Tohumluk olarak üretilen ürünlerin tarla ve laboratuvar muayeneleri sonucunda genetik, fiziksel ve biyolojik değerlerinin tespit edilerek uygun olanları belgelendirilerek Sertifikalı tohum olarak ekimde kullanılır. Sertifikalı tohum mutlaka belgelendirilmiş olmalıdır. Sözlü sertifikalı tohum olmaz, üretiminden çuvala giriş ve sonrası takipli kontrollü olarak işlem görmektedir. 

Tohum sertifikasyonu basite indirgenecek ve hafife alınacak bir konu değildir. Tohum üreticilerinin başvurusu ile başlayan Sertifikalı tohumluk üretimi, pazarlama ve ekime kadar sürdürülmektedir. Aşağıda görüldüğü gibi sırayla ciddi takip edilmesi gereken bir süreç vardır.

Bunlar

1. Başvuru​

2. Tarla Kontrolü​

3. Kontrolü hasat ve Nakil

4. Eleme - ilaçlama

5. Ambalajlama ve etiketleme​

6. Numune alma ve tohumluk partilerinin işaretlenmesi​

7. Laboratuv​ar Kontrolleri​

8. Laboratuvar analiz ​sonuçlarının değerlendirilmesi ve belgelendirme​

Analizde problem yaşanırsa;

9. Laboratuvar analizlerinin tekrarlanması​

10. Laboratuvar analizlerine itiraz​

11. Tohumlukların yeniden ambalajlanması ve etiketlenmesi​

12. Kontrol denemeleri​ (Bakanlıkça)

13. Pazarlama

Görüldüğü gibi tohumluk üretiminin her safhasında devletim kurumu ve görevli teknik elemanları yer almaktadır.

Tohum üreticisi firmalar; Tarım teşkilatının ÇKS alımında, üretici arazilerinin belirlenmesi veya kış aylarında iş yoğunluğunun az olduğu dönemlerde üretimdeki gelişmelerle ilgili sohbet toplantıları yaparak ekim alanlarını belirlemekte ve ona göre başvurularını yapmaktadırlar. Firmaların teknik elemanları ve konu uzmanı danışmanları tarafından çeşidin ıslahçısı ve çeşit hakkında bilgilendirmeler yapılmaktadır. Danışman olan konu uzmanı akademisyenler üreticilerin tahıllarla ve tahıl dışı gübreleme, sulama, ilaçlama, hasat ve harman ve teknoloji kullanım konularında da bilgilendirilmesini sağlamaktadır. Bu bilgilendirme çalışmaları üreticiyi yeniliklere, sertifikalı tohumluk ve teknoloji kullanımına yönelmesini de sağlamaktadır. 

Konya’da birçok üründe birincilik, ikincilik ve üçüncülük gibi önemli sıralamaya girmemizde araştırıcı kamu ve özel sektör kuruluşlarının varlığı, sayısı ve üreticiyle birlikte yapmış oldukları etkinliklerinin k önemli payları olduğu unutulmamalıdır.

Tohum; bitki çiçeklerinin dişi organlarının tozlanma ve döllenmesinden sonra meydana gelen, embriyo ve yedek besin maddesi bulunduran generatif üreme organıdır. Tohum embriyo, endosperm ve kabuktan meydana gelmektedir.

Tohumluk ise bitkilerin üretilmesinde kullanılan “tohum” dediğimiz generatif organlar ile, “çelik”, “fidan” “fide” “yumru” ve “soğan” dediğimiz vegetatif organların tümü veya bitkilerin çoğaltımı için kullanılan vegetatif ve generatif bitki kısımları olarak tanımlanır. Generatif üreme birimleri(tohum) ekilir, vejetatif tohumluklar ise dikilirler.

Bitkisel üretimin temel girdisi olan tohum, beslenme ihtiyacını karşılayan, istihdama ve uluslararası ticarete konu olan, dünya nüfusunun her geçen gün artmasıyla beraber daha da stratejik hale gelmiş bir üründür.

