Günümüz dünyasının en büyük sorunu; su.
Allah’ın rahmeti olmasa, farklı hiçbir şekilde üretilemeyen, su!
Peki üretemiyorsak bu sorunla nasıl baş edeceğiz?
Tabi ki tüketimlerimize dikkat ederek…
Atık suyu geri dönüştürmeye çalışarak ve elimizdeki suyun kısıtlı olduğunu bilerek kullanarak.
**
Bazen trafik ya da farklı konularda Batı ülkeleri örnek gösterilerek, o yöre insanının daha disiplinli, kurallara uyumlu olduğu ifade ediliyor. Halbuki kurallarının ve cezalarının caydırıcılığı ikinci plana atılıyor ya da hiç mevzu bahis olmuyor bile.
Peki yurt dışında yaşayan Türklerin Türkiye’ye geldiklerinde aynı titizliği göstermemesine ne demeli? Bu durumun caydırıcılığa bağlı nedenlerle ortaya çıktığını düşünüyorum. Aynı kişi ancak farklı ülkelerde gösterilen farklı davranışlar…
***
Tabi ki etik davranış yalnızca kural ve cezalara bağlı değil. Bunun bir örneğini de Konya Valimiz İbrahim Akın’ın 2025 yılı Konya’nın ilk 6 aylık verilerinde gördük. Operasyonlarla yılın ilk 6 ayı il geneli tüm suç oranlarında diğer yıla oranla bir azalma olmuşken yalnızca trafik kazalarında bunun önüne geçemedik. Oysa ki şehir içi çok fazla EDS olmasına rağmen… Tabi bu durumun da şahsi birçok farklı nedenini saymak mümkün.
Ancak yine de dünyanın bir problemi olan ve bittiğinde -Allah’ın vermediği sürece- yenileyemeyeceğimiz ya da üretemeyeceğimiz kaynağımız su konusunda da derhal zaruri tedbirler alınmalı.
İlk olarak eğitimle ancak gerekli yerlerde de yasalarla su noktasında daha fazla geç kalınmadan harekete geçilmeli.