Eskiden sigara içmek yolcu otobüslerinde serbest idi. Çumra’dan Konya’ya varıncaya otobüs kör duman olurdu. Sigara içmeyenlerde duman altı oluyordu.
Ben şimdi sigara dumanından rahatsız oluyorum. 25 yıl öncesinde sigara tiryakisiydim ki, günde üç paketin üzerinde sigara içiyordum. Hamdolsun biz kurtulduk. Derken Berber Himmet Tömtöm Kardeşim de kurtuldu. Ahmet Gündüz Başkan ise kalın ince sigara deyip kendini kandırıp içmeye devam ediyor. Allah ikrahını versin!
Şimdi rahatsızlığımdan dolayı sigara bana çok dokunuyor. Hemen duman altı oluveriyorum. Duman altı derken, rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti yazısından dolayı cezaevine atılmıştır. Üst patta vakit namazını eda ederken secdeye varırken uçar gibi oluyormuş. Selamı verip namazı bitirince bir de ne görsün aşağıda mahkûmlar ot içiyorlarmış. Serdengeçti duman altı olmuş. Duman altı olunca demek ki ayakların yere basmıyor uçuşa geçiyorsun.
İnsan taştan sert, gülden naziktir. Dolayısıyla insan hem kırmaya hem de kırılmaya müsait bir yaratılışa sahiptir. Bunu olağan görmek durumundayız. Başka türlü de olamaz. Bu insanın yaratılışına aykırıdır. Ancak aynı insan yaşayışıyla farklı değerlendirmelerde bulunabilir. Hani derler ya; İnandığı gibi yaşamayan, yaşadığı gibi inanmak zorunda kalır. Şiir defterinde bir zaman yazmışım;
İnsanım eşrefi mahlûkatım.
Bazen tâ yerin dibinde,
Bazen meleklerden de,
Yüksek olur katım!
Adam çıkıyor ve diyor ki;
--- Ben değerli biriyim. Daha ötesi de var. Ben keramet ehliyim. Diyenlere alaylıca bu deyim söylenir. “Kerameti kendinden menkul.” Kendinde çok şey gören ve laftan başka ömründe bir şey üretmeyenler için söylenir.
Yazılarımızdan alınanlar olmuş. Eee ne diyebilirim ki, müşteri olup almışsın hayırlı olsun.
Ama niye bu kadar alıngan oluyoruz? Okuyucu hemşerilerim arıyor ve soruyor;
---- Ahmet burada neyi kast ettin hımmmm?
---- Hayır, öyle bir kastım yok. Diyorum. Telefonda kahkahayla gülüyor.
Her şeyi kendine dert etme neme lazım deyiver. Diyen okuyucum;
“Her koyun kendi bacağından asarlar, sözü yanlıştır. Dinimizde nemelâzım demek yok. Bana lâzım demek vardır.
Bu dünyanın cefasından vefasına sıra gelmez. Gafil olmayın, ilme çalışın, geçen günler geri gelmez!” (Süleyman Hilmi Tunahan)
--- Kusura bakma ben öyle sandım. Başka okuyucum;
--- Ali Amca kim, tanıdık biri mi? Ha unutmadan Kuzuculu Köylülerin dama üre gübresi attığını biliyor musun?
---- Bilmez olur muyum? Elbette biliyorum. Zamanı geldi mi Gaz Omarı da Sodurlu Albay Mehmet Ali Şahinin motoru nasıl gıdıkladığını da yazarım.
--- Niye kusur olarak göreyim. Her insan ayrı dünyadır. Ki, her insanın ayrı ayrı parmak izi vardır değil mi?
Dolayısıyla sizin böyle anlamanızı hoş görmek zorundayım. Mesajlara da elimden geldiğince cevap veriyorum. Bazen dörtlüklerle;
İlmek ilmek kilimde desen.
Can bulur buyur desen.
Ve yıllar öncesinden,
Anılara gitsen,
Yeter artık gül desen!
Kahkahayla gülsen,
Kendine gelsen,
Seveni bilsen,
Falanı filanı değil, sevebilsen!
**
Son zamanlarda bir başka duman altı olayı yaşıyoruz Ekim 24’den bu yana terörsüz Türkiye denirken DEM’li Tuncer Bakırhan gibileri şımardıkça şımardı.
Terörün bitmesini elbette istiyorum. Ancak, bunun için seçilen metotla doğacak sonuçları birileri doğru kabul edebilir, ben doğru kabul etmiyorum. Diyen Halil Kaya Başkanıma hak veriyorum.
Bizim buralarda kerahetten keramet umulmaz. Derler aşağılık bir örgütü ve unsurlarını pamuklara sararak bir yere varamayız.
Bizim Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz büyüktür.
Dünden bugüne bütün şehitlerimizi yakınlarını dolayısıyla Türk Milletini üzecek yapılanmalar içinde olunmaması gerekiyor.
Kabullenilmeyen Türklerin en büyük Türk Devletimiz de Cennette kuruldu.
Tarihte en büyük Türk Devleti ne Asya’da ne steplerde ne de Anadolu’da kuruldu.
Biz Türkler tarihte; en büyük devleti arşın 7. katında kurduk. Hiçbir devlet, hiçbir millet, hiçbir ordu tarih boyunca Türk kadar toraklarına, bayraklarına Türk kadar kanını akıtmadı. Milleti, Devleti yaşasın diye candan geçtiler. Niye başka milletler canlarından geçmedi?
Dünden bugüne Türkü yenemiyorlardı, yenemezler çünkü biz Türklerin göklerde de bir ordumuz var ve bu orduyu yenebilecek güç yoktur.