DANIŞMANLIK! DANIŞMANLAR

Eğer yönetici idareci konumunda iseniz, çevrenizdeki danışmanlara müşavirlere çok dikkat etmeli, işini iyi bilen ehil insanlara yanı başınızda yer vermelisiniz. Sonuçta el elden üstün olduğu gibi akıl da akıldan üstün olabilir. Bazen tek başınıza isabetli karar veremez,  yanılabilirsiniz.

''Bir işi bilmiyorsanız ehline sorun.''der Kur'an Enbiya suresi 7. ayette. Yine  müstakil bir sure olan Şûra suresinde 38. ayette,  müminlerin ortak özellikleri anlatılırken ''Onlar Rablerinin davetine uyarlar, namazlarına dikkatli ve devamlıdırlar. İşlerini aralarında danışarak yaparlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden başkalarına da harcarlar.''buyrulmakta istişarenin yani danışmanın önemine vurgu yapılmaktadır.

Yine Al-i İmran suresi 159. ayette Hz. Peygamber'e benzer bir emir''!Toplumu ilgilendiren her konuda onlara danış, görüşlerini al; sonra bir hareket şekline karar verince de Allah'a güven. Çünkü Allah kendine güvenenleri, dayananları sever.'' şeklinde karşımızda bütün gerçekliği ile durmaktadır.

Bu emirler hepimiz içindir. İnsan BEŞER, bazen ŞAŞAR demiş atalarımız. Yani hata etmek yanılmak hepimizin mayasında var. Hatasız kul olmaz. Varsa da kolay kolay bulunmaz. Peygamberlerin bile ZELLE denilen küçük hataları el ve dil sürçmeleri olmuş Rabbimiz de Onları farklı şekillerde uyarmıştır. ABESE suresindeki Peygamberimize yapılan uyarı bunun en güzel örneğidir.

Yöneticilerimiz, idarecilerimiz her şeyi ben daha iyi bilirim dedikleri an, daha işin başında kaybetmişlerdir. Evet, bazı konularda iyi yetişmiş olabilirler ama her konuda ben bilirim demek büyük bir iddiadır. Çok bilen çok yanılabilir. Kendi aklına güvenip onu putlaştıranlar hiç beklemedikleri bir anda hayal kırıklığı yaşayabilirler. Oysa, ortak akıl, danışma ve istişare sonucunda ortaya çıkan ortak fikirlerin yanılgı oranı daha az olacaktır.

Bu sebeple yöneticiler, yanlarına akıllı, bilgili, ihlâslı, fedakar, kendi çıkarını değil de ülke çıkarını, kamu çıkarını düşünen, öne çıkaran, cesur ve dirayetli  danışmanlar  almalıdır. Bulup görevlendirmelidir. Tarihimizin şanlı ve aydınlık dönemlerinde başarılı olan devlet adamlarımızın, yöneticilerimizin yanı başında alimlerin, faziletli insanların, gönül dostlarının bulunduğu bir gerçektir. Bu bilge şahsiyetler, yöneticiler için ya bir uyarıcı ya da bir yol gösterici olmuşlardır.

Hizmet, Allah'ın kuluna bir tebessümü ise ülkesine insanına hizmet etmeye aday olan insanların danışmanlarını doğru ve dürüst olan, adil olan insanlardan seçmesi gerekir.  İki yüzlü, dalkavuk ve soytarılardan uzak durması gerekir.

Bir lider ya da yönetici için en büyük tehlike, çevresinde bulunan yalaklar ve salaklardır. Her yaptığı yanlışı alkışlayan dalkavuklardır. Kendisine doğru bilgi vermeyenlerdir. Kendisini hak etmediği sözlerle övenlerdir. Kendisini yanlış bilgiler vererek aldatanlardır.

Hz. Peygamberimizin(sav) şu sözü ne kadar manidardır:

-''Allah Teala bir devlet başkanı hakkında hayır dilediği zaman, O'na unuttuğunu hatırlatan, hatırladığını yapmaya yardım eden doğru sözlü bir yardımcı verir. Şayet Allah Teala O devlet başkanı için hayır dilemezse, O'na unuttuğunu hatırlatmayan, hatırladığını yapmaya yardım etmeyen kötü bir yardımcı verir.''

Yöneticiler ve İdareciler, kendilerine fiziği, endamı,  boyu bosu güzel olan,  işveli ve cilveli konuşanları değil, iyiyi ve doğruyu gösterecek olan ve onları gerçekleştirmede yardımcı olacak özelliklere sahip, kötü olacak her şeyden sakındıracak olan sağduyulu yardımcılar ve danışmanlarla çalışmalıdır.

Günümüzde cereyan eden bazı acı olayların çoğunun, akılsız danışmanlar nedeniyle olduğu apaçık aşikardır. Bazı dalkavuklar ve soytarılar, aslında hiç de övgüye ihtiyaç duymayan insanları abartılı ifadelerle öveceğim derken, yerin dibine batırmaktadırlar. İyilik yapacağım derken, kötülük yapmaktadırlar. Bunlara söylenecek tek söz vardır: YAZIKLAR  OLSUN!

 

                                               HEM NALINA HEM MIHINA

 

HIRSIZIN FENDİ

Marketin duvarını delen hırsız, çaldığı sigaraları satarken yakalanmış. Hırsızlık olayları yaygınlaşmış. Hırsızlar vatandaşı canından bezdirmiş.

Gazete ve televizyon haberleri hırsızlıktan geçilmiyor. Her yerde hırsızlık.

-Hırsızlar işi biliyor. Yakalansalar ya serbest bırakılıyor ya da bir iki ay sonra kurtuluyor,  kışı cezaevinde sıcacık ortamlarda ekmek elden su gölden geçiriyor.  Yakalanmasalar zaten kârdalar.

-Hırsızlar kim bilir belki de büyüklerine özeniyorlar?

 

BOZUK TOHUMLAR

Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, Konya'da vermiş olduğu konferansta ''Tohumlar geleceğimizdir.'' demiş. Türkiye'de modernleşme adına beslenme alışkanlığının değiştiğini, hastalıkların çığ gibi büyümeye başladığını, Anadolu topraklarındaki bütün bitkilerin değiştiğini dile getirerek "çiçek alıyorsunuz çiçek gibi kokmuyor, çünkü hepsi hibrit,kullandığımız domatesten patlıcana kadar hepsi kısır,ektiğimiz domatesten bir daha tohum alamıyorsunuz'' diye açıklamalarda  bulunmuş.

-Hocamız yerden göğe kadar haklı. Baksanıza tohum kalmadı, tohumlar bozuldu. Hibrit, tohumlara sanki kibrit suyu döktü, insanın tohumu da bozuldu. İnsan bozulunca toplum da zıvanadan çıkmaya başladı.

 

                                                       GÜNÜN SÖZÜ

KIYMET BİÇİLİR CEVHER TAŞINA

KÂMİLCE BİR SARRAF KARIŞMAYINCA

KİMSE ÜSTAD OLMAZ KENDİ BAŞINA

BULUP ERBABINI DANIŞMAYINCA

Tokat'lı Nuri