Buhara ve Semerkant
Zaman çok hızlı akıyor. Bir anda 5. güne gelmişiz. Bugün de 2 gece kaldığımız Buhara’dayız. Programa göre akşama doğru Semerkant’a geçeceğiz. Bugün de Buhara’da görmemiz gereken birkaç yer var. Öncelikle İsmail Samani Türbesini ziyaret ediyoruz.

Sâmânîler 819 - 999 yılları arasında hüküm sürmüş, Orta Asya ve doğu İran'da kurulmuş, adını kurucusu Sâmân Hüdâ'dan alan bir Fars hanedanlıktır. İslâm ordularının İran'ı ele geçirmesinin ve Saffârî egemenliğinin yıkılmasının ardından İran'da iktidarı ele geçiren ilk yerli yönetimdir. Egemenlikleri 102 yıl süren Sâmânîler, topraklarını Horasan, Taberistan, Kirman, Cürcan, Rey ve Maveraünnehir'e kadar yaymışlardır. Başkentleri Buhara, Semerkant ve Herat gibi kentler olmuştur.

Sâmânîler eski İran kültürünü canlandırmakla kalmamışlar, İslâmiyetin yayılması için de büyük çaba sarf etmişler. Sanatta çanak-çömlek yapımında ileri gitmişler ve süslemeli yazı eserleri vermişler. Toprakları içindeki birçok topluluk Sâmânilerin etkisiyle İslâmiyete girmeye başlar. Tarihçilere göre Sâmânîlerin gayretleri ile o dönemde yaklaşık 200.000 Türk İslâmiyete girdi. Devletleri 999 yılında Karahanlılar tarafından yıkıldı. Türbesini ziyaret ettiğimiz İsmail Samani (İsmail bin Ahmed) 892 – 907 yılları arasında devletin emiri idi. Türbe 958 yılında inşa edilmiş ve tüm Sâmâniler için aile mezarlığı haline gelmiştir.
Türbeden sonra Eyüp Peygamber Çeşmesine gittik. Efsaneye göre Hz. Eyüp Peygamber buralardan geçerken susuz kalan halk kendisinden yardım istiyor. Hz. Eyüp Peygamber asasını yere vuruyor. Vurduğu yerden su fışkırıyor. Hâlâ akmaya devam eden suyun şifalı olduğuna inanıyorlar. Rehberimiz Ümide Hanım; “Alışkın olmadığınız için size dokunabilir, onun için içmeyin ama elinizi yüzünüzü yıkayın” uyarısında bulunuyor. Biz de öyle yapıyor ve ayrılıyoruz. Çeşme yanına temsilen Eyüp Peygamberin makamı yapılmış.

Bu ziyaretlerden sonra kafilemizin bir kısmı Buhara pazarına giderken; Ahmet Sorgun, Ahmet Köseoğlu, Ziya Özboyacı, M. Emin Parlaktürk, Abdüsettar Yarar, M. Atilla Şirin, M. Veli Tekelioğlu, M. Şamil Şenalp ve bendenizden oluşan bir ekip Buhara Yazarlar Birliği’ni ziyaret etmek ve görüşmek üzere Abu Ali İbni Sina Bölge Enformasyon ve Kütüphane Merkezi’ne gittik. Görüşmede Buhara heyetinde Buhara Yazarlar Birliği Başkanı ve Bölge Milletvekili Şadmon Suleymanov, yüksek tahsilini Konya’da yapan Buhara Yazarlar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Hüsniddin Eşonkulov ve Buharalı yazarlar hazır bulundu. Konya ile Buhara arasında ortak kültürel faaliyetler yapılması ve iki şehir arasında bir kültür köprüsü kurulması amacıyla Buhara Yazarlar Birliği’ni Konya’ya davet ettik. Karşılıklı yapılan iyi niyetli konuşmalardan ve hediye takdimlerinden sonra ziyaret son buldu. Ziyaretin ardından pazara giderek kafilemizin diğer üyeleri ile tekrar buluştuk.
Son olarak Buhara’nın son emiri Alim Han’ın yazlık sarayına gidiyoruz. Sarayın adı olan ‘Sitorai Mohi-Hosa’ yıldızların ayla buluşması anlamına geliyormuş. 1911 yılında son emir Alim Han için inşa edilen üç binadan oluşan bu yapı, hem Rus hem de geleneksel Buhara mimarisinin unsurlarını harika bir şekilde bir araya getiriyor. Bu saray bizim Topkapı Sarayımız gibi Buhara’nın gözde mekânlarından kabul ediliyor.

Akşama doğru Kubbet-ül İslâm olan Buhara’da gönlümüzü bırakarak, Semerkant’a gitmek üzere hızlı trene biniyoruz. 2 saatlik bir yolculuğun ardından Semerkant’a ulaşıyoruz.
Semerkant, Özbekistan'ın 12 ilinden biri ve yönetim merkezi olan şehir. Nüfus açısından Özbekistan'ın en büyük ikinci şehri, tarihi ve sosyo-kültürel açıdan en önemli şehridir. 2500 sene öncesine dayanan tarihiyle dünyanın en eski şehirleri arasında yer alan Semerkant, İpek Yolu'nun önemli bir kavşağında yer almasından dolayı tarih boyunca siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan önemli bir yerleşim yeri oldu.
Semerkant 711 yılında Emeviler döneminde Müslümanlar tarafından fethedildikten sonra İslam medeniyetinin önemli şehirlerinden biri haline geldi. 1220'de Cengiz Han tarafından ele geçirilerek tahrip edilene kadar İran ve Türk hanedanlar tarafından yönetildi. Timur'un başkenti olduğu dönem, Semerkant'ın altın çağı olarak kabul edilir. Semerkant, 15. yüzyılda Timur ile onun oğulları ve torunlarının yaptırdığı eserlerle İslâm mimarisinin en güzel örneklerini barındıran bir şehir haline geldi.
1868'de Rus işgaline uğrayarak Rus Çarlığının bir parçası haline gelen Semerkant, 1924 yılında kurulan Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin başkenti oldu. 1930 yılında Taşkent başkent olana kadar Özbekistan SSC'nin başkenti olmaya devam etti. 1991 yılında Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra bağımsız olan Özbekistan Cumhuriyeti'nin yönetim merkezi oldu. 2001 yılında UNESCO Dünya Miras Alanları Listesi'ne eklendi.

