Bazen amcalar aman Allah’ın yerden alıp göğe püskürüyorlar.
Sanki dününde bir şeyler yapmış gibi mavra üstüne mavra atıyor. Eskilerin ifadesi ile,
--- Ah ilaca yarayacak bir yapmış olsa da böyle konuşsa, konuştuklarının aslı astarı yok!
Bırak palavra atmayı, eskiler iyi bilir ve anlatırlar;
Ya biri ben senin Cemaziyel evvelini bilirim derse ne olacak?
Osmanlı Döneminde, bir mutemet (devlet memurlarına maaşlarını dağıtan görevli)
Hazineden gelen ve üzerinde “CEMAZİYEL EVVEL” damgası bulunan, para çuvalından kendine don diker.
Hamama gittiğinde, şehrin sakinlerince bu donla görülür. Aradan zaman geçer, bu mutemet iyi bir terfi alır.
Eski tanıdıklarından biri, bir işini görebilmek için eski mutemedin kapısını çalar. Fakat mutemet, yeni mevkisinin verdiği şımarıklıkla, eski dostunu, ahbabını tanımadığını iddia eder.
Bunu üzerine ahbabı;
--- Hadi hadi, ben senin Cemaziyel evvelini bilirim! Der.
Yarın biri eskimiş amcalara;
--- Ben senin falan zaman ne yaptığını bilirim. Diyerek anlatmaya başlayıverir değil mi?
Hamdolsun bizim yola çıktığımız yol arkadaşlarımızla böylesi sıkıntımız, çekincemiz yok! Yola çıktıkları arkadaşlarını yolda bulduklarıyla değiştirmediler.
*
İnsanlar yıktıkları ile değil yaptıkları anılır ve yaşarlar!
Bugün bolca fıkra okuyacaksınız.
Nasrettin Hocaya sormuşlar;
--- Eskiyen ayı ne yaparlar? Hoca hazırcevaptır;
--- Kırpıp kırpıp yıldız yaparlar! Demiş.
Eskimiş politikacıyı ne yaparlar?
Eskimiş bürokratları ne yaparlar?
Eskimişliğin, tecrübe sahibi olmanın daha doğrusu bilirkişi olmanın şanı vardır. Onlar daraldıkça, sıkıştıkça çare arayanların çaresi olurlar.
Referanstırlar, konuşup, yazdıkça daha büyürler.
Ya aksi ifrat ve tefrit, fitne, fesat ocağı olurlarsa da küçülür ve hem zihinlerden hem de kalplerden kaybolur giderler.
**
Buraya kadar anladık mı?
Nasrettin hoca bir gün toplulukta oturuyormuş. Yanındaki adam arkadan osurmuş. Adam iskemlede otururken altıyla gıcırdatmış.
Hoca:
--- Hadi sesini benzettin kokusunu nasıl benzeteceksin? Demiş…
Bir fıkra daha yazacağım inanın cuk diye oturdu;
Nasrettin Hoca Ölmüş. Melek sormuş;
--- Cennete mi, gitmek istersin cehennem mi?
Nasrettin Hoca cennete bakmış herkes tespih çekiyor, bir de cehenneme bakmış herkes dans ediyor. Cennette canım sıkılır, cehennemde canım sıkıldıkça oynarım. Demiş ve cehennemi seçmiş girmiş. Başlamış oynamaya. Şeytan;
--- Eğlence bitti herkes kazanaaaa diye bağırmış……
Bir gün sizin de eğlenceleriniz bitecek ve haydi kazana diye bağıracak olan şeytanlarınız sizi sabırsızlıkla beklemektedirler…