- “Öldürülen kadının, boşanma aşamasındaki kocası hakkında 4 kez uzaklaştırma kararı bulunuyordu!”
- “57 suç kaydı bulunan zanlı, operasyonda polisi şehit etti.”
- “Daha önce farklı suçlardan tutuklanan zanlı, girdiği evdeki adamı yaraladı.”
…
Bu tür haberler, artık hepimizin aşina olduğu, gördüğümüz- duyduğumuz zaman ürpermediğimiz olaylar haline geldi. Sıradanlaştı!
‘Adalet, adalet’ diye yırtındığımız doğrular, birilerin sürekli olarak tekrar ettiği, önüne geçilemeyen yanlışların kurbanı ediliyor. Her gün yeni bir olayla insanlar, daha önce birçok kez sabıka kaydı bulunan birileri tarafından katlediliyor.! Artık insanlar sokaklarda değil; kendilerini evlerinde güvende hissetmiyor. Düzeni bozanlar, sanki meşruymuş gibi ortalıkta dolaşıyor; kendini savunmak amacıyla yanına biber gazı spreyi alan kadınlar ise alışveriş merkezinin kapısından geri çevriliyor.
Ben bir avukat, hakim, savcı ya da kısaca hukuk alanında uzman bir kişi değilim. Zaten düzenin değişmesi gerektiğini söylemek için hukukçu olmaya da gerek olmadığını düşünüyorum. Ancak yine uzmanlık alanım olmadığı için soruyorum:
Bu kadar insan, daha önce suç kaydı olan zanlılar tarafından öldürülüyorsa bu durum normal midir?
Sistemin tam anlamıyla doğru işlediğini var sayarken sistemi uygulayan kişilerde mi hata; eğer uygulayan kişilerde ise hata, burada sistemin doğruluğundan şüphe edilemez mi?
Adil ülkeden platform üzerinden haykırıldığı değil, halka rahatça sorulup ‘kendimi güvende hissediyorum’ karşılığının yine rahatça duyulabildiği; hapishanelerin caydırıcı ve ıslah edici fonksiyonlarda olduğu bir ülke diliyorum.