Geçtiğimiz günlerde Nahçıvan oradan da Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gittiğimi bir önceki yazımda belirtmiştim. Önemli bir kültür kavşağında bulunan Iğdır ili Ermenistan, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ve İran ile sınır komşusu olup Türkiye'nin üç ülkeyle sınırı olan tek ilidir. Azerbaycan’a bağlı Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin birbirine kara yoluyla henüz bağlantısı yoktur. Bu bağlantının sağlanması için Zengezur geçidinin açılması görüşmeleri devam ettiği belirtilmektedir. Söylenilenler ne derece doğru bilemem ama bu kara yoluyla geçiş koridorunun açılmasına Ermenistan’dan çok Türk dünyası ile bütünleşme sağlanacağı endişesiyle İran’ın karşı çıktığı söylenmektedir. Henüz yüzölçümü 5.502,73 km2 olan bu Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile Azerbaycan arasında hava yoluyla (uçakla) ulaşım sağlanmaktadır. Azerbaycan ve Nahçıvan görülmeye değer güzelliktedirler. Hani bizi Türkçemizde bir söz vardır “Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat” diye. Tabii ki görmek başka, görülenleri anlatmak başka, o nedenle mutlaka gidip görmenizi tavsiye ederim.

.

Resmi adı “Azerbaycan Cumhuriyeti” olan bu ülke 31 Ağustos 1991 tarihinde SSCB den ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiştir. Yüzölçümü 86.600 km2 olan ülke dağlık olup ancak %23,6 ekilebilir alana sahiptir. Toplam nüfusu 10.250.000 kadardır (2022). Azerbaycan nüfusunun %47,2’si köylerde (4.248 köy) yaşamaktadır. GSYH’nin sektörel dağılımı tarım %4,7, sanayi %34,1 ve hizmet sektörü %61,2 pay almaktadır. İşgücü dağılımı ise tarım %36,0, sanayi %14,8 ve hizmet sektörü %49,2 pay almaktadır. Ülkede asgari ücret/ tarımsal asgari ücret 300 Manat (4.860 TL Temmuz 2023). Petrol, doğal gaz önemli doğal kaynaklarıdır. Kişi başına düşen milli geliri 17.000 $ civarındadır.

Azerbaycan Türkçesinin resmi dil olarak kullanıldığı bu ülkede Türk vatandaşı olarak rahatça anlaşma sağlanmaktadır. Başkenti Bakü olan Azerbaycan’ın önemli şehirleri Sumgayt, Gence, Mingaçevir, Khirdalan ve Şirvan illeridir.

Azerbaycan Cumhuriyeti Kafkasların geçiş noktası üzerinde, Büyük Kafkaslar ile Küçük Kafkaslar arasında yer almaktadır. Bölgenin en önemli özelliği tabiat güzelliği yanında tarihi geçit ve ticaret yolları üzerinde bulunmasıdır.

Kuzeyinde Gürcistan (480 km) ile Rusya Federasyonu’na bağlı Dağıstan Özerk Cumhuriyeti (390 km), güneyinde İran İslam Cumhuriyeti (756 km), batısında Ermenistan (1.007 km), Türkiye Cumhuriyeti (Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti) ile 17 km uzunluğunda ortak sınırı bulunmaktadır. Ülkenin doğusunda ise Hazar Denizi (713 km) ile yer almaktadır.

Burada konuyu tarım açısından irdelemeye çalışacağım. Azerbaycan diğer Kafkas ülkelerine göre geniş topraklara sahiptir. Ülke topraklarının yaklaşık %55’i tarıma elverişli, %2,5’i ise kentsel alanlardan oluşmaktadır. Toprakların %12’si ise özellikle Kafkasya kesimi ormanlık arazidir. Azerbaycan, ekolojik olarak çok çeşitli bir coğrafi yapı sergilemektedir. Ülke, deniz seviyesi altında düzlükler, Kafkas bölgesinde 4 000 metre yüksekliğinde dağlar, çöller ve subtropik alanlarla kaplıdır. Trans- Kafkas ülkeleri içinde çevre kirliliğinin en fazla olduğu ülke Azerbaycan’dır. Yağış miktarı düşük olmakla birlikte Azerbaycan yeterli taze su rezervine sahiptir.

Azerbaycan iklim ve toprak yapısı bakımından tarıma uygun bir ülkedir. Azerbaycan'ın 86.600 km2 arazisi içerisinde toplam 4,8 milyon hektarı tarıma yararlı, aynı zamanda 1,43 milyon hektarı sulanan topraklardır. Uygun iklim koşulları Azerbaycan’da çok zengin ürün çeşidinin yetiştirilmesine imkân sağlamaktadır. Azerbaycan'da ılıman bir iklim vardır. Fakat Hazar denizinden uzaklaştıkça içeriye doğru, yüksek dağlarda ve diğer yüksek kesimlerde sert bir iklimle karşı karşıya kalınır. Yüksek kesimlerde kışlar uzun, soğuk ve kar yağışlı, yazlar ise serin geçmektedir. Ovalarda ise kışlar serin ve yağmurlu ve bazen karlı, yazlar sıcak ve kurak geçer. Yağış dağılımı düzensiz olup bölgelere göre değişmektedir. Bazı bölgelerde (Abşeron kıyılarında) 200 mm'den az, dağ etekleri ve orta kesimlerde 300-900 mm, Büyük Kafkasya'nın güney yamacında 1000-1300 mm, Lenkeran'da 1200-1400 mm ve daha fazla yağış düşmektedir.

