Son 15 yıldan itibaren geçmiş tarihlerde değişik gazetelerde yazdığım yazıları yayınlamaya ve FETÖ’nün içyüzünü açıklamaya devam ediyorum.

Feto’ya nefretim nasıl başladı?

Hemen belirtmeliyim ki; Fetö’ye karşı olmamın temelini özel sohbetlerinde ve eğitim çalışmalarında “Evlatlarınızı o yapıya teslim ederseniz yahudiye asker yetiştirmiş olursunuz” diyen Erbakan hocam atmıştı. Erbakan hocamın ona ve onun da Erbakan hocama olan tavrını bildiğim için zaten bir karşıtlığım vardı ancak bu tavrım aşağıda anlattığım olaylarla iyice pekişmişti.

1991 yılının ilk ayları idi. ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, işgal etmiş olduğu Kuveyt’ten çıkarmak için Irak’a saldırı düzenlemişlerdi. Bu saldırı, birinci Körfez savaşı olarak tarihe geçti. Irak’da, bu saldırıya, İsrail’e zaman zaman füze atarak cevap veriyordu. Bizler de TV başında savaşı gece gündüz anbean takip ediyorduk.

Irak’tan atılan bir füze, İsrail’de birkaç çocuğun ölmesine yol açmıştı. TV bu haberi verdikten sonra, Fetullah Gülen’in açıklamasına yer verdi. O dönemde bir imam olan adamın ulusal TV’lerde açıklaması nasıl yer alıyor konusu düşündürücü olsa da bizim odaklandığımız konu başka idi. Evde bir arkadaşımla beraber izlediğimiz açıklama şöyleydi: “Ölen İsrailli çocuklar gözümde tülleniyor.” O anda TV başında ayağa kalkarak karşımdaymış gibi aynen şöyle tepki verdiğimi bugün gibi hatırlıyorum: “Ulan şerefsiz, yıllardır ölen Filistinli çocuklar hiç gözünde tüllenmedi, ama ölen 3 Yahudi çocuğu hemen gözünde tüllendi öyle mi? Ne bu İsrail sevgisi?”

İşte o anda Erbakan hocamın yukarıdaki sözünün haklılığı gün gibi ortaya çıkmıştı.

Feto’ya olan nefretim işte o tarihte yani 1991 yılında başladı. Daha sonra TV lerden verilen salya sümük vaazlarını bile dinlemeye tahammülüm olmaz, “defol riyakâr adam” diyerek hemen kanalı değiştirir veya kapatırdım.

Daha sonra ki yıllarda başlattığı dinler arası diyalog toplantıları, benim bu adama ve cemaatine olan nefretimi iyice arttırdı. Sanıyorum 2007 yılında, Merhaba gazetesindeki köşemde “Tevhid dini ile Teslis dini arasında nasıl diyalog olur?” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Daha sonra bunlar aleyhine defalarca yazılar yazdım, TV ve radyo programlarımda sert eleştiriler yaptım. Yazılarım nedeniyle hedefe konmuştum.

Bundan sonraki attığı her adım ve söylediği her söz ben de bu adamın İsrail’in ve ABD’nin uşağı olma düşüncemi kuvvetlendirdi. Papa’ya yazdığı mektuptaki ifadeleri, 28 Şubat’taki tutumu, Çevik Bir’e yazdığı övgü dolu mektubu, Ecevit’i ve Demirel’i öve öve bitiremezken merhum Erbakan hocamızla ilgili söylediği; “O zatla gönül birliğimiz yok” ifadesi ve son olarak Mavi Marmara olayında “İsrail otoritesinden izin alınmalıydı” sözü… Bütün bunlar bu adamın dış güçlerin adamı olduğunun apaçık göstergeleridir.

Bütün bunlar, bende tabi ki Allah rızası için o kadar kine dönüştü ki, şu anda intörn doktor olan küçük oğlum Eymen’i başarılarından dolayı sık sık Sabah dershanesinden aradıkları ve ücretsiz kayıt edeceklerini söyledikleri halde dönüp bakmadım ve onlara şu cevabı verdim: “Ben, yürüdüğünüz yolu asla tasvip etmediğim için çocuğumu size teslim etmem.”

Geldiğimiz noktada ne kadar doğru bir yolda yürüdüğümü daha iyi anlıyorum. Beni bu haşhaşi topluluğundan uzak tuttuğu, zerre-i miktar kadar onların yanında bulundurmadığı, onlarla irtibata geçirmediği ve 25 yıldır onlara karşı bende oluşturduğu tiksinti için Rabbime sonsuz şükrediyorum.

