Hayat hep beklemektir. İnsan hayatı bir bekleme yumağıdır. İnsan doğumdan ölüme hep bekler ve beklenir. Beklemek bazen bir umuttur. Herkes bir şeyler bekler. Bazen bir çaredir.Bazen bir sevinçtir.

Toprak yağmuru bekler, tomurcuklar çiçek açmayı, kuş yavruları uçmayı bekler. Çiçekler meyveye durmayı, bahçıvanlar meyvelerin olgunlaşmasını bekler.

Nişanlı genç kızlar, elleri kınalı taze gelinler askere gönderdikleri  nişanlılarını, eşlerini, askerler tezkereyi, hastalar şifa bulmayı, dertliler devayı, borçlular borcunu ödemeyi bekler. Anneler okula gönderdikleri yavrularını, çocuklar zilin çalmasını, okulların tatil olmasını bekler.

O kadar çok bekleme biçimi var ki saymakla bitiremeyiz.

Her insanın beklentisi, beklediği farklı farklıdır. İçinde bulunduğumuz konuma göre, zamana göre, mekâna göre, tarihsel sürece göre, çevremize göre, gündemdeki konulara göre, yaşımıza göre, amaçlarımıza ve ideallerimize göre beklediklerimiz farklı farklıdır.

Önemli olan neyi beklediğimiz, niçin beklediğimizdir. Beklemelerimiz beklediklerimize göre değer kazanır. Yoksa sonucu zararla bitecek olan beklemeler, bizi mutsuz edecek beklemeler, zaman kaybından başka bir şey değildir.

Beklemek de bir bakıma sabır ister, emek ister. Sabır dayanmaktır. Tahammüldür. Aceleci olmamaktır.Sabır duadır.Uzaklardan gelecek bir dostu, bir sevgiliyi, bir evladı, bir güzel haberi, bir muştuyu  dudakları kıpır kıpır tevekkülle beklemektir sabır.Tıpkı Medine Müslümanlarının, Alemlerin Efendisini bekledikleri gibi günlerce!

 Hayalleri olanlar bir şeyler bekler. Hayalleri olmayanların bir şey beklediği görülmemiştir. Onlar hayal kırıklığı da yaşamazlar çünki, beklentileri yoktur.

“Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir. Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. Ve sevecekse sevilen, o hayat her şeye bedeldir” der, Özdemir Asaf

Usta şair Necip Fazıl, “Beklenen” şiirinde beklemenin bir başka boyutunu yakalar ve şöyle seslenir:

                 Ne hasta bekler sabahı,

                 Ne taze ölüyü mezar

                 Ne de şeytan bir günahı,

                 Seni beklediğim kadar

                               Geçti istemem gelmeni,

                               Yokluğunda buldum seni

                                Bırak vehmimde gölgeni

                                Gelme artık neye yarar?

Orhan Veli de “Bekliyorum, öyle bir havada gel ki vazgeçmek mümkün olmasın” diye seslenir sevdiğine.

 Beklenen de bekleyenleri fazla bekletmemelidir. Gecikmemelidir, tam vaktinde, söz verdiği zamanda gelmelidir.

Kişinin beklediği önemli hedefleri idealleri olmalıdır. Hedefi olmayan insanlar ne beklediğini niçin beklediğini bilemez. İnsanın kişiliğini ve kişilik özelliklerini beklediklerine ve beklemek için harcamış olduklarına bakarak anlayabilirsiniz. Sevdiğin yâr Malatya'ya değmeli derler ya kişinin beklediği de beklemeye değmelidir.

 

                                           HEM NALINA HEM MIHINA

PUSULA

Konya Basın Dünyası'na yeni bir gazete daha eklendi. Usta gazeteci Uğur Özteke ve ekibi Memleket Gazetesi bünyesinde yayın yapan Haberdar gazetesini Pusula adıyla yayınlamaya başladılar.

“Doğruyu arayanlara Pusula iddiasıyla yola çıktıklarını  söyleyen Gazeteci Uğur Özteke kalabalık bir yazar kadrosunun başında Bilboardlar'da ve panolarda arz-ı endam ediyor.

-Ne diyelim? Baktılar Haberdar'dan kimsenin haberi olmadı

 “Pusula olalım” dediler. İnşallah Pusula'yı şaşırmadan Konya'mıza hizmet ederler. Hayırlı olsun.

 

KARNELER

Yaklaşık 17 milyon öğrenci Sömestri Tatili'ne girdi ve ara dönem karnelerini aldılar. Sevinenler olduğu gibi üzülenler de oldu.

Bence bu karneler anne ve babalar ve okullardaki idareci ve öğretmenler için de hazırlanmalı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı da unutulmamalı. O'na da bir karne verilmeli.

 

LEVENT KIRCA

Levent Kırca, İşçi Partisi'nden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmuş.

-Hayırsız ve sarhoş bir adamdan hayır olur mu bilmem ama İstanbul için hayırlı olsun. İstanbullular en azından biraz olsun tiyatroya gitmekten vazgeçip, seçim stresinden de kendilerini uzak tutmuş olurlar.

                                                         GÜNÜN SÖZÜ

BİR ÖĞRETMEN,  ÖĞRENMEYİ KESİNCE, ÖĞRETMEYİ DE KESER. BÖYLECE SABİTLEŞİR. YOL GÖSTEREMEYEN BİR İŞARET LEVHASI OLUR. ÖĞRETMEN, ÖGRETMEN OLABİLMEK İÇİN, ÖĞRENCİ KALMALIDIR.