İKİSİ DE DEDE, BİRİ POŞETLİ DİĞERİ BİSİKLETÇİ
Bugün için yazacağım yazıyı zihnimde tasarlarken, gazetemizde dün yer alan bir haber ve bir köşe yazısı dikkatimi çekti. Haberin yayınlanmasını bekliyordum, çünkü haberi ben yapmış, ben hazırlamıştım.
Ekmeğini el emeğiyle, alın teriyle kazanan, aynı mahallede oturduğumuz, aynı saflarda namaz kıldığımız, yıllarca komşuluk yaptığımız güzel insan, Bisikletçi Mehmet İnce'nin haberiydi. Amacım çalışkanlığı, dürüstlüğü, şefkât ve merhametiyle, ibadete düşkünlüğü ile örnek olan yaşı seksenleri aşmış bu mütebessim ve hayvan sever, cömert dedeyi yeni nesillere tanıtmaktı.
Kedilerin Babası, Bisikletçi Dede Mehmet İnce, kazandığı paralarla yirmiye yakın kediyi besliyor ve bunları Allah rızası için, ahiretini kurtarabilmek için yaptığını belirtiyordu. Hadis kitaplarında geçen, Hz. Peygamberimizin anlattığı şu hadiseyi de anlatmadan geçemiyordu:
Hz. Peygamber, saliha bir kadın, kedisini eve kapatıp açlıktan ölümüne neden olduğu için o kadın böyle yaptığı için cehennemdedir, yine günahkâr bir kadın susuzluktan ölmek üzere olan bir kadına ayakkabısı ile kuyudan su çıkarıp içirdiği, ölümden kurtardığı için bu kadın böyle yaptığı için cennettedir buyurmuş. Belki ben de bu yaptıklarımla kendimi kurtarabilirim diyerek gönlündeki inancın emarelerini gösteriyordu.
Diğeri ise M. Sinan Ümit'in Poşetli Dede ve Av. Bayram Koyuncu başlıklı köşe yazısıydı.
Kırk gün geçti, mahallî tabirle kırkı çıktı ya tekrar Poşetçi Dede konusuna dönebiliriz dedikten sonra M. Sinan Ümit, dünkü köşe yazısında devam ediyor:
Geçen kırk gün içinde meydana gelen gelişmeler, adeta bir turnusol kâğıdı gibi, bazı gerçekleri ortaya koydu.
Konya'mızın tam tamına tam 34 yıl, bir dilenci tarafından kandırıldığını öğrendik. Acayip bir şekilde dolandırıldığını gördük. Elbette böyle büyük bir soygunun yerli işbirlikçileri olacaktı, onları da öğrendik.
Yazını devamını gazetemiz Konya Yenigün'ün dünkü nüshasından okuyabilirsiniz. Ben M. Sinan Ümit'i tebrik ediyorum.
Bisikletçi Dede haberi ile Poşetli Dede yazısının aynı gün yayınlanması da güzel bir tevafuk.
Evet, ortada iki dede örneği var. Biri yıllarca içinde yaşadığı şehrin insanlarını aldatmış. Üstü başı kir içinde, saçı sakalı birbirine karışmış, tam bir meczup görüntüsünde, önüne gelenden para isteyen, hep toplayan, hep biriktiren, hiç çıkarmayan, hiç yiyemeyen, bankalarda birikmiş milyonlar bırakarak ölüp giden bir dolandırıcı. Kendisine acaba deli mi yoksa veli mi? sorusunu sordurma başarısını yakalamış, halkın acıma duygularını, merhametini yıllarca istismâr etmiş bir insan. Zengin ama fakir, her şeyi var ama hiçbir şeyi yok,
Diğeri ise onurlu, haysiyetli! Çalışkan kimseye yük olmayan, kendi evladına bile mihnet etmeyen, kimseye yük olmayan ama yük alan. Veren, harcayan, iyilik yapan! Çilekeş, derdini ancak Allah'a sığınmakla çözme yoluna giden, yalnız Allah'a kul olup, ancak Allah'tan yardım bekleyen!
Poşetli Dede, Eylül ayının sön günlerinde hatasıyla sevabıyla bu dünyadan göç eyledi. Sağlığında ortada gözükmeyen yakınlarına büyük bir servet bıraktı. Ama onlar bunu alamadılar. Zaten hak etmemişlerdi.
Bisikletçi Dede ise, çalışmaya devam ediyor. Eski bisikletleri, çocuk arabalarını ve çocuklara ait beşik ve karyolaları onarıyor, yeniliyor, geçimini sağlıyor. Kazandıklarıyla hem ailesini hem de kedilerini besliyor.
İyi örnek oluyor, güzel örnek oluyor.
Siz, evet siz, hangi dede olmak istersiniz?
Selâm ve dua!
HEM NALINA HEM MIHINA
TRABZON DEĞİL TRABZOR
Spor Toto Süper Lig'in 9. Haftasında Trabzonspor ile deplesmanda karşılaşacak olan temsilcimiz Torku Konyaspor çalışmalara hız vermiş.
Bence çok çalışmalı, çok iyi motive olmalı. Rakip zor, adı üstünde TrabZOR.
VİYANA'YI KİM KUŞATTI?
Gazetemiz sürmanşetten verdiği haberde Viyana'yı kuşattık dedikten sonra, Viyana'da açılan Viyana Anadolu İmam Hatip Lisesi'nden söz ediyor. Bu alanda en büyük desteğin de Avrupa Milli Görüş Teşkilatlarından geldiğini yazıyor.
Doğrudur, Avrupa Milli Görüş Teşkilatları (İGMG) yıllardır Avrupa'nın pek çok ülkesinde gurbetçi kardeşlerimize hizmet ediyor. Gerek cami hizmetleri, gerekse din eğitimi hizmetleri, gerekse siyasi, ticari ve cenaze hizmetleri gibi pek çok alanda kurmuş olduğu teşkilatlarla ilk sırada yer alıyor.
Devletin boş bıraktığı alanlarda, boşlukları doldurup oralardaki insanlarımızın elinden tutuyor yol gösteriyor.
Bu satırların yazarı bendeniz de yıllar önce hem Devletim adına, hem de özel olarak, 1993-1998 yılları arasında, daha sonra 2006- 2008 yılları arasında Viyana'da ve Avusturya'nın farklı şehirlerinde, beş yıl İslâm Dersi Öğretmeni olarak, 19 öğretmen arkadaşla öğretmenlik yapmıştık.
19 yiğit arkadaş, fedakârlık timsali, 19 arkadaş, neler yaşamıştık neler.
Yani Viyana yeni kuşatılmadı, yıllarca kuşatıldı ve kuşatma devam ediyor.
Yıllar önce atılan tohumlar şimdi, cami olarak, dernek olarak, vakıf olarak, okul olarak, akademi olarak, Anadolu İmam Hatip Lisesi olarak yeşeriyor.
Bu haberler de doğrusu bizi çok sevindiriyor.
Ve bize Danke Schön İGMG dedirtiyor.
GÜNÜN SÖZÜ
İÇİMİZDEN BİRİ KÖPRÜ OLMAYA RAZI OLMAZSA, KIYAMETE KADAR BU SUYUN KIYILARINI BEKLERİZ.
Arif Nihat Asya