***   ***   ***

15 Temmuz artık bunların niyetini iyice açığa çıkardığı gündür. Bu tarihten sonra, hâlâ bunlara sevgi duyan varsa bunların da vatan haini olduğu kesindir. Cumhurbaşkanımızın yaptığı; “bunların tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet içindedir” değerlendirmesi 15 Temmuz’dan önce doğruydu. Şimdi bu haşhaşi topluluğa ve onun başındaki İsrail uşağı psikopat hayduta kim sempati duyuyorsa baştan ayağa hepsi vatan hainidir.

Bu darbe girişimini de kesinlikle ABD ve CIA ile birlikte planlamışlardır. Türkiye’nin gelişmesini ve büyümesini istemeyen dış güçler ile içerideki uzantılarının, Türkiye’nin yolunu kesmek için bu planı yaptıklarından, ülkemiz yönetimini ABD’nin güdümüne devretmek, ayrıca kardeşi kardeşe düşürmek ve Türkiye’yi de yeni bir Suriye yapmak istediklerinden, bunun için de bu adam bozuntusunu kullandıklarından zerre kadar tereddütüm yoktur.   

Ülkemizde her 10 yılda bir yaptıkları darbelerle milletimizi çok süründürmüşler ama bu defa karşılarında çelik gibi eğilmeyen bir lider ve şanlı bir millet bulmuşlardır. Bu şanlı millet, liderinin çağrısına uyarak kıyama kalkmış, bir gecede binlerce destan yazmış,  Asım’ın nesli olduğunu ve namusunu çiğnetmediğini, çiğnetmeyeceğini dünya âleme göstermiştir. 

***   ***   ***

Bundan sonra duracaklar mı? Asla… Pensilvanya’daki çete reisinin, haydut başının “Ahmaklar, sürüler, şimdilik eğlenin bakalım, bayram yapın bakalım” sözleri durmayacaklarını ve yeni planlar uygulayacaklarını gözler önüne seriyor.

Ama ne yaparlarsa yapsınlar bu şanlı millet yeni destanlar yazmaya ve vatan için ölmeye hazır olduğu sürece, planları tutmayacaktır İnşaallah… Zira Allah, bu millete, İslâm Âleminin birleşmesi ve güçlenmesi gibi ulvi bir görev yüklemiştir. Ve bu görev yerine getirilecektir Allah’ın izniyle…

Şunu da belirtmek gerekiyor ki; kışkırtma ve provokasyonlara gelmeyelim, kardeşi kardeşe düşürecek oyunlara karşı da uyanık olalım.

Menfaatleri için dini nasıl kullandılar?

Selamün Aleyküm Osman amca. Senin İzmir'deki arsanı istiyoruz.
- Satarım. Fiyatta anlaşalım yeter ki…
- Yanlış anladınız, biz arsayı satın almak istemiyoruz, sadece istiyoruz.
- İstiyoruz ne demek? Bedava mı?
- Bedava değil, Allah rızası için. Yani cennet karşılığı, Rasûlullah'a komşu olman mukabilinde.
- Nasıl yani?
- İzah edelim efendim. Muhterem Fethullah Gülen Hoca efendi hazretlerinin size selamı var. Üç gün önce Rasûlullah'ı rüyasında görmüş. Peygamber efendimiz hoca efendimize demiş ki: Osman'a benden selam söyleyin. Torbalı'daki 20 dönümlük arsayı Allah rızası için cemaate bağışlasın ama hiç para almasın. Eğer bunu yaparsa cennette bana komşu olacak.

***
- Selamun Aleyküm Mahmut amca. Osman amcanın Allah rızası için bağışladığı Torbalı'daki arsaya okul yaptırıyoruz. Bu okulun inşaatını yapmanızı istiyoruz.
- Nasıl yani? Hiç para almadan, karşılıksız mı?
- Karşılıksız olur mu? Allah rızası için. Bundan büyük karşılık mı olur? Muhterem Fethullah Gülen Hoca efendinin size selamı var. Dün gece Rasûlullah'ı rüyasında görmüş. Peygamber efendimiz ona demiş ki: Mahmut'a söyleyin okulun inşaatını bitirsin. Tabi eğer cennette bana komşu olmak istiyorsa.

