Tıpkı 14 Mayıs 1970’te İstanbul’da milliyetçi-mukaddesatçı çizgideki akademisyen, siyasetçi ve iş insanları tarafından kurulan Aydınlar Ocağı’nın milli kültüre hizmette üstlendiği etkin rol gibi; 8 Kasım 1986’da kurulan Konya Aydınlar Ocağı da bu misyonu fazlasıyla yerine getirmiştir.
Her ocağın müstakil bir genel merkez statüsünde olduğu bu yapıda; günümüze kadar Prof. Dr. Abdülkadir Akçin, Prof. Dr. Abdurrahman Kutlu, Prof. Dr. Şaban Karataş, merhum Dr. Mustafa Akın ve Av. Mehmet Ali Uz (1989-2002) başkanlık görevlerini başarıyla yürütmüşlerdir.
Konya’nın kültür ve fikir semasında bir güneş gibi parlayan derneğin başkanlığını, 2002 yılından bu yana şehrimizin kıymetli kanaat önderlerinden Dr. Mustafa Güçlü deruhte etmektedir. Başkan Güçlü’nün ifadesiyle Konya Aydınlar Ocağı:
“Diğer derneklerden farklı olarak Türk aydınıyla Türk halkını aynı çizgide birleştirmeyi; halkın inancını, kültürünü ve değerlerini daha rafine hale getirip dünyaya sunmayı amaçlar. Bu yönüyle bir partinin veya cemaatin arka bahçesi değil; yelpazenin tüm renklerine açık, İslam’la, Osmanlı’yla ve tarihiyle barışık bir Türkiye şemsiyesidir.”
Konya Aydınlar Ocağı denilince akla gelen meşhur “5S” formülü vardır: Selçuklu Salı Sohbetleri Saat Sekiz. 1996 yılında Sille Kültür Evi’nde başlayan ve günümüzde Konevi-Der Zindankale adresinde devam eden bu sohbetler; sadra şifa, gönle safa vererek dinleyicilerine yeni ufuklar açmaktadır.
Bu sohbetler, bir devamlılık ve istikrar sembolüdür. Kar, kış, pandemi demeden sürdürülmüştür. Kürsü; bu memleket, bu şehir, tarihimiz ve edebiyatımız hakkında söyleyecek kelamı, dillendirecek meramı olan herkese açıktır. Bu duruş, hem bir özgürlüğü hem de özgünlüğü temsil eder.
Ocağın en önemli faaliyetlerinden biri de değerlerimize gösterdiği vefadır. Ülkemizde ve Konya’da iz bırakmış, hayatta olan veya vefat etmiş kıymetlerimiz dualarla yâd edilmektedir. Başkan Güçlü’nün bu konudaki titizliği takdire şayandır. Nisyana (unutulmaya) terk edilmiş bir büyüğümüz, onun gayretiyle yeniden hatırlanmakta; hayattaki büyüklerimiz ise ziyaret edilerek hayır duaları alınmaktadır.
Aynı zamanda bir "yaygın eğitim kurumu" hüviyeti taşıyan ocak, şehirde kültür adına ne varsa orada saf tutmaktadır. Hiçbir beklenti içine girmeden sorumluluk alan kurum; Cumhurbaşkanlığı ve Selçuklu Belediyesi ile yürütülen “Türklerin Mirası” projesinin de paydaşıdır.
Yaklaşık 20 yıldır içinde bulunduğumuz ve son yıllarda yönetim kurulunda görev aldığımız Konya Aydınlar Ocağı’nın, şehrin vazgeçilmez bir markası olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Bu vesileyle, bugüne kadar görev yapmış isimlerden vefat edenlere Allah’tan rahmet, hayatta olanlara sağlık ve afiyet dileriz.
Unutmayalım: Her salı saat sekizde ocağın kapıları; ilim, kültür ve fikir sevdalılarına ardına kadar açıktır. Hayatımızı hiç uğruna tüketmemek için... Yazımızı Üstad Sezai Karakoç’un şu dizeleriyle noktalayalım:
“Baharı yaz uğruna tükettik, Aşkı naz uğruna. Ve papatyaları seviyor sevmiyor uğruna. Derken ömrü tükettik bir hiç uğruna...”
Selam ve dua ile…
Not: Ramazan Bayramınızı tebrik eder, hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederiz.