Bazı şeyler vardır; kelimeyle anlatılmaz, bakınca hissedilir. Bazı şeyler vardır; anlatmaya kalksan boğazın düğümlenir, sesin titrer. İşte bayrak, tam da böyledir.
Bir kumaş parçası değildir bayrak. Rüzgârda dalgalanan bir renk oyunu hiç değildir. O, secdede alnı toprağa değmiş babaların, cephede kanı toprağa karışmış evlatların, evinde dua ederek bekleyen anaların ortak emanetidir.
Bayrağa bakarken tarih susmaz. Konuşur… Hem de haykıra haykıra konuşur.
Bir ucunda Bedir vardır, bir ucunda Malazgirt. Bir ucunda İstanbul’un fethi, diğer ucunda Çanakkale. Bir ucunda Sakarya’nın tozu, bir ucunda Dumlupınar’ın ateşi.
O kırmızı, sadece kırmızı değildir. Şehidin kanıdır. Helal lokma yiyip harama el uzatmayanların alın teridir. Sabaha çıkıp çıkamayacağını bilmeden “Vatan sağ olsun” diyerek yürüyenlerin rengidir.
Hilal…
Gökyüzünden inmiş gibi durur ama aslında yüreğimizin içindedir. Gecenin karanlığında yol gösteren bir duadır. Mazlumun umudu, yetimin sığınağıdır.
Yıldız ise, boşuna parlamaz. Şehadet kelimesinin gökteki mührüdür. “Allah birdir” diyenlerin nişanesidir. Karanlığa teslim olmayanların işaretidir.
Bu bayrak, ezansız bir sabaha razı olmayanların bayrağıdır. Bu bayrak, namazla yoğrulmuş bir tarihin alnına sürülmüş secde izidir. Bu bayrak, caminin avlusuyla şehitliğin toprağını birbirine bağlayan kutsal bir köprüdür.
Bir çocuğun elinde bayrak gördüğümüzde neden gözlerimiz dolar, bilir misiniz? Çünkü biliriz…O çocuk, bu bayrağın altında büyüsün diye nice çocuk babasız kaldı. Nice anne evlatsız, nice ev ocaksız kaldı.
Bayrak direğe çekilirken susulur. Çünkü o an konuşan vicdandır. O an herkes içinden bir şehidin adını anar. Bu toprakların ucuz kazanılmadığını hatırlar.
Biz bu bayrağı indirmedik. İndirtmedik. İndirtmeye de niyetimiz yok.
Çünkü bu bayrak düşünce, sadece bir bez yere düşmez. Tarih yere düşer. İman yere düşer. Haysiyet yere düşer.
Bu yüzden bayrağın gölgesinde yürürken edebimiz vardır. Bu yüzden bayrağın önünde eğilirken başımız dik, yüreğimiz titrektir. Bu yüzden bayrak yanarken can yanar, bayrak yırtılırken içimiz yırtılır.
Bu bayrak bize ait değildir sadece. Bize emanettir. Dedelerden torunlara devredilen en ağır, en kutsal emanet…
Ve biz biliyoruz ki, Bayrak, düşmesin diye düşenler var. Bayrak, inmesin diye inleyenler var. Bayrak, dalgalansın diye toprağa uzananlar var.
Allah bu millete bir daha bayrağını yere düşürmeyi nasip etmesin. Ezansız, vatansız, bayraksız bırakmasın.
Çünkü bu bayrak varsa biz varız. Bu bayrak dalgalanıyorsa, bu millet ayaktadır.
Ey aziz milletim; bayrak yere düşerse ezan yetim kalır, vatan öksüz kalır, millet başsız kalır.
Selametle