçli üreticidir. İnsanoğlu ilk önce topraktan yaratılmış ve daha sonra bir damla sudan yaratılmaktadır. Bu nedenle insanın varlığını ve tarımsal faaliyetlerini sürdürmesi bu iki önemli kaynağın varlığı ve sürdürülmesine bağlıdır. Su, özellikle sulama yöntemleriyle tarımda verimliliği artırır ve kuraklık gibi olumsuz hava koşullarına karşı bitkilerin dayanıklılığını güçlendirir. Tarımda suyun verimli kullanımı sadece sulama ile sınırlı değildir. Su, aynı zamanda toprak yapısını iyileştirme, sulak alanların korunması ve yer altı su seviyelerinin dengelenmesi gibi ekosistem hizmetlerinin de bir parçasıdır. Toprakta yeterli su bulundurmak, toprak erozyonunun önlenmesine ve verimli tarım alanlarının korunmasına yardımcı olur. Daha çok sayılabilecek öneme haiz olan su mutlaka temin edilerek Çumra üreticilerinin kullanımına sunulmalıdır. Üreticilerde yokluğunu ve temininde ki güçlüğü bilmeleri nedeniyle suyu en tasarruflu ve rantabl kullanmalıdır.

Çalıştay sonucunda şu hususlar belirlenmiştir;

  1. En önemlisi tarımda kullanılacak suyun teminidir. Konya ovasındaki su kaynakları tarımsal üretimde ihtiyaç duyulan suyu karşılamadığından Konya ovasına ve Çumra yöresine dış havzalardan su getirilmeli, Konya ve Çumra mevcut üretim potansiyelini sürdürmelidir.
  2. Mevcut su; damlama sulama yöntemiyle ve daha bilinçli kullanılmalı,
  3. Su nakil kanallarında buharlaşma ve diğer kayıplar en aza indirilmeli (Örnek, üzerlerine güneş panelleri konularak değerlendirilmesi gibi),
  4. KOP’da tünel ve diğer faaliyetlerin acilen tamamlanarak can suyu kıymetinde olan su barajlara verilmeli,
  5. Yoğun olarak yapılan tarımda toprak kaybının önlenmesi için tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmaması ve erozyonunun önlenmesi için ağaçlandırma alanları artırılmalı,
  6. Derin kuyu başlarına, tarla kenarlarına ağaç dikilmeli,
  7. İlçede ağaçlandırma seferberliği başlatılarak her mahallede belirlenen alanlarda ağaçlandırma alanları oluşturulmalı, Ağaçlandırmada Çiftçi ve Sivil Toplum Kuruluşları görev almalı,
  8. Ürün ekim öncesi arazinin toprağı analiz ettirilmeli,
  9. Toprak analizleri meslek teşekkülleri tarafından analiz yapılmalı, toprak analizi desteği artırılmalı, Toprak analizine dayalı (en az 2-3 yılda bir) gübre kullanımının şart olmalı, üreticiye gübre çeşit ve miktarı tavsiyesinde bulunulmalı ve gübre kullanımda toplam verimden ziyade ekonomiklik (rantabilite) esas alınmalı,
  10. Yeni teknolojik ürünlerin yaygınlaştırılması için devlet desteği ve uzun vadeli kredilerle üreticiye kazandırılmalı,
  11. Ovada yetiştirilen Ş. Pancarının her ne kadar ülke içinde kalıyor ise de bir kısmının il dışında ki fabrikalara gittiği gibi (Ovanın suyu dışarıya gitmekte) il dışından da ovaya su getirilmeli,
  12. Münavebeye uyulmalı, İklime uygun daha az su tüketen alternatif ürünlerin ekilmesi (Ayçiçeği, tahıllar, Mercimek, Nohut, Endüstriyel Kenevir vd.) ve desteklemeler bölge bazında verilmeli,
  13. Münavebe içerisinde yem bitkilerine ve baklagillere yer verilmeli,
  14. Mahalli ürünler (Kavun, Sebze, Meyve vd.) mahallinde desteklemeye dâhil edilmeli,
  15. Meraların ıslahı yapılmalı ve meralar mera amenajman tekniğine uygun kullanılmalı,
  16. Meralarda toprak ve su muhafaza yapıları, üniform otlatmayı sağlayacak yapılar yapılmalı ve aşırı otlatmadan kaçınılmalı,
  17. Çoban desteği yanında çoban barınağı desteği de verilmeli,
  18. Yabancı uyruklu Çobanlar kanuni bir kayıt altında çalıştırılmalı,
  19. İşçi ve çoban ücretlerinin mahalli meslek kuruluşlarınca (Ziraat Odası, Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı gibi) belirlenmeli,
  20. Tarımda çalıştırılan geçici işçiler için Çumra’da tespit edilecek belirli arazi büyüklüğüne göre seyyar karavan (Su deposu, tuvaleti, mutfağı ve güneş enerji paneli olan) mesken mecburiyeti getirilmeli,
  21. Hayvan beslemede kaba yem kullanımı artırılmalı ve desteklenmeli,
  22. Zirai konularda eğitim verilmeli, ilçe teşkilatı teknik kadrosu artırılmalı ve araştırmalar yerinde demonstrasyonlarla gösterimi yapılmalı,
  23. Ürün girdilerinin pahalılığı, satış fiyatlarının düşüklüğü ve teknoloji yatırımın geri dönüş hızının ve ürün yetiştirme döneminin uzun olması nedeniyle ekim döneminde belirli oranda ürün avans desteği verilmeli,
  24. Tarımda TARSİM sigortasının yaygınlaştırılması, ürün ve işçi güvenliği ve sigortalılığı, bu hususlarda destek verilerek güvenlik giderilmeli ve göç önlenmeli,
  25. İşçi problemi yaşanmakta bu da pahalı mekanizasyonu gerektirmekte, işletme büyüklüğüne göre belirli oranda işçi sigorta desteği verilmeli,
  26. Tarımda çalışanların azalması ve giderek işçi probleminin artması nedeniyle gençlere (bayan- erkek) yönelik destekler artırılmalı,
  27. Tarımsal üretimde kullanılan gübre ve ilaçların bilinçsiz kullanımı ürün ve toprak kirliliğine sebep olduğundan bilinçli kullanılması sağlanmalı,
  28. Ürün için doz ve uygulama zamanı olarak ilaçlar uygun kullanılmalı,
  29. Organik yapıdaki gübre ve herbisit kullanım desteklenerek kullanımı yaygınlaştırılmalı,
  30. Çevreyi kirleten İlaç, gübre ve diğer girdi ambalajlarının toplanması için mahallelere atık toplama konteynerleri konulmalı,
  31. İklim değişikliği ve çevre kirlenmesine karşı yapılan araştırmaların üreticilerle paylaşılmalı,
  32. Arazilerin küçük ve çok parçalı olması nedeniyle toplulaştırma yapılmalı,
  33. Pazar engelleri, pazarda fiyat istikrarsızlığı ve ürün satış döneminde dış ülkelerden ürün getirilmesi, bu ithalat üreticiyi o dönemde mağdur etmekte olduğundan yapılmamalı,
  34. Tarımsal üretimde doğal belirsizlikler, örneğin hava olayları ve dünyanın herhangi bir yerindeki siyasi olaylar gibi üreticinin karşılaştığı belirsiz durumlarda nasıl davranacağının belirlenmesi için konu uzmanlarınca üreticiler aydınlatılmalı,
  35. Çevre bilinci oluşturulmalı,
  36. Ürün girdileri ve maliyetlerinin artışı üreticiye tarımdan uzaklaştırmakta, gençler şehirlere göç etmekte tarımla uğraşan nüfus giderek yaşlanmakta, kalıcı ve göçü önleyecek tedbirlerle önlenmeli,
  37. Tarım alanlarında görülen ürün çalınmalarına karşı “Arazi Kolluk Kuvvetleri” oluşturulmalı,
  38. Tarımda “Belgeli ve Sertifikalı Üretici” sistemine geçilmeli,
  39. Kırsal alanda ürün, çalışan ve ekipmanlarda sigorta sıkıntısı nedeniyle üreticilere basit usulle mahsuplaşma sistemi getirilmeli,
  40. Üreticinin finansman olarak güçlendirilmesi (Birkaç banka dışında bütün bankaların cirosunun belirlenecek oranda zirai kredi verme zorunluluğu getirilmeli,
  41. Mahallelerde ortak ürün alım merkezleri oluşturularak ürünler değerinde satılmalı,
  42. Ekilmeyen arazilerin mahallindeki kooperatifler tarafından ekilmesi hususunda kanuni düzenlemeler yapılarak kooperatiflere yetki verilmeli,

