CUMHURBAŞKANI VE TRT'NİN TARAFSIZLIĞI
Anayasada tarafsızlık kelimesi üç yerde geçiyor. Biri, 133. maddenin üçüncü fıkrası! Hüküm şöyle: Devletçe kamu tüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamu tüzelkişilerinden yardım gören haber ajanslarının özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı esastır.
Anayasa böyle diyor ama TRT, AKP'nin yayın organı gibi çalışıyor. Bunu bilmeyen yok. Üstelik TRT'ye tüm vatandaşlardan alınan vergilerden pay aktarılıyor, ayrıca bir kısım faturalardan TRT payı alınıyor.
Yani hepimiz TRT'ye para ödüyoruz ama TRT Devletin değil, AKP'nin yayın organı olarak çalışıyor. Bu durum açıkça Anayasa'ya aykırı olmakla birlikte kimsenin umurunda değil.
Fakat dindar olduğunu iddia eden bir hükümetimiz var. Onun için belirtmek zorundayım ki bu durum dine de aykırı! Zira siz, muhtelif partilere oy veren vatandaşlardan topladığınız paraları TRT'ye aktaracaksınız ama TRT'yi kendi partinizin yayın organı haline getireceksiniz. Sizce diğer partilere oy veren vatandaşlar bu parayı helal eder mi?
Öyle anlaşılıyor ki dindar hükümetimiz açısından haram helal kavramı o kadar da önemli değil. Kendi menfaatlerine hizmet eden her şey mubah, her şey meşru!
Ne de olsa onlar cihat ediyor. Küfür düzenini kaldırıp yerine şeriatı getirecekler. Şeriat düzeni gelinceye kadar böyle şeyler olur. Ondan sonra gerekeni yaparlar.
Gelelim Anayasadaki tarafsızlık kelimesinin geçtiği diğer düzenlemelere!
101. maddenin başlığı şöyle:
1. Cumhurbaşkanı
A. Nitelikleri ve tarafsızlığı
Bu maddede Cumhurbaşkanı'nın nitelikleri düzenleniyor ve son fıkrada, Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer. deniliyor.
Tarafsızlık kelimesi son olarak bir de 103. maddede geçiyor. Bu madde Cumhurbaşkanının andiçmesini düzenliyor.
Birinci fıkrada, Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçer: denildikten sonra ikinci fıkra yemin metnini düzenliyor.
Yemin metni şöyle bitiyor:
!Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevitarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim.
Sayın Cumhurbaşkanı da seçildikten sonra Meclis kürsüsüne çıktı ve görevini tarafsızlıkla yerine getireceğine dair and içti.
Peki Cumhurbaşkanı şu anda tarafsız mı?
Hayır!
Sanki AKP genel başkanı gibi mitingler, açılışlar yapıyor ve AKP'ye oy istiyor. Verin bize 400 milletvekilini Başkanlık sistemini getirelim diyor. Muhalefet partilerine çatıyor, liderlerine hakaret ediyor.
Ne var bunda? diyebilirsiniz.
Zaten bu yemin dinen geçerli bir yemin değil, Kur'an üzerine el mi bastı? diyebilirsiniz.
Bu düzen küfür düzeni! Hele bir değiştirelim, ondan sonra tarafsızlık ilkesini hayata geçireceğiz, şimdilik takiye yapıyoruz diyebilirsiniz.
Başörtüsü serbest oldu ya gerisi önemli değil de diyebilirsiniz.
Ama o zam ne olur biliyor musunuz?
O zaman Devlet Hukuk Devleti olmaktan çıkar.
Devletin Cumhurbaşkanı Anayasayı umursamaz, bakanı Anayasayı tanımaz, bürokratı kanunu tınlamazsa hukuk devleti gider yerine otoriter bir devlet gelir.
O zaman başta siz feryat etmeye başlarsınız.
Menfaatleriniz haleldar olduğu zaman çalacak kapı bulamadığınızda!
Meselâ taşınmazınız yok pahasına kamulaştırıldığında dava açamadığınız ya da sizin lehinize karar verecek bir hâkim bulamadığınızda!
Meselâ sizin çocuğunuz hak ettiği halde işe giremezken torpilliler yüksek maaşlarla çok iyi kadrolara yerleştirilmeye başlandığında!
O zaman hukuk devletinin kıymetini anlarsınız ama iş işten geçmiş olur.
Onun için, gelin hukuk devletine kıymayalım. Beğensek de beğenmesek de, değişinceye kadar kanunlara bağlı kalalım. Eşitlikten ve tarafsızlıktan taviz vermeyelim.
Yoksa olan hepimize olur.