Semerkant’a girer girmez ünlü Registan meydanına gittik. Oldukça geniş alanda binlerce kişi toplanmıştı. Biz de otobüsümüzden inerek meydanda yerimizi alır almaz multivizyon gösterisi başladı. 20 dakika süre ile her hafta yapılan ve Özbekistan’ın tarihi anlatılan çok kaliteli ve etkili hazırlanan gösteriyi herkes gibi biz de kayda aldık. Hem göze hem kulağa hitap eden ve çok büyük ilgi gören bu tür gösterilerin bizim ülkemizde de yapılması ve şanlı tarihimizin halkımıza aktarılması en büyük temennimizdir.
Gösteriyi izledikten sonra meydanda bir süre gezinti yapıyoruz ve geç vakitteki akşam yemeğinden sonra otelimize yerleşiyoruz. Sabah namazının ardından kahvaltımızı yaparak Semerkant’ta ziyaretlere ve geziye devam ediyoruz.
Özbekistan gezimizin 6. Gününde Semerkant’ta ilk olarak İmam Buhari hazretlerinin türbesine gidiyoruz ama yapım ve restorasyon çalışmaları nedeniyle türbe kapalı. Kapalı olduğunu zaten rehberimiz söylemişti. İmam Buhari Türbesi 1997 yılında restore edilerek ziyarete açılmış. Türbe şimdi yeniden inşa ediliyor ve tam anlamıyla bir ziyaret kompleksine dönüştürülüyor. Türbe etrafında İmam Buhari Araştırma Merkezi ve Hadis İlmi Yüksek Okulu geçen yıllarda faaliyete başlamış. Bu okuldan mezun olanlar ülkenin farklı yerlerinde dini hizmet veriyorlar. Türbe yanında 10 bin kişilik Cami inşaatı devam ediyor. Cami bahçesinde ise 50 bin kişi namaz kılabilecek.

Asıl adı Muhammed bin İsmail olan Buhari, 810 yılında Buhara’da doğdu. İmam-ı Buhari Hazretleri İslâm dinine hizmet eden önemli âlimlerden biri... Buhari, hizmetleri ile hadis âlimlerinin efendisi unvanını aldı. Yazdığı ‘Sahih-i Buhârî’ isimli eseri, Müslümanlar için güvenilir hadis kaynaklarını teşkil eden ve Kütüb-i Sitte diye anılan serinin ilk kitabıdır. Dışarıdan Kur’an-ı Kerim okuyarak duamızı yapıyor ve ayrılıyoruz.
Semerkant’ta ikinci durağımız itikatta mezhep imamımız İmam Maturidi Hazretlerinin türbesi oluyor. Maturidi Hazretleri, Semerkant’ın Matürid köyünde doğmuştur. Tam adı Ebû Mansur Muhammed bin Muhammed bin Mahmud el-Matürîdî es-Semerkandî'dir. İmam Matürîdî, Abbasî hilafetinin iktidarının zayıflayarak müstakil beylikler dönemi denilebilecek bir çağda, Sâmânoğulları’nın Maveraünnehir’de hâkim oldukları devirde yaşamıştır. Mâtürîdî 'nin inanç ilkeleri ile ilgili en kapsamlı eseri Kitab üt-Tevhid'dir. Bu esere göre dinin öğrenilmesinde başvurulacak vasıtalar iki olup biri nakil, diğeri akıl dır. Nakil'den maksat Kur'an ve Sünnet’tir. Ebu Hanife'nin yolunu izlemiş olan İmam Maturidi Hazretleri yine Semerkant’ta vefat etmiştir. Cenazesi Semerkand'ın Cakerdize mahallesindeki bilginlerin gömüldükleri mezarlığa defnedilmiştir. 2005 yılında kabri üzerine türbe yaptırılmıştır.

Şu anda türbenin etrafında büyük bir alanda çalışma yapılıyor. Bu alana yapılacak olan muhteşem külliyenin projeleri de türbe önüne resmedilmiş. Türbeye geldiğimiz anda Bosna Hersek’ten gelen bir grup Boşnak kardeşlerimizle karşılaştık. Bir süre onlarla sohbet ediyor ve türbeye giriyoruz. Burada M. Emin Parlaktürk Hocamızın verdiği bilgileri dinledikten sonra okuduğu Kur’an-ı Kerim ve yaptığı duanın ardından türbeden ayrılıyoruz.
Daha sonra akşam multivizyon gösterisi izlediğimiz Registan Meydanına tekrar geliyoruz. Zira burada yan yana U şeklinde sıralanmış 3 büyük medrese var. Uluğ Bey Medresesi, Şirdar Medresesi ve Tilla Kâri Medresesi. Bu harika görünümlü medreseleri tek tek geziyoruz ve gözümüzü ayıramayacağımız güzellikteki el sanatları ile kaplanmış şahane mekânlar ile ilgili bilgileri rehberimizden alıyoruz. (Devam edecek)