Geçtiğimiz Pazar günü yapılan Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS), hukuk camiasında son dönemin en çok tartışılan başlıklarından biri oldu.
Hukuk fakültesinden mezun, genç hukukçular için mesleğe adım atabilmenin yolu olan bu sınav, yalnızca bir baraj niteliği taşımıyor. Zira HMGS ile birlikte fakültelerin eğitim anlayışında, öğrencilerin kariyer planlarında önemli değişim ve dönüşümler yaşanmış durumda ve yaşanmaya da devam ediyor. Biz de bu hafta köşemizde, HMGS’ye hazırlanan genç hukukçu Ayşenur Özdemir’e hem sınavı hem de fakülte sonrası süreci sorduk.
1.Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Hukuk fakültesi okumaya nasıl karar verdiniz, hangi üniversiteden mezun oldunuz, şu an neler yapıyorsunuz?
-Merhabalar, ismim Ayşenur ÖZDEMİR, 24 yaşındayım. Hasan Kalyoncu üniversitesi, hukuk fakültesi mezunuyum. Hepimiz aşinayızdır: Büyüyünce ne olacaksın sorusu. Çok net hatırlıyorum, resim dersimizde gelecekteki mesleğimizi resmedecektik. O an anladım ki, bütün meslekler arasından hayalimi tek bir noktaya kilitlemeliyim. Bir çok meslek hayal etmişimdir: Astronot, asker, yazar ve beni özgür kılacağını düşündüğüm bir çok meslek. Tek bir nokta belirlemek zorunda kaldığımda dedim ki: Peki beni ve diğer insanları en özgür kılacak meslek? Hakimlik-savcılık. Şu an öğrenciyim hala, yolda olmayı seviyorum.
2. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS) tam olarak nedir?
-Hukuk mezunlarına tabi kılınan, 2024'te ilk defa ve sonrasında yılda iki defa girilen bir sınavdır.
3. Sizce HMGS’nin getirilme amacı neydi? Bu sınavın ihtiyaçlara bir yanıt olarak tasarlandığını söylemek doğru olur mu?
-Hukuk mezunlarını ölçmek ve belli bir bilgi birikimine getirmek hedefleniyor lakin ben bu konuda şöyle düşünüyorum: Herkesin bilgiyi öğrenim şekli ve süresi farklıdır. Herkesi aynı şekilde sınava tabi tutmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Herkes için farklı özellikli sistemler kurabildikçe hepimiz verdiğimiz emeklere daha çok sarılıp hukuki ve toplumsal ihtiyaçlara cevap verebiliriz.
4. HMGS ile hedeflenen amaçlara ulaşıldı mı? Sınavın gerçekten mesleki kaliteyi artıran, nitelikli hukukçuları seçen bir araç olduğunu düşünüyor musunuz?
-Bütünsel olarak bakıldığında hayır, ama zorunlu kılındıkça insanlar bu siteme ayak uydurmak zorunda kalacak ve insan her şeye dileyince alışabilen bir varlık, işte o zaman çark işlemeye başlayacak, sınav ile hedeflenenler gerçekleşecek lakin emin ellerde miyiz orasını sorgulamayı değerli okuyucularımıza bırakıyorum.
5. Sınavın getirilmesiyle birlikte hukuk fakülteleri ve mezunlar ne gibi değişimlerle karşılaştı? Eğitim yaklaşımı, öğrenci tutumu, mezunların yol haritası açısından neler değişti?
-Hukuk mezunlarının yüzde yüz iş bulma imkanın ortadan kalkmasıyla zorunlu yan meslek dallarının oluşturulması gerektiğini düşünüyorum. Hukuk mezunlarının HMGS'yi kazanana kadar ne tür bir süreçle yüz yüze kalacağını zaman gösterecek. Umarım bu konuda girişimcilerimz olur ve krizdeki fırsatlar yakalanır.
6. HMGS sizin için ne ifade ediyor? Kariyer planlamanızda bu sınav nasıl bir rol oynuyor?
-Yolda geçilmesi gereken asla amacım olmayan, hayatımda sadece bir durak. Çünkü benim için iyi eğitim, öğrenim şekli uygulamada öğrenmek. Bende bu süreçte kendim adıma yenilikler yapmak için adımlar atıyorum, örneğin yabancı dil eğitimime ağırlık vermeye başladım.
7. Bu sınava hazırlanan hukukçular arasında genel bir tutumdan söz etmek mümkün mü? Mezunlar arasında umut, kaygı, belirsizlik... Hangi duygular daha baskın?
-Tabi ki, tüm olumsuz duyguları da beraberinde getiriyor; Hele ki, söz konusu bu ülkenin faydası için devlet kavramını daha da pekleştiren gençlerken. Biz gençler güzel şeyler yapmak isterken bu sınavı özümüzde engel gibi görüyoruz, üzülüyoruz.
