Tarım gerekli ve vazgeçilmez bir sektör olduğuna göre bazı problemler de büyümeden halledilmeli. Zaten tarımda büyümüş ve senelerdir süren miras meselesi ve arazilerin bölünmesi gibi problemler vardır. Bunlar için devletin acilen “Arazi Ofisi” kurması gerekmektedir. Geçen gün bir yemekte birlikte olduğumuz bir arkadaş altı kardeşiz beşimiz miras bölüşümüne tamam diyor bir kardeşim hayır deyince işler sürüncemede kalıyor demişti. Maalesef bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Bazı araziler devletçe tespit edilen arazi büyüklüğünün altında olduğundan veya bölününce bu büyüklüğün altında kalacağından miras paylaşımı yapılamıyor.
5403 sayılı toprak koruma ve arazi kullanımı kanununa tabidir denilmektedir. Bu kanunla asgari tarımsal arazi büyüklüğü ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü belirlenmiş ve belirlenen asgari büyüklüğe erişmiş tarımsal araziler, bölünemez eşya niteliği kazanmıştır. Ayrıca kanunda mirasa konu tarımsal araziler ile yeter gelirli tarımsal arazilerin devri ile ilgili düzenlemeler yer almaktadır.
“Tarım ve Orman Bakanlığının 2021 yılında yayınlamış olduğu genelgeye göre Tarımsal Arazi Büyüklükleri şöyle tespit edilmiştir: “Tarımsal arazilerde ekonomik bütünlük, asgari tarımsal arazi büyüklüğü ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü tespiti aşağıdaki kriterlere göre belirlenir. Burada bazı maddeler verilmiş olup tamamı verilmemiştir.
a) Malikin aynı ilçe sınırları içindeki tarım arazilerinin aralarındaki Yönetmelikte belirlenen mesafe ile örtü altı tarım arazilerinde 1 dekar, dikili tarım arazilerinde 5 dekar, sulu ve kuru tarım arazilerinde 10 dekar ve üzerinde ise bu araziler arasında ekonomik bütünlük oluşturduğu kabul edilir.
ç) Paylı tarım arazilerinde kişinin tarım arazisi içindeki pay miktarı dikkate alınarak ekonomik bütünlük değerlendirmesi yapılır.
d) Asgari tarımsal arazi büyüklüğü; mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 20 dekar, dikili tarım arazilerinde 5 dekar, örtü altı tarım arazilerinde 3 dekardır.
e) Yeter gelirli tarımsal arazi büyüklükleri; örtü altı tarım arazilerinde 3 dekar, dikili tarım arazilerinde 10 dekar, kuru ve sulu tarım arazilerinde ise il ve ilçelerin bölge farklılıkları göz önünde bulundurularak 5403 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı listede belirlenmiştir.
Genelgenin “İKİNCİ BÖLÜM” ünde İfraz, Hisselendirme ve Vasıf Değişikliği İşlemleri hakkında maddeler açıklanmıştır.
o) 3083 Sayılı Kanun kapsamında bulunan alanların ifraz ve hisselendirme işlemlerinde norm büyüklükleri esas alınır. Norm büyüklüğü belirlenmeyen arazi sınıfları için 5403 Sayılı Kanunla belirlenen büyüklükler esas alınır. “3083 Sayılı Yasaya göre Toprağın Derecelendirilmesi: Toplulaştırma işlemlerinde toprağın uygulama tarihindeki rayiç bedeli, verimliliği, özellikleri, yerleşim yerlerine olan mesafesi, konumu gibi unsurlar esas alınarak değiştirilecek toprakla denkliğini sağlamaktır”. “5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu: gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal “arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektir.”
