Türk güreşi, olimpiyatlardan dünya şampiyonalarına kadar sayısız başarıya imza atmış, kuşkusuz bu ülkenin en köklü spor branşlarından birisi…
Minderde kazanılan madalyalar, yetişen efsane sporcular ve yazılan destanlar yıllardır hepimizin gurur kaynağı oldu…
Hamza Yerlikayalar, Taha Akgüller, Rıza Kayaalpler, daha eskilere gidersek Yaşar Doğular, Gazanfer Bilgeler, Hamit Kaplanlar, Mersinli Ahmet Kireççiler, Vehbi Emreler, Ali Rıza Alanlar, daha da eskilere gidersek Koca Yusuflar, Kel Aliçolar, Adalı Haliller, Kurtdereli Mehmetler…
Bu isimleri çoğaltabiliriz…
Türkün gücünü dünyaya kabul ettirmiş Allah’ın çift yürek verdiği pehlivanlar…
Onlarla ne kadar gururlansak azdır…
Ancak bugün ne yazık ki güreşin başarılarını değil, yaşanan tartışmaları konuşuyoruz!
Güreş Federasyon Başkanı Taha Akgül ile Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya’ya arasında yaşanan gerginlikler ve bunun güreşe verdiği zarar konuşuluyor!
Ki, ikisi de Olimpiyat şampiyonu olmuş, ülkemizin gururları…
Kaldı ki, ikisi de Sivaslı…
Yaklaşık 7-8 aydır aralarında bir gerginlik olduğunu herkes biliyor, ancak gerginliğin nedenini kimse bilmiyor…
Belki kendileri de tam olarak bilmiyordur!
Bilemiyorum…
Ankaralı spor gazetecileri arkadaşlarla yaptığım görüşmelerde, onlar da Hamza Yerlikaya-Taha Akgül gerginliğe bir anlam veremiyor…
Özellikle son yaşanan olay, pehlivanların arasındaki krizi daha da büyütecek gibi duruyor…
İnşallah aklıselim kazanır da, iki Sivaslı, iki şampiyon kol bağlarlar.
HAMZA YERLİKAYA’NIN REFLEKSİ BİR BABA REFLEKSİ
Ankara’da düzenlenen ve yaklaşık 9 bin minik sporcunun mücadele ettiği Türkiye Şampiyonası, geleceğin şampiyonlarını izlemek için büyük bir fırsattı…
Ne yazık ki organizasyonun son gününe damga vuran olaylar, çocukların tertemiz mücadelelerinin önüne geçti…
İyi olmadı!
Hem de hiç iyi olmadı!
Edindiğim bilgilere ve iddialara göre; Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya, final müsabakasında mücadele eden oğlunun karşılaşmasının ardından hakem kararlarına tepki göstererek tribünlerden müsabaka alanına inmiş…
Daha doğrusu bulunduğu yerde merdiven olmadığı için sahaya atlamış!
Keşke atlamasaymış…
Bir sürü söylenti var…
Yerlikaya’nın hakeme küfrettiği gibi, yakasından tuttuğu gibi, aslı astarı olmayan üfürmelerle bir linç kampanyası başlatılması, insanın aklına başka başka şeyler getiriyor…
Daha doğrusu, öküz altında buzağı arattırıyor insana…
Türkçede “Şuyuu vukuundan beter” diye bir söz var…
Yani, bir olayın dedikodusunun yayılmasının, olayın gerçekleşmesinden daha kötü olduğunu belirten bir söz…
Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya’nın yaşadığı da böyle bir şey…
Ki, bunların hiçbirisinin olmadığı halde, olmuş gibi gösterilmesine en güzel cevabı minder hakemi vermiş…
Küfür-kafir sözlü ya da fiziki bir saldırıya maruz kalmadığını kendi sosyal medyasında paylaşmış…
Bu olayda bir siyasi hesaplaşma olabilir mi?