8. Sizce HMGS’nin soru yapısı ve içeriği mesleğe hazırlık açısından yeterli mi? Gerçekten ölçülmesi gereken bilgi ve becerileri mi ölçüyor?
-Bunu tabiki ben ve benim gibi sınava katılanlar en iyi şekilde cevaplayabilecektir diye düşünüyorum. Hayır, tabiki sorular arasında oturmuş belli bir sistem göremedim henüz. Bir kaç sınav sonra sınava ilişkin taktikler daha net oluşturulmaya çalışılacaktır. Lakin bu durum, sınava hazırlanan kişileri ezbere sürükleyecek ve hiç bir zaman HMGS'nin tam ölçüm kapasitesine sahip bir sınav olamayacaktır.
9. Sınavın kapsamı sizce yeterli mi, eksik kalan yönleri var mı? Bir hukukçunun sahip olması gereken donanımı yansıtıyor mu?
-Bir çok hukuk fakültesinde anlam ve yorum üzerinde dersler işlenmekte, hocalarımız "Kanun ve madde ezberlememize gerek yok arkadaşlar." şeklinde telkinlerde bulunmaktaydı öğrencilik yıllarımda lakin görüyoruz ki saygıdeğer hocalarımızın artık bu doğrultuda konuşması mümkün olamayacak. Belki de daha çok sınava yönelik ders işlenecek, bu durum da hukuk fakültesinde öğrenilmesi gereken bazı kazanım ve edinilmesi gereken donanımlar hususunda mezunların eksiklikler yaşamasına neden olabilecektir.
10. HMGS’nin hukuk fakültelerindeki eğitim kalitesi üzerinde bir etkisi oldu mu? Fakülteler bu sınava göre şekilleniyor mu, yoksa hâlâ arada bir kopukluk mu var?
- Evet, sınav duyumları oluştuğundan itibaren her hocamız kendi bilgi birikimine göre hareket etmiştir, bazıları sınava yönelik bazıları kendi ölçüm kriterlerine göre bizleri yetiştirmiştir.
11. Hukuk fakültelerinin sayısındaki artış göz önüne alındığında, HMGS sizce gerçekten “eleme” işlevi görüyor mu? Yoksa daha köklü yapısal değişikliklere mi ihtiyaç var?
-Tam olarak neyi eliyoruz ya da ne yapıyoruz? Umarım bunu, sınavı savunan değerli insanlarımız bir kez daha düşünür. Zaten büyük bir sistemin içindeyiz, büyük sisteme odaklanmayıp alt dalcıklar oluşturmaya çalışılıyor. Büyük sistemi görmek, bütünsel düşünmek ile adaletin vuku bulacağına ve adaleti tesis edecek hukukçuların yetişeceğine inanıyorum.
12. Bu sınav her mezun için eşit mi? Bölgesel farklılıklar, ekonomik imkânlar, eğitim kalitesi gibi etkenler bu sınavda nasıl hissediliyor?
-Kişisel durumlar göz önüne katılıp "iyi, doğru, adil olan" sorgulanmadıkça eşitlik ve adalet olmayacağını düşünüyorum. İnternet çekim hızı, coğrafi konum, eğitime nasıl ulaşabileceğimiz vb. durumlar her öğrenci ve ailesi adına sorun haline gelmekte, bu konu artık toplumsal mesele haline gelmektedir.
13. HMGS’ye hazırlananlara bir tavsiyeniz var mı? Geriye dönüp baktığınızda “keşke şunu daha önce bilseydim” dediğiniz bir şey var mı?
-Hukukta "müktesep hak" deriz, yani aslında cebine koyduğun ve kimsenin alamayacağı bir kazanım gibi düşünebilirsiniz bu terimi. HMGS ile müktesep hakkımız cebimizden çıkmaktadır. Dolayısıyla her an tetikte olun ve bu sınavı ilk girişinizde, sonrasında ayak bağıymış gibi hissetmeyeceğiniz şekilde geçin ya da algılarınızı tamamen açıp kişisel gelişiminiz için yeni yollar üretin
14.Hukuk fakültesi seçecek olanlara tavsiyeniz var mı?
-Sadece oyuncuyuz, oyunu daha iyi oynamaya bakın. Her daim pozitife odaklanın ve kendinize bol bol sarılın.
Kıymetli okuyucularımız soru ve yanıtlarımızın sonuna gelmiş bulunmaktayız. Yazımızı sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederiz. Hayallerimiz ve hedeflerimiz için geçilmesi gereken yollar zorlu ve sıkıcı olsa da çabalamalı ve hayatın sunduğu fırsatları çok iyi değerlendirmeliyiz. HMGS'ye katılan tüm hukukçularımızın çalışmalarını belgeleyecek sonuçlar almalarını temenni ederiz.
Yazımıza ilişkin soru ve görüşleriniz için [email protected] adresi üzerinden tarafımızla iletişime geçebilirsiniz. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, esenlikler.