Toplum olarak toplumsal alanlarda yaşanan şeylere verdiğimiz tepkilere karşın verilen tepkilere baktığımızda, hakkımız olanı dahi hak etmediğimizi düşünen bir topluluk olarak görüyorum bizi. İşte tam olarak sorun burada!

Sen toplumda bir yanlış görüyor ve onu dile getiriyorsun; diğer insanlar ise senin sesinden rahatsız olduğunu ve sesini alçaltmanı söylüyor. Yani sana diyor ki, toplumun hakkını daha sessiz dile getir.

Neymiş efendim, hanımefendinin biri kendisinden yer isteyen yaşlılardan sıkılmış. Bir de utanmadan diyor ki, “Annesiyle birlikte binip emir verir gibi yer istiyor; rica da etmiyor.” Geçmiş yıllarda okullarda nezaket kuralları çerçevesinde anlatılıp şimdilerde unutulsa da, toplu taşımadaki bazı kısa mesajlar neyse ki hala o koltukların kimler için öncelikli konulduğunu hala anlatıyor.

Hakkı olan şeyi sizden bir de rica mı edecekti?

Sen kimin hakkı olduğunu bilmiyorsan, biri gelip tabi ki haddini sana bildirecek.

**

Çoğu kişinin yaşadığı ve sosyal medyaya atılan videolardan fark ettiğim diğer bir olay da devletin farklı kurumlarında çalışan (bazı) kişilerin umursamaz tavırları nedeniyle, vatandaşın bir işini halletmesi için kırk dereden su getirmek zorunda kalınması.

Orada oturuyorsan ve o insanlar seni bulduysa demek ki yönlendirici merci sensin ya da doğru kişiye yönlendir; değil mi?

**

Şimdi de bir yakınımın yaşadığı ve bana anlattığı bir durumu sizinle paylaşmak istiyorum. Konya İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı, yani devlet hastanesinde bir kadın doktor, hastası olan bir kadına dişlerine iyi bakmadığı için bağırıp çağırıyor.

Kadına tedavisi kapsamında takma diş yapıyor ve yapılan dişler hastanın damağına uymuyor. Aynı doktor yeni ölçüleri alıyor ancak ‘beğenmiyorsan özele yaptırsaydın, dişlerine iyi baksaydın’ demeyi de ihmal etmiyor.

Mesela burada hasta hakkını ve sesini çıkarmasını bilseydi en azından unvanı şahsına yakışmayan kişiye haddini bildirirdi.

Ancak maalesef hakkını savunmayanların artmasıyla kendisini üstün gördüğü için mesleğini kötüye kullanan kişiler daha da artacak.

Bu arada muayene odalarında hasta mahremiyeti için kamera yok tabi ancak bu gibi durumlarda (hem hasta hem sağlık çalışanlarının hakkı için) en azından olayı destekleyici ses kayıt cihazları olmalı ve kayıtlar, kanıt niteliği taşımalı.

**

Hak konusunda o kadar zayıf bilgilere sahibiz ki…

Kendi hakkımız olanı eğile büküle, utana sıkıla istiyoruz!

Sosyal medyaya atılan videolar ve videoların altındaki ‘ne kadar da benim tavrıma benziyor’ yorumları beni maalesef daha da haklı yapıyor.

Kötülerin ve kötülüklerin çoğalmasında, iyilerin susmasının payının büyüklüğüne inananlardanım.

Umarım bir gün bizim de sesimiz, kötülük kendi başımıza sıçramadan çıkar.