“Tartıda hâlâ aynı kilodayım ama bu hafta pantolonlarım daraldı, göbeğimin çıktığını hissediyorum,
neden acaba?” Geçen gün danışanım merakla bu soruyu sordu. Aslında bu, gelen birçok danışanımdan
duyduğum çok tanıdık bir cümle. İşin aslını hemen anlatayım. Çünkü tartı bazen her şeyi anlatmaz.
Kilo sabit kalırken kas dokusu azalabilir, buna karşılık yağ dokusu artabilir. Görünüşte kilo değişmemiş
gibi olsa da, özellikle karın ve bel çevresinde biriken yağlar, vücutta sessizce metabolik bir alarm verir.
Bu durum visseral(iç) yağlanma, yani iç organların çevresinde yağ birikmesidir. Karaciğer, kalp, pankreas
gibi hayati organların etrafındaki bu yağ dokusu; tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları
ve karaciğer yağlanması riskini ciddi biçimde artırır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bu konuda net sınırlar
belirtmiştir:
• Kadınlarda 80 cm, Erkeklerde 94 cm üzeri bel çevresi ölçümleri artmış sağlık riski,
• Kadınlarda 88 cm, Erkeklerde 102 cm üzeri ise yüksek risk anlamına geliyor.
Yani vücut ağırlığı normal aralıkta olan bireylerde bile iç yağlanma mevcut olabilir. Peki bu iç yağlanma
neden olur? Gün boyu masa başında oturmak, hareketin azalması, düzensiz ve rafine karbonhidrat
ağırlıklı beslenmek, öğün atlamak, insülin direncinin artması, stres ve uykusuzluk…
Tüm bunlar vücudu “yağ depolama moduna” geçiriyor. Ayrıca yaş ilerledikçe kas kütlesi doğal olarak
azalıyor. Kas dokusu azaldığında metabolizma yavaşlıyor; bu da aynı miktarda yemek yeseniz bile yağ
oranının artmasına neden olabiliyor. Üstelik yüksek stres düzeyi kortizol hormonunu artırarak özellikle
karın çevresinde yağ depolanmasını teşvik ediyor. Kısacası, gizli yağlanma sadece ne yediğimizle değil,
nasıl yaşadığımızla da yakından ilişkili.
Diyetisyeninizin Önerisiyle İç Yağlanmayı Önlemek İçin 6 Adım
1. Kas kütlesini koruyun.
Her öğünde kaliteli protein (yumurta, balık, yoğurt, baklagiller) tüketin. Haftada 2-3 kez
egzersiz yapmaya çalışın.
2. Basit karbonhidratları azaltın.
Beyaz ekmek, tatlı ve paketli atıştırmalıklar yerine tam tahılları, taze meyveleri tercih edin.
3. Omega-3 kaynaklarına yer verin.
Somon, ceviz, chia ve keten tohumu gibi anti-inflamatuar besinler karaciğeri ve kalbi korur.
4. Stresi yönetin, uykuyu ihmal etmeyin.
Düzensiz uyku ve kronik stres, bel çevresi yağlanmasını artırır. Günde 6–8 saat uyku
hedefleyin.
5. Kendinizi sadece tartıyla değil, mezurayla da takip edin.
Bel çevrenizi düzenli olarak ölçün. Bu, vücuttaki değişimi fark etmenin en kolay ve etkili
yollarından biridir.
6. Karaciğer dostu besinler tüketin.
Beslenmenize enginar, lahana, kereviz, brokoli, turp, deve dikeni, pancar gibi besinleri ekleyin.
Gizli yağlanma, sessiz ama etkili bir sağlık sinyalidir. Unutmayın; sağlığınız yalnızca tartıda görünen
rakam değildir. Kas-yağ oranı, beslenme kalitesi, stres yönetimi ve uyku düzeni sağlığın gerçek
göstergeleridir. Hadi bu hafta tartıya çıkmadan önce bir mezura alın ve bel çevresi ölçünüzü kontrol
edin. Sağlıkla kalın.