Genelgenin “ÜÇÜNCÜ BÖLÜM” ünde Tarım Arazilerinde Mülkiyet Devri İşlemleriyle ilgili uyulması gereken hususlar belirtilmiştir. Burada da bazı maddelere yer verilmiştir.
a) 5403 sayılı Kanunun 8/B maddesi üçüncü fıkrası gereğince, tarım arazilerinde; ifraz, hisselendirme, pay temliki, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi, elbirliği mülkiyetinin devri, paylı mülkiyet olarak intikal, taksim ve vasıf değişikliği işlemlerinde Bakanlığımız il/ilçe tarım ve orman müdürlüklerine soru konusu edilerek alınacak cevaba göre işlem yapılması gerekmektedir.
g) Tarım arazilerinde asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki payların paydaşlara aynen devri halinde; paydaşlar, bu taşınmazların devri ile ilgili yapılacak işlemlere ilişkin harçlardan, bu işlemlerle ilgili düzenlenecek kâğıtlara ilişkin damga vergisinden ve tapu döner sermaye ücretlerinden muaftır.
ğ) Sulu ve kuru tarım arazilerinde 20 dekar ve üzeri, dikili tarım arazilerinde 5 dekar ve üzeri, örtü altı tarım arazilerinde 3 dekar ve üzerinde paylar muafiyet kapsamında değildir.
m) 5403 veya 3083 Sayılı Kanunlar kapsamında, arazi toplulaştırma sahası ilan edilen alanlarda, arazi toplulaştırması işlemleri sonuçlanıncaya kadar arazilerin mülkiyet ve zilyetliğin devir, temlik, ipotek ve satış vaadi işlemlerinde; tapu müdürlükleri tarafından, DSİ ve projeyi uygulayan birimden projeye uygunluğu açısından, genel esaslar açısından ise Bakanlığımız il/ilçe müdürlüklerinden görüş alınması gerekmektedir.
Genelgenin “DÖRDÜNCÜ BÖLÜM” ünde Tarım Arazilerinde Miras Yolu ile Mülkiyet Devri İşlemleri hakkında uyulması gereken hususlar bildirilmektedir.
a) 15/5/2014 tarihinden önce gerçekleşen ölümlerde, murisin üzerine kayıtlı tarım arazilerinin intikal işlemleri 5403 sayılı kanunun Geçici 5’inci maddesi hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilir.
b) 15/5/2014 tarihinden önce ölen ve üzerinde tarımsal nitelikli taşınmaz bulunan murislerin, mirasçılarında Kanunun yayımı tarihinden sonra ölüm olması halinde, Kanundan sonra ölen kişilerin mirasçılarının tarım arazilerindeki miras paylaşımları Kanunun geçici 5. Madde birinci fıkrası kapsamında yapılır.
c) 15/5/2014 tarihinden itibaren ölen kişilerin üzerinde, 15/5/2014 tarihinden önce elbirliği mülkiyeti şeklinde edindiği tarımsal nitelikli taşınmazlar olması halinde, bu taşınmazların paylaşımları Kanunun Geçici 5 inci Maddesi kapsamında yapılabilir.
ç) 15/5/2014 tarihinden itibaren ölen kişilerin üzerinde kayıtlı bulunan tarım arazileri için mirasçıların tapu müdürlüğüne mülkiyet devri talebinde bulunması halinde, tapu müdürlüğü talebi Bakanlığımız il/ilçe müdürlüğüne bildirir. Bakanlığımız il/ilçe müdürlüğü; ekonomik bütünlük, yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü, asgari tarımsal arazi büyüklüğü ve arazi sınıfları arasındaki dönüştürme katsayılarını da dikkate alarak, talep değerlendirilir.
d) 15/5/2014 tarihinden itibaren gerçekleşen ölümlerde, mirasçılar veraset ilamına göre elbirliği mülkiyeti (verasete iştirak) işlemi tesis edebilirler. Tesis edilen elbirliği mülkiyeti işlemi ile Kanun hükümleri çerçevesinde mülkiyetin devri tamamlanmış olmaz. Kanunun 8/C maddesi hükümleri çerçevesinde intikalin tamamlanması gerekir.