Bilemem…
Türkiye Güreş Federasyonu’nun inceleme ve soruşturma başlattığını duyurması bana biraz manidar geldi…
Federasyon Asbaşkanı Ahmet Yıldırım’a da manidar gelmiş olmalı ki, “Türkiye Güreş Federasyonu Asbaşkanı olarak; basında yer alan asılsız haberler ve konunun muhatabı olan hakemimizin gerekli açıklamaları yapmasına rağmen, Federasyonumuz tarafından sergilenen mevcut tutumu şahsım adına tamamen artniyetli buluyorum” açıklamasından sonra da, “bu iradenin arkasında durmuyor, yapılan açıklamayı hiçbir şekilde kabul etmiyorum” diyor…
Federasyonun yaptığı açıklamanın bilgisi dışında olduğunun da altını çiziyor…
Bu açıklamanın bir anlamı da şu; Güreş Federasyonu’ndaki bu görüş ayrılıkları, bana göre toprağa gömülü olan baltaların çıkarılması ve savaş borularının öttürülmesi anlamına gelir…
Federasyon Yönetim Kurulu Üyesi ve dış ilişkilerden sorumlu Asbaşkan İhsan Gürel Güzey’in görevinden istifa etmesi, benim savaş tezimi güçlendiriyor sanırım.
xxx

Whatsapp Image 2026 07 27 At 10.44.24
Evet…
Hamza Yerlikaya, bir baba refleksiyle sahaya inmiştir, hakemle konuşmak istemiştir ve bu da eski bir şampiyon olarak, spor yöneticisi olarak ve bir baba olarak onun en doğal hakkıdır…
Ki, Hamza Yerlikaya’nın sporcularımız haksızlığa uğradığı zamanlarda verdiği tepkilerle bilinen bir spor adamı…
Bunu da es geçmemek lazım…
Taha Akgül hakemlere hitaben, “Bakanın veya eski bir şampiyonun çocuğu da olsa, kesinlikle iltimas geçilmeyecek” demiş midir?
Demiştir ya da dememiştir, bilemem…
Ama, bir Federasyon Başkanı olarak hakemlere adil olunması noktasında talimat vermesi kadar da doğal bir şey olamaz…
Bu son derece normal ve bir başkan refleksi olmalıdır…
Aynen, Hamza Yerlikaya’nın bir baba refleksi ile sahaya inmesi gibi…
“Asrın Pehlivanı” unvanına sahip Hamza Yerlikaya’ya da, ülkemize madalyalar kazandıran Taha Akgül’e de soruyorum; bu ayrılık gayrılık nereye kadar?
xxx
Bundan sonra ne olur?
İnşallah iki tarafta bir noktada buluşur…
Kendileri için değil, Türk güreşi için…
Federasyon soruşturması nasıl sonuçlanır bilemem…
Kurallar herkes için eşit uygulanmalıdır…
Kim haklı kim haksız ortaya çıkmalıdır…
Sporun en temel ilkesi budur…
Görevi ve makamı ne olursa olsun, kuralların işletilmesi adalet duygusunu güçlendirir…
Bunu da unutmamak lazım.
xxx
Yukarıda da ifade ettiğim gibi, olayın bir de insani yönü var.
Hamza Yerlikaya’yı sadece Bakan Yardımcısı olarak değerlendirmek eksik olur…
O aynı zamanda yıllarca Türk güreşine hizmet etmiş, olimpiyat ve dünya şampiyonlukları yaşamış bir efsane ve her şeyden önce bir baba…
Evladının haksızlığa uğradığını düşündüğü bir anda duygularına hâkim olamaması, birçok anne ve babanın empati kurabileceği bir durumdur…
Bu, yapılan her davranışı doğru yapmaz; ancak yaşananları anlamaya çalışmayı gerektirir…
Asıl üzücü olan ise bu olayın, Türk güreşinde zaten konuşulan yönetimsel gerginliklerin gölgesinde daha da büyümesidir…
Bu süreçte sağduyuya ihtiyaç var…
Soruşturma tamamlanmalı, varsa hata ortaya konulmalı ve gereken yapılmalıdır…
Ama kimsenin kişisel hesapları ya da kurumlar arasındaki gerilimler Türk güreşinin geleceğinin önüne geçmemelidir…
Dahası, bu kaosun önüne geçilmelidir…
Unutmayalım...
O salonda mücadele eden binlerce çocuk, geleceğin Hamza Yerlikaya’ları, Taha Akgül’leri ve olimpiyat şampiyonları olma hayaliyle mindere çıktı…
Özetlersem; bu gerginlik bitmeli…
Taha Başkanın, seçimlerde kendisine destekleyen Hamza Yerlikaya ile karşı karşıya gelmek yerine, omuz omuza verip Türk güreşini şahlandırması daha doğru olmaz mı?
Bence bu gerginliği bitirecek olan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ya da vereceği talimatdır…
Cumhurbaşkanımızın, “Çocuklar hayırdır” demesi bile şemsiyesi tersine çevirebilir.