***

- Hoş geldiniz muhterem öğretmen kardeşlerim. Biliyorsunuz bu okulu hayırseverlerin bağışlarıyla inşa ettik ve beş kuruş harcamadan okulu eğitim-öğretime hazır hale getirdik. Şimdi sıra sizde. Bu okulda siz görev yapacaksınız. Ama fazla para beklemeyin. Asgari ücretle çalışacaksınız. Fakat bu emeğinizde Allah rızası var. Cennet var. Zorluk var ama Rasûlullah'a komşu olmak var. Hoca efendinin sizlere selamı var. Dün gece rüyasında Rasûlullah'ı görmüş. Peygamberimiz, Hoca efendiye demiş ki: Okul inşaatı bitti ama mücadele asıl şimdi başlıyor. O okulda öğretmenlik yapacak civanmert delikanlılara söyleyin, sizden fazla ücret almasınlar. Ne kadar kanaat ederlerse bana o derece yakın olacaklar. Kim daha az ücret alırsa o bana cennette komşu olacaktır.

***

Okula çocuğunu kaydettirmek için gelen ve yıllık 30 bin TL. ücreti çok bulan velilere de şöyle denilir:

- Dün gece Hoca efendi hazretleri Rasûlullah'ı rüyasında görmüş. Peygamberimiz, “fiyat düşürmek için okulun idarecilerini zorlamasınlar” demiş. Peygamber böyle demişken siz herhalde fiyatı indirmemizde ısrarcı olmayacaksınız öyle değil mi?

***

Ve yılsonu hesabı:

 - Muhsin bey, bu yıl kazandığımız para ne kadar?
- Gelirler 45 trilyon 730 bin TL. efendim. Okulun bütün giderlerini Allah rızası için karşıladık. Gider olarak sadece öğretmen maaşları kaldı. Onlara verdiğimiz maaşların toplamı 1 trilyon 250 bin TL oldu.
- Bu ne kardeşim? Bu kadar para verilir mi öğretmene? Allah rızası nerede kaldı?
- Efendim, öğretmen arkadaşlar da zaten aldıkları maaştan her ay 250 TL'yi okula bağışladılar.
- Yani kasada kalan net kâr nedir?
- 44 trilyon 630 bin TL. efendim. Net kârımız bu.
- Bu parayı Western Union ile acilen Pensilvanya'ya havale edin Allah rızası için. Hoca efendi dün gece Rasûlullah'ı rüyasında görmüş. Peygamberimiz ona demiş ki: Fethullah! Okulların cirosunu kasada tutmasınlar, Western Union ile sana göndersinler.

***   ***   ***

İşte bu yolla, bu taktikle toplam 150 milyar dolar ki, Türkiye’nin döviz rezervinden daha fazla bir parayı kontrol eden Fetö, bu paranın büyük kısmını en hızlı yolla Pensilvanya’ya gönderiyordu. Mehmet Şevket Eygi’nin bu tür din baronları için sürekli söylediği bir sözünü hatırlıyorum: “Dini ve manevi değerleri kullanarak para kazanmak, kadın ticareti yaparak para kazanmaktan daha beterdir.”  

Üstelik taktik bununla da bitmiyor. Çete reisinin bizzat kendisi, adamlarının yanında zaman zaman titreyerek, terleyerek, kendinden geçerek güya Allah’tan vahiy alıyor numaralarıyla saf insanları kandırıyor ve kendi kötü emelleri uğruna onları kullanmaktan çekinmiyor.

Şimdi bu sahtekâr mehdi bozuntusuna ve inanarak onun yolundan gidenlere Müslüman denilebilir mi? Dini ve bütün manevi değerlerimizi, menfaatleri için kullanmaktan çekinmeyen bu hainler, aynı ulvi değerlerimizi 15 Temmuz gecesinde de, vatandaşlarımızı öldürmek yolunda kullanmaktan çekinmemişler, pilotlara ve askerlere şöyle emir vermişler: “Ateş etmezseniz, Peygamber Efendimizin şefaatine ulaşamazsınız.”

Mutlaka şunu da ilave etmişlerdir: “Hoca efendi hazretleri, Rasûlüllah’ı rüyasında görmüş, Peygamberimiz demiş ki; bana cennette komşu olmak isterlerse, darbeye karşı çıkanlara ateş etsinler.”

Yüce Rabbim, bunların tamamının bir an önce belasını versin de, ülkemiz bunların şerrinden bir an önce kurtulsun. Daha önce de yazdığım gibi, o haini almak için ABD’ye laf anlatıp durmaktansa, bir yolla hemen gebertilsin ve gâvur diyarına gömülsün de, Müslüman Anadolu toprakları, onun leşi ile kirlenmesin. O psikopat alçak ölmeden Türkiye’ye ihanet bitmez.