Geçen hafta Ahmet Yıldız, Ahmet Gündüz, Himmet Tömtöm, İbrahim Çiçek ve eski Belçika federasyon Başkanı Erdin Doğan ile Çumra’mızın kasaba köylerdeki eski ve eskimez dostları ziyarette bulunduk.
Her birinde diğerinden farklı dostlarla sohbet etme imkânımız oldu. Sohbet diyorum. Çünkü sohbet birbirini sevenler arasında olur. Öyle değil mi?
Birde insanları bir araya getiren ortak noktalar, ortak sevgiler, ortak düşünceler dahası asgari müşterekler olmasıdır.
Âcizane fakire konuşma fırsatı verdiler. Biz de karınca kararınca bizde olanı kadar anlatmaya gayret ettik. Onlar anlattı biz dinledik. Bizde bilmediklerimizi onlardan aldık.
Simi (Doğanlı) de yeğenin düğünü olan Bayram Cihan’a hayırlı olsun dedik. Çoktandır görmediği dostlarla görüştük.
Apa’da eski belediye başkanı Halil Başkanı ziyaret ettik her zaman açık olan kapısı gibi olan sofrasına oturduk.
Alıssa’da eski muhtar Ali kardeşimizin evinin önünden geçerken korna çaldık.
Alıssa üzerinden Cicek köyümüze ulaştık. Cicek Köyümüzde Hacı Mustafa Çiçek Ağabeye uğradık. Öğle namazı sonrasında cami önünde görüştük. Köyün Akçakocalarımızdan ve aynı rahmetli babamın dostlarından Hacı Mustafa Amcamızın eli öptüm. Babam rahmetlinin gençlik yıllarını Cicek Köyünde geçtiğini anlattı.
Cami önünde eski SSK Bölge Müdürlüğü İdarecilerinden akrabamız Vehbi Karataş ile de görüştük.
Sarıoğlan Karazor Tesislerinde İbrahim Pehlivanın çayını içtik.
**
Sonrasında müteşekkir olan telefonlar aldım.
Beni başkalarından soracağınıza yahut başkalarından dinleyeceğinize bizzat bana sorsaydınız şaşırmazdınız, değil mi?
Ben sizleri ve sizler beni Allah’a hamdolsun şaşırtmadık.
Sevgimiz, sevdamız Allah rızasına dayanır. Ki, bizde başka yapı aramayın!
Bu ölçü üzerinde yaşayışımızı dizayn yani başka deyişle tasarlamak tek gayretimizdir.
Bizim oraların tabiriyle izayına başka yorumlamak istiyorsanız orasını bilemem!
Bizim her zaman bir tek kılavuzumuz olmuştur.
O da cihan nuru insanlığın kurtarıcısı iki cihan güneşi Hz. MUHAMMED(sav) başkası değildir.
Hani Necip Fazıl “SAKARYA” şiirini sonlandırırken;
“”Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!””
Bizde söylenegelen söz vardır;
Kılavuzu karga olanın burnu b…kurtulmaz. Onun içindir ki, kılavuz seçmek çok önemlidir.
Kişi anasını babasını akrabasını seçme imkânı olmayabilir. Ancak, dostunu, arkadaşını, önderini, fikriyatını hülasa kılavuzunu kendi seçebilir. Öyle değil mi?
*
Bir çıkış noktamız var; o da samimiyet, başka deyişle samimi niyet!
İnandığımız gibi yaşamak.
Ya sonrası vefa+ vefa+vefa = ahde vefadır.
Her zaman ifade ettiğimiz üzere vefasızlığı ise imansızlıkla eşdeğer görmekteyiz.
Adam soruyor;
--- Ağabey görüşemiyoruz. Nerelerdesiniz?
--- Her zamanki olduğum yerdeyim. Ya siz nerelerdesiniz? Diye sormam icap eder ama soramıyorum. Şimdi o zaman değil.
Doktor hatta çok iyi doktor da olabilirsiniz. Hastaya doktor ilaç vermezse hiçbir faydası olmayacaktır.
Hastanede doktorlar hastanın morali bozulmasın diye;
Uzman doktorlar sırasıyla hastaya;
--- Kalbiniz, ciğeriniz,, mideniz,
diğeri böbreğiniz,
öbürü beyniniz sağlam.
--- Sağlığınız yerindedir. Dediklerinde. Hasta;
--- Tamam, anladım da ben niye ölüyorum?
Öyle ya ortalık tozpembe falan değil, bu memleket bizim Cenabı Allah yar ve yardımcımız olsun!