 Tohum için uygun şartların sağlanması halinde tohum embriyonundan, normal bir bitki oluşturma yeteneğine sahip bir yapının, yeni bir bitki meydana getirmesi, yani çimlenme ile yeni bitki meydana getirme başlamaktadır. Embriyonun büyüklüğü, yapısı ve görünümü, bitkiden bitkiye önemli farklılık gösterir.

Bazı bitkilerin besin olarak kullanılan kısımları aynı zamanda tohumluk olarak da kullanılmaktadır. Dünyada insan besini olarak tüketilen ürünler farklılık göstermekte olup ilk sırada buğday yer almaktadır. Uzak doğu ülkelerinde en çok tüketilen pirinç, çeltik bitkisinin tohumu olan pirinç ikinci sıradadır. Dünyanın çeşitli ülkelerinde çavdar, arpa, mısır, darı ve yulaf tohumları, insan besini olarak önemli yer tutmaktadır. Mısır ve çavdar Amerika ve Avrupa ülkelerinde önceliği alırken, Afrika ülkelerinde darı öncelikli tüketilen bitkilerdendir.

Birçok bitkinin tohumu endüstrinin çeşitli ve önemli ürünleri olarak kullanılmaktadır. Gıda, ilaç ve kozmetik maddelerle, alkollü içkilerin üretimlerinde de bitki tohumlarından geniş ölçüde yararlanılır.

Tohumlarında diğer canlılar gibi bir yaşama süreleri vardır. Tohumluğun ömrü, bitki türüne ve içinde bulunulan çevre ve depolama şartlarına bağlı olarak, birkaç hafta ile uzun yıllar olmak üzere değişiklik göstermektedir. 

 Günümüzde üreticiler bölgenin ekolojisine uygun yüksek verimli ve kaliteli çeşitlerin tohumluğunu istemektedirler. Bölgeye uygun nitelikli tohumluk, fide ve fidan kullanımı ile birim alandan elde edilecek verimin yükseltilmesinin yanı sıra ürünün kalitesinin de iyileştirileceği, kullanım ve pazar değerini artırdığı tüm üreticiler tarafından bilinmektedir. Günümüzde özellikleri yüksek olan tohumluk modern tarımın vazgeçilmez öğelerinden biridir. Nitelikli tohumluk, fide ve fidan kullanımı ile uygun yetiştirme şartlarında, verimi 3-4 kat artırmak imkânı vardır. Sertifikalı tohumluk kullanımı sulanan arazilerde ve yağışın yeterli olduğu bölgelerde verimi yarı yarıya etkilerken kuru arazilerde %25- 30 artırmaktadır. Bu bilinçle üreticilerimiz çeşit seçimi ve sertifikalı tohumluk kullanımına önem vermektedirler. Kamu ve özel sektör firmalarınca yapılan tarla günleri üreticileri önemli oranda bilgilendirme ve görsel olarak işin önemini kavramalarına fırsat tanımaktadır.

Dünyada tohum ticareti 1800’lü yılların başında Kanada da başlamış olup ilerleyen yıllarda gelişerek dünyadaki diğer ülkelerde gelişmiştir.  Son yüz yılda tohumluk ticari bir meta haline gelmiş stratejik bir sektör halini almıştır. Tüm dünyada 1970’ler itibari ile tohum sektöründe Ar‐Ge harcamaları artmaya başlamış ve tohum geliştirme çalışmaları başlı başına bir bilimsel bir alan haline gelmiştir.

Günümüzde gelişmiş ülkelerde yeni bitki çeşitlerinin geliştirilmesi ve biyolojik yenilikler büyük ölçüde özel tohumculuk şirketleri tarafından hayata geçirilmektedir. Bugün dünya tohumculuk sektöründe söz sahibi ülkeler ABD, Kanada, Avrupa ülkeleri dünya genelinde farklı ekolojilerde bilimsel araştırma kuruluşlarıyla sektörde söz sahibidirler. Bu ülkeler tohumculuk sektöründe her yıl büyük oranlarda Ar‐Ge çalışmaları için para harcamaktadırlar.

