GELECEĞİN SUÇLUSUNU YETİŞTİRMEK VE KARNE TATİLİ
Bugünden itibaren Türkiye genelinde toplam 17 milyon 533 bin öğrenci, 563 bin derslikte, 61 bin 936 okulda çalışan, görev yapan yaklaşık 900 bin öğretmen, 9 Şubat'a kadar tatil yapmaya başlayacaklar.
Bu öğrencilerin 9 milyon 27 bin 343'ü erkek, 8 milyon 505 bin 64'ü de kız çocuklarından oluşuyor. Üniversitelerde okuyan gençlerimizin sayısı bu rakamların içinde değil.
Çocuklarımız, yarıyıl tatilini iple çekiyorlar. Hem dinlenmek, hem anne babalarıyla, akrabalarıyla, arkadaşlarıyla hoşça vakit geçirmek, hem seyahat etmek, hem de ikinci döneme daha iyi hazırlanmak için plân yapıyorlar.
Şimdi pek çok öğrenci karnelerini alacaklar. Kimileri çalışmalarının semeresini görecek, takdir, teşekkür ve onur belgeleriyle sevinçle evlerine koşacaklar. Kimileri de az çalışmalarının ya da başka sebeplerle aldıkları kırık notlarla, gönüller kırık bir şekilde, hüzünle evlerine gitmek bile istemeyecekler. Ayakları geri geri gider gibi, biraz korku biraz utanma duygusu içerisinde olacaklar.
Kimileri evde Münker Nekir gibi bekleyen anne ve babaların sorgularıyla karşılaşacak, hesap verecek, azar işitecek, kimileri de bol aferin soslu cümlelerle şımartılacak.
Anne ve babaların eline geçen o karneleri, aslında kendilerine verilen, kendileri için not düşülen karneler olarak görmelidir.
O karneler aslında, öğretmenlerin kendileri için yazdıkları karneler olarak değerlendirmelidir. Herkes ne ektiyse onu biçmektedir. Anne babalar da, öğretmenler de, öğrenciler de.
Tatil ile ilgili algılarımızı, düşüncelerimizi değiştirip elimize geçen koskoca iki haftayı, iyi değerlendirip, gelecek dönem için iyi bir enerji toplamak, hem dinlenip hem de başarısızlıkları telafi edecek çözümler geliştirmek, çocuklarımızla daha iyi, daha çok ilgilenmek gerekmektedir. Çocuklara bağırıp çağırmak, yaptığımız iyilikleri başına kakmak çare ve çözüm değildir. Onları olduğu gibi kabul etmek, onlardan yapabileceklerini beklemelidir.
Tatil günleri boşa geçirilecek günler değildir. Tatil günleri tembel tembel oturup hiçbir şey yapılmayacak zaman değildir.
Tatil günleri, çocuklarımızla birlikte oturup konuşacağımız, yeni plânlar yapacağımız, bazı ilke ve kurallara uyma noktasında anlaşma yapacağımız, sözlerimizde duracağımız, birbirimize yardımcı olacağımız, çatışmadan, inatlaşmadan birbirimize yardımcı olacağımız, severek çalışırsak başarılı olacağımızı öğreneceğimiz günler olmalıdır.
Bütün öğretmen ve öğrencilerimizin karne tatili hayırlı olsun. Daha fazla başarıya vesile olsun.
GELECEĞİN SUÇLULARI NASIL YETİŞİR?
Dün akşam, bir yakınımın çocuklarının annesi ve babasına, birbirlerine, kendisini sevmeye çalışan yakınlarına karşı nasıl da eziyet ettiklerini, şımarmanın zirvesine tırmanıp ortalığı birbirine kattıklarını görünce çok üzüldüm.
Anne ve baba çocuklarını ancak akıllı cep telefonlarını veya Tablet'lerini vererek susturabiliyorlardı. Biz de misafir makamında olunca susun, yapmayın diyemiyorduk.
Eve gelip sakinleşince, Uzman Pedagog İshak Orhan'ın Geleceğin Suçluları Nasıl Yetişir? yazısını Facebook'tan okuyunca ne kadar da doğru tespitler demekten kendimi alamadım. Bu yazıyı da kıymetli kardeşimiz, ağabeyimiz Mehmet Sözer paylaşmış. Ben de sizlerle paylaşmak istiyor, çocuklarımızı büyütürken yetiştirirken bir daha düşünmenizi tavsiye ediyorum.
Çocuklarınızı geleceğin suçlusu yapmak istiyorsanız, aşağıda anlatılanları yapınız:
1-Daha küçükken çocuğa istediği her şeyi vermeye başlayın.
Bu biçimde; o, herkesin onun geçimini sağlamak zorunda olduğuna inanacaktır.
2. Kötü sözler söylediği zaman gülün.
Böylece; o, kendisinin akıllı olduğuna inanacaktır.
3. Ona düşünmeyi ve beynini kullanmayı hiç öğretmeyin!
21 yaşına gelince de kendi kararlarını, kendisi versin diye bekleyin!
4. Yerde bıraktığı her şeyi kaldırın; kitaplarını, ayakkabılarını ve kıyafetlerini; onun için her şeyi siz yapın.
O, tüm sorumluluklarını başkalarına yüklemeye alışsın.
5. Onun gözünün önünde sık sık kavga edin ki, aile bir gün parçalanırsa çok fazla üzülmesin.
6. Ona istediği kadar harçlık verin ki, hiç bir zaman tasarrufun ve para kazanmanın ne olduğunu öğrenmesin!
7. Yiyecek ve giyecekle ilgili tüm isteklerini yerine getirin ki, isteklerine ulaşmak için çalışmak gerektiğini öğrenmesin.
8. Haksız ve suçlu olduğu durumlarda her zaman onun tarafını tutun ki, herkese karşı peşin hükümleri oluşsun.
Tüm bunları ve benzerlerini yaparak yetiştirdiğiniz çocuğunuz bir gün suç işlerse ki bu kesin gibidir; LÜTFEN(!) kendisinden özür dileyin.
Nasıl beğendiniz mi? Beğendiyseniz uygulamakta acele edin.
Hayırlı Cuma'lar. Cumanız bayram olsun.
HEM NALINA HEM MIHINA
OBAMA
ABD Başkanı Obama, Salı akşamı Amerikan Kongresinde yaptığı konuşmada Müslümanların tek tipleştirilmesini reddediyoruz demiş.
Ah bir de, Müslümanların öldürülmesini, sömürülmesini, zindanlarda çürütülmesini, Müslüman Ülkelerin yağmalanıp harabeye döndürülmesini de ret etse ya. Nedense o konulara hiç değinmiyor. Çünkü işine gelmiyor.
GÜNÜN SÖZÜ
KİM DEMİŞ ÇOCUK KÜÇÜK ŞEYDİR. BİR ÇOCUK BELKİ EN BÜYÜK ŞEYDİR.
H.Tarhan
KAMİL BİRCAN 23.01.2015