Merhaba sevgili okur,
Geçtiğimiz hafta çocukların çizdiği resimlerde renklerin neler anlattığını konuşmuştuk. Bu hafta ise resimlerde yer alan insan figürlerinin, insan uzuvlarının sessiz ama derin anlamlarını birlikte keşfedeceğiz. Figürlerin büyüklüğü, detayları eksiklikleri ya da abartıları… Tüm bunlar çocuğun iç dünyasına, kendilik algısına ve çevresiyle kurduğu ilişkilere dair ipuçları sunar. Bazen çocuklar, yaşadığı duyguları çığlık çığlığa anlatmaz. Ama bir resimdeki abartılmış eller, eksik gözler ya da dev baş figürleri yaşadıkları hakkında bizlere ipucu verir.
Çocuk insan figürü çizerken aslında bir hikâye anlatır. Resim yorumlama yaptığım bir çocuk, tüm ailesini çizip, babasının yüzünü boş bırakmıştı. Göz, ağız, burun hiçbir uzuv yoktu. Neden böyle çizdin diye sorduğumda; “babam evde ama hiç bakmıyor, hiç konuşmuyor sadece telefonuyla ilgileniyor” demişti. Aslında o eksik yüz, çocuğun duygusal bağ kuramadığı bir ebeveyni temsil ediyordu.
Şimdi birlikte tek tek uzuvları inceleyelim. Baş kısmının büyük olması, zihinsel meşguliyetlerin, düşünülen çok şeyin olduğunu gösterir. Bunu endişeli zihinlerin dışavurumu olarak düşünebiliriz. Yüz detayları ise duyguların etiketi gibidir. Eğer çocuk yüz çizgilerini silik, pasif çiziyorsa bu iletişim eksikliğine, net çiziyorsa sosyal ilişkilerin kuvvetli olduğuna işarettir. Göz detayı oldukça çarpıcıdır. Gözlerin normalden büyük çizilmesi, çocuğun çizdiği kişiden baskı gördüğünü, o kişi tarafından sürekli gözlendiğini, eleştirildiğini hissettiğini düşündürür. Gözler hiç çizilmemiş ya da küçük çizilmişse çocuk görmezden gelindiğini, kimsenin onu fark etmediğini hissediyor olabilir. Kulaklar da önemli ipuçları taşır. Kulakların hiç çizilmemesi, olumsuz eleştirilerden kaçınma isteği ya da söylenenleri duymak istememe haliyle bağlantılı olabilir. Özellikle anne-baba figürlerinde kulakların detayına bakmak, çocuğun aile içi iletişimi hakkında bilgi verir. Resim yorumlama yaptığım bir başka çocuk, babasını kulaksız çizmişti. “Babana kulak eklemeyi unuttun galiba” dediğimde “beni hiç dinlemiyor” demişti. İşte bu, sadece bir çizim değil, çocuğun duygusal deneyimlerinin yansımasıydı.
Uzuvlardan devam edecek olursak, burun; hakimiyet çabası, cinsellik, agresyon, fiziksel sorunlar hakkında bilgi verir. Sivri ve büyük çizimine dikkat etmek gerekir. Ağız ise iletişim ve duygusal baskı konusunda önemli bir detaydır. Büyük bir ağız, kötü sözlerden etkilenme ya da baskı altında kalma hissini; çok küçük bir ağız ise ifade özgürlüğü kısıtlılığını temsil edebilir. Ağız çizilmemesi, çocuğun ifade edemediği bastırılmış duyguları olduğunu düşündürür. El, kol ve ayak detayları ise çocuğun hayatla ve çevresiyle kurduğu ilişkiyi gösterir. Eller, güç, kontrol ve iletişimle ilgilidir. Şiddet gören çocuklar, özellikle otorite figürlerinin ellerini büyük ve baskın çizebilir. Kollara gelecek olursak, kısa olması kendini ifade etmede ya da harekete geçmede yaşanan zorluklara işaret edebilir. Ayaklar ise güven duygusuyla, özgürlük ve destek hissiyle bağlantılıdır. Ayaksız ya da küçük ayaklı figürler, çocuğun kendini güvensiz hissettiğini gösterebilir. Bir çocuğun sürekli arkadaşlarının ellerini kocaman yumruk şeklinde çizmesi dikkatimi çekmişti. Bu çocuğun okulda sık sık fiziksel tehditlere maruz kaldığı bir resimle anlaşıldı. Bu çizimler ise yaşadığı agresif ortama dair ipuçları taşıyordu.
Bir çocuk bazen konuşmaz, anlatmaz, ama çizer… Resimler tek başına tanı koydurmayabilir ama bir uzman gözüyle bakıldığında, çocuğun dünyasına açılan kıymetli bir kapıdır. Belki de bir çocuğun kaleminden çıkan en sessiz çığlık, en renkli anlatım, o küçücük ellerle çizdiği kocaman bir figürdedir… Her çizginin bir anlamı, her eksikliğin bir hikâyesi olabilir.
Peki ya çocuk, kendini sayfanın neresine çizer?
İşte haftaya bu sorunun peşine düşeceğiz, çizimlerde mekân kullanımı ve objelerin anlamı üzerine konuşacağız. Figürlerin konumlandırıldığı yerler, boşluklar, baskın bölgeler ve hepsinin ardındaki duygular üzerine konuşacağız.
Şimdiden küçük bir ipucu: Bazen en çok boş bıraktığımız yer, en çok dolu hissettiğimiz yerdir…
Merak edenleri birlikte anlamlandırmak için beklerim.