SAHİLE VURAN ÇOCUKLAR
Bir gün savaştan kaçan bir çocuk denizde boğulur ve cesedi kıyıya vurursa, bilin ki kıyamet o zaman kopar Böyle bir hadis yok! Ama kıyametin koptuğu ve insanlığın öldüğü kesin.
Bir de kıyıya vurmuş balığa leş kargalarının üşüşmesi gibi, bundan günü birlik siyaset devşirip, etrafa nefret saçanlar yok mu, insanı kahrettiren. Diye yazmışlardı iki arkadaşım, sahile vuran bebeğin resminin altına.
Bir anda aklıma Tekvir suresinin ilk âyetleri geldi.
Güneş tekvir edildiği(dürüldüğü, nûru nârından ayrıldığı, ışığı giderildiği) zaman,
Ve yıldızlar(karartılarak)döküldüğü zaman,
Ve dağlar, yürütüldüğü zaman,
Ve yüklü develer, başıboş bırakıldığı zaman!
Vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman!
Denizler tutuşturulduğu zaman!
Nefisler birleştirildiği(ruhlar bedenlerle bir araya getirildiği) zaman!
Diri diri toprağa gömülen kıza, hangi günahtan dolayı öldürüldüğü sorulduğu zaman!
Sayfalar(amel defterleri) açıldığı zaman!
Gökyüzü (yerinden sökülüp) koparıldığı zaman!
Cehennem iyice alevlendirildiği zaman!
Cennet, yaklaştırıldığı zaman!
Her nefs, hayır ve şer ne hazırladığını bilecektir.(Tekvir, 1-14)
Suriye'deki iç savaştan kaçıp Batı ülkelerine sığınmak için yollara düşen, kiraladıkları bot ya da sandal her neyse batınca sulara gömülüp boğulan, ölüsü sahile vuran masum çocukları görünce insanlığımdan utandım.
Yukarıdaki ayetler dilimden dökülüverdi. Sanki kopmamış bir kıyameti yaşıyorduk.
Allah, sebep olanları kahretsin. İnsanlığın öldüğü manzaraların ortaya çıkması için sessiz kalanları, ses çıkarmayanların belâsını versin.
Sahillere ölüsü vuran masum çocukları, bu hallere düşürenler, tıka basa karnını doyurup zevk ve sefa sürenler, aymazlar, vurdumduymazlar, dertsizler ve gamsızlar, bir gün yaptıklarınızın ya da yapmadıklarınızın hesabını mutlaka vereceksiniz.
Fe eyne tezhebûn? Gidişiniz nereye? (Tekvir, 26)
Kaçışınız nereye? Burada kaçabilirsiniz ama orada kaçış yok. Orada yaptığınız bu zulümlerin hesabını tek tek vereceksiniz.
Masum çocukları, masum kadınları, günahsız anne ve babaları, yaşlıları, gençleri, hayvanları ve bitkileri, doğayı öldürmenizin ve yok etmenizin hesabı hepinize inceden inceye sorulacak.
Diri diri toprağa gömülen kız çocuklarının hesabı nasıl sorulacaksa, kovularak, yakılarak, boğularak öldürülen çocukların hesabı da sorulacak.
İlâhî Adalet, mutlaka yakanıza yapışacak.
Ey zalim Esed, ey zalim Sisi, ey zalim ABD ve Batı, ey zalim Körfez Ülkeleri, ey kendi gölgesinden korkan Arap diktatörler!
Kendi koltuklarınız, kendi tahtlarınızın için binlerce insanın ölmesine göz yumdunuz. Milyonlarca insanın öz yurdunu terk etmesine yol açtınız, islâmı izzetini ayaklar altına alıp, Müslüman halkları, Batıya el açar yalvarır hale getirdiniz. Utanın, arlanın!
Masum insanları yaşamak için İnsan kaçakçılarının, mafyanın avucuna, tuzağına düşürdünüz. Utanacak yüzünüz kalmışsa utanın.
Bu işte hepimizin suçu var. Çünkü ne onlar muhacir olabildi, ne de bizler ensar. Bizler sadece ah vah dedik, sadece üzüldük. Ama rahatımızı, keyfimizi bozamadık. Dünyaya tepkimizi ortaya koyamadık.
Lüks arabalarımızı, konforlu makam odalarımızı, alış verişin mabedi plazalarımızı bir kenara koyup düşünemedik.
Ve şimdi çocuklar, günahsız bebekler, ölmüş balıklar gibi sahile vurmaya başladı, Herkes karşısındakini suçlu göstermeye ve kendini aklamaya çalışıyor. Batı seyrediyor, doğu seyrediyor, kuzey ve güney bütün dünya seyrediyor.
Sıranın kendine geleceğini düşünmeden, mazlumların âhının yerde kalmayacağını, Cehennemin zalimler için rezerve edildiğini bilmeden seyrediyor.
Allah cümlemize uyanma şuuru versin.
AHMET SORGUN VE FAHRİYE UĞURLU
Yeniden 1 Kasım'da yapılmasına karar verilen Milletvekilliği seçimlerinde AK Parti'den aday olan iki isim için çok sevindim.
Ahmet Sorgun ve Fahriye Uğurlu. İkisini de tanıyorum. Her ikisi için de hayırlı olsun. İkisi de Konya'nın öz evlâdı. İnşallah aday gösterilip seçilirler.
Konya'mızın ve Konyalıların hiç tanımadığı adaylar yerine, Konya'mızın tanıdığı ehliyetli ve liyakatli insanları Meclis'e gönderme taraftarıyım.
Konya'yı bilen, Konya'yı tanıyan, Konya'ya hizmet aşkıyla yanan vekiller lazım.
Haksız mıyım?
GÜNÜN SÖZÜ
EVLİLİK FIRTINALI BİR DENİZ İSE, BEKÂRLIK DA BULANIK BİR BATAKLIKTIR.
İngiliz Atasözü
KAMİL BİRCAN 07.09.2015