Bir şehrin huzuru ve vatandaşın yaşam kalitesi, şüphesiz ki o şehirdeki kamu kurumlarının sahada ne kadar var olduğuyla doğrudan orantılıdır. Bu noktada Ticaret İl ve İlçe Müdürlükleri ile Tarım ve Orman İl ve İlçe Müdürlüklerinin omuzlarında çok kritik bir sorumluluk bulunuyor.
Ticaret İl Müdürlüğü’nün etiket oyunlarına, fahiş fiyatlara ve haksız ticari uygulamalara karşı yürüttüğü denetimler doğrudan cebimizi ilgilendirirken; Tarım ve Orman Müdürlüklerinin gıda güvenliği, üretim şartları ve hijyen odaklı çalışmaları ise doğrudan sağlığımızı ve hayatımızı ilgilendiriyor.
İlçe tarım müdürlüklerimizi zaman zaman basına yansıyan denetim haberlerinde görüyoruz. Bu noktada Konya Ticaret İl Müdürlüğü ve ilçe müdürlüklerinin saha denetimlerini Ticaret Bakanlığı’nda güzel bir örneğinin sürdüğü gibi olması gerektiği kanaatindeyim. Şehrimizin devlet kurumlarından diğer eksikliği ise işin hijyen ve halk sağlığı boyutunda ana aktörü olan Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde görmekteyiz.
Soruyorum:
Özellikle son tüketim tarihi yaklaşan ürünleri eritmek adına personelini baskı altına alan, reyonlarda ve kasalarda vatandaşa adeta zamanı geçmiş ürün satan zincir marketlere karşı Konya’da neden caydırıcı, kapsamlı ve sürekli bir denetim mekanizması göremiyoruz? Vatandaşın sağlığıyla oynanmasına sebep olan bu duyarsızlığa karşı sessizlik cidden can sıkıcı bir hal almaya başladı.
Peki, biz alışveriş yaparken karşılaştığımız bu rezillikleri kaderimiz olarak mı kabul edeceğiz? Elbette hayır. Devletimiz "Alo 174 Gıda Hattı" ve çeşitli ihbar kanallarıyla vatandaşa bir şikâyet imkânı sunuyor. İhbar yapılıyor, şikâyet kaydı açılıyor, ilgili il veya ilçe müdürlüğü devreye giriyor ve sürecin sonunda size bir takip kodu veriliyor.
Fakat sistem tam da bu noktada tıkanıyor!
Yapılan denetimin ardından vatandaşa sunulan kuru bir "Denetim yapılmıştır" ibaresinden başka hiçbir veriye ulaşamıyoruz. Şikâyeti yapan kişiye özel ve detaylı bir rapor sunmak bürokratik olarak zor olabilir, bunu anlıyoruz. Ancak şeffaflık bunu gerektirmez mi?
İl müdürlüklerimizin resmi internet sitesinde veya sosyal medya hesaplarında; kaç işletmenin denetlendiği, kaçına ceza kesildiği, hangi zincir marketlerde ne tür ihlaller tespit edildiği halka açık şekilde paylaşılamaz mı? Yapılan bu cezai işlemler şeffafça kamuoyuna sunulsa, hem vatandaşın devlete ve kurumlara olan güveni pekişir hem de usulsüzlük yapan işletmeler üzerinde büyük bir caydırıcılık yaratılır.
Tarım ve hayvancılık alanındaki saha çalışmaları, eğitimleri ve üreticiye verdiği desteklerle takdir ettiğim Konya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yönetimini ve Sayın İl Müdürümüzü, özellikle zincir marketlere yönelik anlık ve sürpriz denetimler yapmaya davet ediyorum.
Bir basın mensubu, bu şehrin bir gazetecisi olarak; davet ettikleri takdirde bu denetimlerde bizzat yer almayı, kamusal denetimin şeffaflığını tarafsızca halkımıza aktarmayı bir görev sayarım.
Unutmayalım ki; vatandaşın devleti temsil eden kurumlara duyduğu sarsılmaz güven, kamu yönetiminin sahadaki ciddiyeti ve şeffaflığıyla inşa edilir.
Sağlıkla, güvenle ve adaletli bir denetim mekanizmasıyla kalmamız dileğiyle...