Türkiye’de tohum üretimi politikaları 1980 yılına kadar devlet (kamu) tarafından yapılmıştır. 1980’den sonra özel sektör tohum şirketleri kurulmaya başlanmış ve 1982 ile 1985 yılları arasında bir dizi yasal düzenleme ile tohumculuk faaliyetleri devlet yanında özel sektöre de bırakıldıktan sonra ülkemizde tohumculuk ve tohumculuk endüstrisi büyümeye başlamıştır.

2004 yılında kabul edilen Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun ve 2006’da yürürlüğe giren Tohumculuk Kanunu ve ilgili yönetmelikler sektörün yasal alt yapısını iyileştirmiş ve sektöre önemli kazanımlar sağlamıştır. Bu önemli gelişmelerin sonunda Türkiye’nin toplam ticari tohumluk üretimi 1.350.000 tonlara ulaşmıştır.

Tohumculuk sektöründeki gelişmelere paralel olarak tarımsal ürünlerin üretimi, kalitesi ve ihracatı da artmıştır.

Özellikle sertifikalı tohum üretimindeki yükselişle verimlikte yüksek bir artış gözlemlenmiştir. Sertifikalı tohumluğun verimi arttırmadaki payının buğday ve fasulye gibi kendine döllenen bitki‐ lerde %20‐30 seviyesinde, mısır ayçiçeği gibi yabancı döllenen bitkilerde ise %100’lerin üzerinde olduğu bilimsel araştırmalar ile ortaya konulmuştur.2 2016 yılı itibari ile Türkiye’de 957.925 ton sertifikalı tohumluk üretilmiştir. 2016 yılında tohum ithalatı yaklaşık 202.1 milyon dolar, tohum ihracatı ise yaklaşık 153.4 milyon dolar olmuş‐ tur.3 Devlet teşvikleri ve özel sektör yatırımları ile birlikte tohum sektöründe verimlilik büyük oranda artmıştır ve artmaya devam etmektedir. Islahçı Hakları Kanununun 2004 yılında yürürlüğe girmesi ile sektörde ıslah çalışmaları artmış, 2004 yılında ıslahçı haklarına başvuru sayısı 26 iken 2016’da başvuru sayısı 168 olmuş‐ tur. 2016 sonu itibariyle 2004 yılından itibaren koruma altına alınan toplam çeşit sayısı ise 898’e yükselmiştir4. Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 2006 yılında kabul edilen 5553 sa‐ yılı Tohumculuk Kanunu ile TÜRKTOB (Türkiye Tohumcular Birliği) kurulmuştur. TÜRKTOB bünyesinde ayrıca 7 alt birlik kurulmuştur. Böylece, tohum sektöründe faaliyet gösteren firmalar bu birliklere üye olarak kendi aralarında işbirliği ve dayanışmayı temin etmek, mesleki dayanış‐ mayı sağlamak ve sektörü dünya ölçeğinde geliştirmeyi amaçlamışlardır. Araştırıcı kuruluşlar ıslah etmiş olduğu bölgelere uygun çeşitlerin tohumluklarını dağıtım ve pazarlamasıyla ürünlerde verim ve kalite yarışına katkı sağlamaktadırlar.

Yukarıda TİGEM’in açıkladığı 2023 tohumluk satış fiyatları görülmektedir. Bunun bayiye ulaşması nakliye, hammaliye ve bayi karı ile birlikte çiftçiye maliyeti bu rakamların üzerinde olacaktır.

Ülkemizde üreticiyi desteklemek TİGEM tohumluk fiyatlarını düşük tutmakla sağlanamaz. Çünkü TİGEM ülke tohumluk üretiminin tamamını değil ancak 1/5’ini karşılamaktadır. Bu nedenle üretici desteklenmek istenilmekte ise üreticiye verilen sertifikalı tohumluk desteği artırılmalıdır. (Devam Edecek).