Yaklaşık altı aydır bu gazetede yazıyor, çok farklı konulara değiniyorum. Kimi zaman telefonla, kimi zaman e-postayla, kimi zaman yüz yüze olumlu ya da olumsuz, tepkiler alıyorum. Günlük bir gazetede yazı yazdığımı öğrenen tanıdık bazı dostlar da isteklerini dile getirip “bunları da yazsan, belki yetkililerin kulağına gider” diyerek sorunlarını bana anlatmaktan çekinmiyorlar. Ben de bir iş yapacak gibi küçük notlar alıyorum.

İşin doğrusu ben ve pek çok yazar arkadaşım, çok değişik konuları ele alıyorlar, Konya'nın sorunlarını dile getiriyorlar. Dile getiriyorlar da duyan, okuyan oluyor mu bilmiyorum.

Hiçbir yetkili bize dönüp de “yazmış olduğunuz şu sorun, şu sıkıntı ele alındı, çözümlendi” de demiyor.

Elbette biz kimsenin amiri de değiliz, memuru da değiliz. Görevimiz tarafsız, objektif bir şekil de doğruları yazmak, aksaklıkları, eksiklikleri dile getirmek, yaşadığımız bu güzel şehre bir katkı sunabilmek. Kimseden dünyevî bir menfaat beklemeden! Allah rızası için, insanımız için.

Sanırım Konya'yı yönetenler, Konya ile ilgili sorunları, dilekleri basın yayından, gazetelerden, televizyonlardan, internet gazeteciliği yapan sitelerden, sosyal medyadan takip ediyorlardır.

Konya'nın kalender, sessiz, tepkisiz, fazla muhalefet etmeyen, kanaatkâr, sabırlı bir halkı var. Şaka bir yana etliekmeğin fazla tüketilmesinin uyutan ve uyuşturan bir özelliği var mı yok mu bilmiyorum ama halkın kaderine razı, seçtiklerinin ne yaptığını takip etmeyen sorgulamayan bir özelliğinin olduğu kesin.

Meselâ, geçen yıl Mevlanâ Meydanı'nda kesilen koca koca ağaçlara, koskocaman meydanın çıplak bir hüviyete bürünmesine kimse bir tepki göstermedi. O meydanın önündeki trafik keşmekeşi bir türlü çözümlenemedi. Ramazan ayına az bir zaman kaldı. Geçen yılki sıkıntılar bakalım bu sefer yaşanacak mı?

Bu güzel kentin trafik sorunu, park sorunu hâlâ devam ediyor. Köklü çözüm üreten, radikal kararlar alıp uygulayan yok. Yollarda sağlı sollu parkedenler yüzünden araçlar ilerleyemiyor, kaldırımlar işgal edilmiş insanlar geçemiyor. Kurallar ihlâl ediliyor, çiğneniyor bakan yok, ceza veren yok.

Bütün bunları göremeyen yetkililer ve yöneticiler bizim yazdıklarımızı nasıl görecekler, nasıl okuyacaklar?

                                ELMACI MAHALLESİ'NDEN BİR İSTEK

Elmacı mahallesi, Hancı sokağı sakinleri adına M.Ali Karaköse,

“Bizler Elmacı Mahallesi Ruh sokağına bağlı Hancı sokakta ikâmet etmekteyiz. Ruh sokaktan Doğalgaz geçtiği halde Hancı sokağa doğalgaz verilmiyor. İmza toplayıp Gaznet'e (şimdi Enerya) verdiğimiz halde, programda yok, belki 2015'de belki daha sonra diyorlar. Bu günlerde Elmacı ve Selim Sultan Mahallesinde doğalgaz çalışması yapılıyor. Bizler Doğalgaz kullanmak istiyoruz.

Ne olur bize yardımcı olun” diye bir çağrıda bulunuyor. Bizden iletmesi, inşallah bir duyan olur.

                     AYDOĞDU(KURTULUŞ) MAHALLESİ'NDEN İSTEKLER

Aydoğdu Mahallesi sakinleri de Doğalgaz'ın yanı sıra, Konya Büyükşehir Toplu Ulaşım'dan iki istekte bulunuyorlar:

Belediye otobüs durakları ve bu duraklara durak isimlerinin verilmesi, akıllı duraklar yapılması.

İkinci olarak,11( KARAHÜYÜK; HARMANCIK). 12( KOZAĞAÇ; BEYBES )ve 13(HATIP KURS, GÖDENE, ÇAYIRBAĞI) , otobüslerinin dönüş güzergâhının Arapöldüren caddesi ve Gökçeşme sokağı üzerinden verilmesini istiyorlar.

                                       HEM NALINA HEM MIHINA

 

KÖR AHMET'İN GÖRDÜĞÜ YER

Konyalı mahallî sanatçı Ahmet Özdemir, nam-ı diğer Kör Ahmet, Türk Müziği'nin büyük alt yapı sorunlarının olduğuna dikkat çekip çözüm yollarını göstermiş.

Bravo Kör Ahmet'e! Gözü açık olup gördüğünü iddia eden bir sürü adam, bu sorunları görmezken O, görebiliyor ve gösterebiliyor.

BABALAR GÜNÜ

Sevgililer Günü, Anneler Günü derken Babalar Günü'nü de yaşadık. Bu işe babalar ne kadar sevindi bilmem ama en çok Mafya Babaları sevinmiştir.

Sırada Dedeler, Nineler, Amcalar Dayılar, Teyzeler, Halalar, Yengeler, Baldız ve Bacanaklar, Kaynata ve Kaynanalar günü de olması lazım.

Yoksa bu ülke nasıl kalkınır, nasıl gelişir?

IŞİDDİN Mİ?

Irak Şam İslam ordusu, Musul'u ele geçirip, Türk Konsolosluğu'ndaki 59 görevliyi rehin almış. Görevli 30 güvenlik görevlimiz hiç karşılık vermemiş ya da verememiş.

Irak ordusu askerleri ağır silahları ve tankları bile kullanmadan Işid'e teslim olup, Musul'u terk etmiş.

Ortadoğu kanayan yara, kan akmaya, kanamaya devam ediyor. Olanlara akıl sır ermiyor. İslam'a karşı İslam savaşsın isteniyor, işin içinde yine bir İngiliz oyunu var gibi. Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan'nın deyimiyle:

“Ele geçirmiş bütün kavşakları, İngiliz yavşakları”

Işiddin mi?

 

                                                       GÜNÜN SÖZÜ

Dünyanın hem bahçesi, hem de çölü bulunur

Dikenler arasında bazen gülü bulunur,

Hayat- Memat nedir ki, kaşla gözün arası

Akşam sağ-salim yatan, sabah ölü bulunur

                                                                         Mikail Yaprak

 

KAMİL BİRCAN         [email protected]