İspanya…
Kim ne derse desin, hem kulüp takımlarıyla hem de ulusal takımıyla dünya futboluna damgasını vuran bir ülke…
İspanya, hem Amerikan Başkanı Trump hem de FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya rağmen Dünya Kupası’nı kaldırdı…
Finali Messili Arjantin ile oynayan İspanyollar, sadece Messi’nin Arjantin’ini değil, maçın Sloven hakemi Slavko Vincic’i de taca çıkardı…
Bu Dünya Kupası’na biraz farklı bakmak gerekirse, benim gibi düşünen çoğunluk, futboldan ziyade turnuvada yapılan haksızlıkları, takım kayırmalarını çıkan ya da çıkmayan sarı-kırmızı kartları konuştu…
Turnuvanın Amerika’da yapılması başlı başına bir olaydı…
Bana göre dünyanın gelmiş geçmiş en büyük futbolcusu Maradona 2026 Dünya Kupası’nın ABD, Kanada ve Meksika’da düzenlenecek olmasını şu sözlerle eleştirmişti: “Bu oyun Amerikalılara kalırsa futbolu 25 dakikadan dört devre oynatır, araya reklam koyup maçları 100 dakika isterler.”
Maradona’nın söyledikleri tek tek çıktı…
Toprağı bol olsun…
Yaşamış olsaydı ve Arjantin takımının başında sahaya çıkmış olsaydı, tavrı kesinlikle Filistin halkından yana olurdu.
xxx
Yukarıda da belirttiğim gibi, Trump ile Infantino turnuvayı dizayn ettikleri gibi, kupayı da el ele, ama istemeye istemeye İspanya kaptanı Rodri’ye teslim etmek zorunda kaldılar…
Kaldı ki, o Rodri seremoniye çıkarken başörtülü bir kız çocuğun ellerinden sıkıca tutması, neredeyse final maçının bile önüne geçti…
Kupayı İspanya’nın kazanmasını arzu etmemin en önemli sebeplerinden birisi, “Kırmızı Öfke”lilerin Filistin davasında gösterdikleri omurgalı duruşları…
İspanya’nın Filistin Devleti’ni tanıması, Başbakan Sanchez’in İsrail’in Gazze’deki soykırımını kınaması da İspanyollara daha samimi duygularla bakmama neden oldu…
Sadece o değil tabi ki…
Fas asıllı İspanyol yıldız Lamina Yamal’ın hem Barcelona’nın şampiyonluğu kutlamalarında hem de Dünya Kupası maçlarındaki Filistin halkına verdiği destek benim için çok kıymetliydi…
Kibirli futbolculardan kurulu Arjantin takımına gol atması için dua da ettim…
Atamadı, ama İspanya’nın kupaya uzanmasında önemli bir rol oynadı.
xxx
İspanyollar ne kadar centilmense, Arjantinliler, kupayı kaybetmenin verdiği yıkım sonrası agresif, hırçın ve spor ahlakını hiçe sayan davranışları ile centilmenliği de ayaklar altına aldılar…
İspanyollar kazanarak büyük takım olmalarının yanında centilmenlikleri ile de büyüklüklerini tescillemiş oldular…
İspanyollar hem Arjantin’i hem de Maradona’dan sonra yıllarca Messi’nin sol ayağına güvenen milyonlarca Arjantinlinin hayallerini kursaklarında bıraktı.
xxx
Türkiye’nin ilk turda kupaya veda etmesine inanılmaz üzülmüş, adeta kahrolmuştuk…
Şartlandırmışlardı bizi…
En azından bir üst tura çıkacağımızı umut etmiştik…
Maalesef olmadı…
Ama, kupayı İspanya’nın alması, bütün üzüntülerimizi bir kenara atarak, sevince boğulmamıza vesile oldu…
Hak ettiler…
Helal olsun onlara…
Yukarıda da belirttiğim gibi, İspanya’yı desteklememiz için bir çok sebebimiz vardı, dolayısıyla da kupayı kazanması için dualar ettik…
Konya’dan yola çıktılar, Amerika’da kupaya uzandılar…
Konya deyimiyle biraz gubuzluk yapalım ve Konya’nın havası ile suyu, etlekmeği ile fırın kebabı İspanyollara derman olmuş sanki…
Tabi ki, final gecesindeki dualar da.
xxx
Birisi çıkıp bana, “2026 Dünya Kupası’nı genel hatlarıyla nasıl anlatırsın” diye sorarsa vereceğim cevap, “Bütün pisliklere rağmen, İspanya’nın kazanmasını öne çıkarırım…
Sonra İranlılara yapılan eziyetleri, Mısır’a yapılan haksızlıkları, yani Müslüman ülkelere yapılan zulmü gösterebilirim…
Turnuvayı her ne kadar dizayn etmeye çalışsalar, bunda da kısmen başarılı olan Trump ile Infantino’nun final gecesi kupayı Filistin halkının yanında duran İspanya’ya kendi elleri ile teslim etmeleri, benim için kupanın en güzel fotoğrafıydı…
Son olarak şunu da söyleyeyim de içimde kalmasın; futbolda Messi devri kapandı, Lamine Yamal devri başladı.