Teccal İhsan namıyla mağrur İhsan Atasağun Abi…
Konya’da bir dönemin gözü karası, kabadayısı, fakir fukaranın babası ve garibanların son Mohikan’ıydı…
Evinin kapısı her girene açık, gitmek isteyene kapalıydı…
Son nefesine, yani 88 yaşına kadar ne delikanlılığından, ne duruşundan, ne de fakir babalığından asla taviz vermedi…
Dönemin fırtınalı ve gece alemleriyle ünlü Konya’sının iki kabadayısından birisiydi İhsan abi…
O dönemlerde hep ikisi karşı karşıya getirilir, birisi daha öne çıksın diye, sokak jargonu kullanılırdı…
Tabii ki, bu bir şehir efsanesinden başka bir şey değildi…
Bilmezlerdi ki, Teccal İhsan ile Miço Mustafa çok iyi iki arkadaştılar.

x
Miço Mustafa Abi gönlünü yeşil-beyazlı Konya İdmanyurdu’na, Teccal İhsan Abi de siyah-beyazlı Konyaspor’a kaptırmıştı…
Konyaspor-Konya İdmanyurdu rekabetinin en hızlı dönemlerinde yolları ayrılmıştı, ama asla birbirlerine kırıcı laflar bir tarafa, “gözünün üstünde kaşın var” bile dememişlerdir…
Konyaspor ve Konya İdmanyurdu Eskişehir’de karşı karşıya gelmiş, İdmanyurdu, Konyaspor’u Büyük Hasan’ın attığı golle 1-0 yenmiş ve şehir biraz olsun gerilmişti…
Maçtan sonra da olaylar çıkmış gibi, bir algı yaratılmış, daha da ileri gidilerek, Eskişehir dönüşünde İhsan Abinin, Mustafa Abiyle kapıştığı filan iddia edilmişti…
Aslında hiç öyle bir yol kesme, kapışma ya da yaralama gibi olaylar olmamıştı…
Dedim ya, günümüze kadar bu şehir efsanesi hiçbir zaman gündemden düşmedi.
x
İhsan Abi ile yollarımız ilkokul yıllarında kesişti…
Yanılmıyorsam 9 ya da 10 yaşlarındaydım…
Hafta sonları, yani Cumartesi günleri babamın işyerine gider, babamla birlikte eve alış-veriş yapar, sonra da babam beni üç tekerli arabayla eve yollardı…
Yine bir Cumartesi günüydü ve alış-verişe çıkmıştık babamla… Kadınlar Pazarı’nın arkasında yumurtacılar olurdu…
Köy yumurtaları satılırdı, o dönemlerde…
Yumurtacıların olduğu civarda da İhsan Abinin kahvehanesi vardı, garibanların toplandığı, daha doğrusu karınlarının doyduğu bir mekandı…
İhsan Abi de alış-verişe çıkmış, yanında adamları ile dolaşırken, babamla karşılaştılar, tokalaştılar, sarıldılar, yumurtacı dükkanının sahibinin daveti üzerine de içeri girdiler…
Mekan sahibi kendilerine birer tabure verdi, çay ikram etti ve sohbete başladılar…
Ben de ayakta, İhsan Abi ile babamın sohbetin dinliyorum…
Babamla İhsan Abinin iyi arkadaş olduklarını, açıkçası bilmiyordum…
Futbol konuştuklarını çok iyi biliyorum, çünkü babam bir ara beni göstererek “benim oğlan, bu da Konyaspor’lu” dedi İhsan Abiye…
Pazar günü de, yanılmıyorsam Konyaspor-Ispartaspor maçı var…
İhsan Abi bana dönerek, “yarın stada gel kapalı tribününün önünde bekle, seni maça alayım” dedi…
Resmen havalara uçtum…
O dönemde İhsan Abi yönetici…
Sabahı zor ettim…
Saat 12 gibi gittim stada…
Bekliyorum İhsan Abiyi…
Siyah renkli, 42 021 plakalı 63 ya da 64 model Şavrole ile stada giriş yaptı…
Koşarak yanına gittim…
Beni kapıdan içeri almasını bekliyorum…
Öyle yapmadı…
Cebinden para çıkardı, şimdi hatırlamıyorum ne kadar olduğunu ve bana “git şu gişeden bilet al, gel buradan da içeriye gir” dedi ve eski stadın şeref tribünü kapısına doğru yürüyerek gitti…
İstese maça 100 kişiyi de sokardı, ama öyle yapmadı…
Cebinden para vererek, beni maça koydu…
Konya’nın ve kuşağının son Mohikan’ı, yani Teccal İhsan Atasağun Abiyle tanışmamız böyle oldu…
Sonra, büyüdük ve gazeteciliğe başlayınca, zaman zaman İhsan Abinin misafiri olduk, sohbetler ettik…
İhsan Abiyi son görüşüm Dergah Otelde oldu…
Tekvando Federasyonu Başkanı Metin Şahin, Halıcı Asım Kaplan ve ben, kendisini ziyaret etmiş ve geçmiş olsun dileklerimizi iletmiştik…
Yukarıda da belirttiğim gibi, örnek bir mücadele adamıydı…
Doğru bildiğini sonuna kadar ve tüm bedelleri ödemeyi göze alarak savunurdu…
Tüm bunların ötesinde sohbetlerine doyum olmayan güzel bir abiydi…
Bozkır’dan, daha doğrusu Akkiseli şivesinden zerre taviz vermeyen İhsan Abi yeri doldurulamayacak Konya’nın önemli bir değeriydi…
Teccal İhsan namıyla mağrur, İhsan Atasağun Abi bıraktığı anılarla, güzelliklerle yüreklerimizde yaşayacak…
Bugün toprağa verilecek olan İhsan Ağabeyi, bilmiyorum ama, öbür tarafta karşılayacakların içerisinde mutlaka Miço Mustafa Abi de olacaktır…
Ne diyebilirim ki, “Allah rahmet eylesin, Konya çok önemli bir değerini daha kaybetti” demekten başka.