g) 5403 Sayılı Kanun hükümlerine tabi mirasçılar, mirasın açılmasından itibaren, terekede bulunan ve ekonomik bütünlüğe sahip olan tarım arazilerinin tamamını mirasçılardan birine veya yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin katlarını sağlaması halinde birden fazla mirasçıya mülkiyet devirlerini aynı zamanda gerçekleştirebilirler.
h) 5403 Sayılı Kanun hükümlerine tabi mirasçıların, mirasa konu tarımsal arazilerin mülkiyetinin devri konusunda mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde anlaşmaları ve mirasa konu taşınmazların tamamının devrini aynı anda Kanunun 8/C maddesi hükümlerine göre sağlamaları durumunda, bu taşınmazların devri ile ilgili yapılacak işlemlere ilişkin harçlardan ve bu işlemlerle ilgili düzenlenecek kâğıtlara ilişkin damga vergisinden muaftır.
ı) 5403 Sayılı Kanun hükümlerine tabi mirasçılar, Kanunun 8/C maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümlerine uygun olarak rızai taksim sözleşmesi düzenleyebilirler.
j) Mirasa konu olan tarım arazilerinin devir işlemleri, murisin ölümü tarihinden itibaren bir yıl içerisinde tamamlanması, tamamlanmaması durumunda, Kanunun 8/Ç maddesi hükümleri kapsamında Bakanlık tarafından mirasçılara Kanun hükümlerinin uygulanması için bildirim gönderilerek üç ay ek süre verilir. Bu süre bildirimin son varise ulaştığı tarihten itibaren başlar. Bu süre sonunda da devir işlemlerinin tamamlanmaması durumunda, Bakanlık mirasa konu tarımsal arazilerin devri için Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde resen dava açabilir. Ayrıca, Kanun gereği verilen süreler içinde mirasçıların her biri yetkili Sulh Hukuk Mahkemesinde paylaşımla ilgili dava açabilir.
k) Devir işlemlerinin yapılması için Kanun gereği verilen bir yıllık ve üç aylık süreler içerisinde veya bu süreler tamamlandıktan sonra da Kanunun 8/C maddesinin ikinci fıkrası veya 8/Ç maddesinin birinci fıkrasında ön görülen davaların açılmaması durumunda da mirasçılar Kanun hükümlerine uygun olarak mülkiyet devri yapabilirler.”
Dedesine ait tarlaları dedesini bile bilmeyen ve tanımamış olan torunların mal paylaşımı yapamadıkları ülkemizin bir gerçeğidir. Her ne kadar “Dördüncü Bölümde” bir yıl ve ek üç aylık süre ve Sulh Hukuk Mahkemesine dava açabilir denilse de bu dava açma ve mahkeme süreci uzun sürmektedir. Varislerden birine ulaşılamadığı son tebliğ tarihi esas alındığından süre uzamaktadır. Buna sınırlayıcı ve zorunlu bir tedbir getirilmelidir.
Miras paylaşıma altı ay –bir yıl gibi zorunlu belirli bir sürede paylaşılamayan durumlarda hukuki kanal açık kalmak kaydıyla arazi ofisi devreye girmelidir. Arazi ofisleri mirasa esas olan arazileri bölgede geçerli rayice göre değerlendirerek öncelikle tarımla ilgili belgesi olan kardeşe veya komşularına satarak onu borçlandırmalı ve miras sahiplerine bedelleri ödenerek arazi bütünlüğü ve büyüklüğü sağlanmalıdır.
Arazi ofisleri miras paylaşımını hızlandıracağı gibi gönüllü toplulaştırma hizmetlerini de yürüterek tarımda istenilen arazi büyüklüklerinin oluşmasına da hizmet etmeli ve devletin bu husustaki yükünü almalıdır. Suyu tasarruflu kullanmak kadar tarım arazilerini de ekonomik büyüklükte kullanmalıyız.