gibi çevre ve tarımın sürdürülebilirliği için benzeri birçok problem çalıştayda dile getirilmiş ve önerilerde bulunulmuştur. Bu problemlerin en aza indirilmesi veya yaşanmaması için tarımda görülmekte olan gelişmeler doğru kullanılmalıdır, doğru kullanıldığında tarımsal üretimin verim ve kalite olarak artacağı, doğru kullanılmadığında da üretim alanlarına ve çevreye zarar vereceği bilinmelidir.

Çumra’da ilk defa yapılan “Tarımın Başkentinde Çevre ve Tarımda Sürdürülebilirlik” çalıştayına katılan üreticilerin ve konu uzmanlarının Çumra’mızda Çevre ve Tarımın Sürdürülebilirliği hususunda önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Çalıştayın fayda sağlayacağına inandığımız için böyle bir projeyi uyguladık, bu proje ile Çumra’lı üreticilerin sesinin yetkililere ve kamuoyuna duyurulması hususu ümit ederiz ki başarılmıştır. Çumra’mız da bu birlikteliğin atılacak daha ileri adımlara başlangıç olmasını, çevre ve tarımın ilelebet sürdürülmesini dileriz.

Çalıştay sonrası belirlenen bu hususlar rapor haline getirilerek ilgileri istenilmek amacıyla ilgili kurumlara, TBMM Tarım Orman Komisyonu Başkanlığına, Konya Milletvekillerine ve Tarımla ilgili meslekten olan Milletvekillerine gönderilmiştir.