İklim özellikleri bakımından farklılık gösteren Azerbaycan’ın toprak özellikleri de farklılık göstermektedir. Ülkenin 3.240,0 milyon hektarı veya %37,4'ü kullanılmayan (tuzlaşmış, bataklık, erozyon) topraklardır. Ülke topraklarının %36,4'ü değişik derecede erozyona maruz kalmıştır. Toprakların tuzlulaşması Azerbaycan'da en büyük eko coğrafi problemlerden biridir. Ülkede tuzlulaşmış topraklar 2 milyon hektardan fazladır ve bunun 1,32 milyon hektarı KuraAras nehirleri arasında bulunan alandır. Ülkenin sulanan topraklarının (1,43 milyon hektar) 600 bin hektardan çoğu tuzlaşmış ve bunun 224 bin hektarı ileri derecede tuzlaşmış topraklardır. Bu hususta gerekli tedbirler alınmaya çalışılmaktadır.

Azerbaycan’ın yerüstü su rezervleri 30 milyar m3, yeraltı su rezervleri ise yaklaşık 9 milyar m3 civarındadır. Toplam gücü 21,4 km3 olan 140’a yakın baraj, 8.000 artezyen kuyusu bulunmaktadır. Su kanallarının uzunluğu 90.000 km civarındadır. Sulama sistemleri ve suyun rantabl kullanımı konusunda gerekli tedbirler alınmalıdır.

Bağımsızlığını kazandığı 1991 yılından bu yana makina- ekipman yetersizliği, kaliteli tohum ve gübre kullanılmaması ve diğer mevzuatlarda ki yasal eksiklikleri tamamlamaya çalışılmıştır.  Tarım yapılabilir alanlar %55,2’dir (4.779,7 bin hektar). Azerbaycan Devlet İstatistik Komitesi tarafından açıklanan verilere göre her geçen yıl tarım ürünleri üretiminde artış kaydedilmektedir. Bu gelişme ülke açısından sevindiricidir. Tarımsal ürün gelirlerinde hayvancılık ve bitkisel ürün üretimi birbirine yakın olmakla birlikte bitkisel üretim hacmi (%4,0) hayvancılık ürünlerinin üretim hacmi (%2,8) ne göre daha fazladır.

Bazı yıllar petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve dünyada görülen gıdaya ulaşım ve gıda güvenliği nedeniyle gelirin azalması ve Azerbaycan’da tarımı ön plana çıkarmıştır. Tarım sektörünün gelişimi için son dönemlerde devlet tarafından uygulanan projelerin yoğunlaşması, söz konusu sektörün ülke için önemini daha da arttırmaktadır.

Ekilebilir alanlarda en fazla yetiştirilen ürünler, pamuk, tütün ve üzümdür. Azerbaycan’ın farklı bölgelerinde ülkeye özgün kavun ve karpuz çeşitleri yetiştirilirken, sulanamayan alanlarda ise de patates yetiştiriciliğine ağırlık verilmektedir. Ülkenin farklı bölgelerinde geç ve erken yetiştirilen sebze yetiştiriciliği yapılmaktadır. Azerbaycan’da ayrıca bazı bölgelerde örtü altı üretimi yapılmakta olup seracılık giderek artmaktadır. Seralarda ülke iklimine elverişli her tür sebze yetiştirilmektedir. Kabuklu ve kabuksuz meyve ağaçları ve ayrıca çok sayıda dut ağacı da Azerbaycan tarımının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.

Ülkemizde ve bölgemizde ki Çumra kavunu gibi Azerbaycan’da da Kürdemir kavunu meşhurdur. Azerbaycan’da üzüm, dut, erik, şeftali, elma, armut, kiraz, kayısı, kestane, ceviz, fındık, nar, ayva, hurma, iğde mandarin, portakal, feijoa (Feijoa sellowiana= Acca sellowiana), limon güneyde incir, zeytin, fıstık, badem yetiştirilmektedir. Ceviz eskiden beri çok yetiştirilmekte olup Nahcivan’da en fazla yetiştirilen meyvelerden birisi de iğdedir. Azerbaycan’da süs bitkilerinden bazı çiçek çeşitleri de yetiştirilmektedir.

Bitkisel üretimde tahıl üretiminde ise buğday mısır ve arpa ilk sırayı alırken patates ve son zamanlarda pirinç üretimine başlanmıştır. Ülkede tarıma elverişli topraklarının %60’ında tahıl ekimi yapılmaktadır. Ülkenin güney bölgelerinde iklim ve toprak bakımından uygun olması nedeniyle bir yetiştirme sezonunda iki ürün alınabilmektedir. Ham ipek üretimi ve buna bağlı olarak dut ağacı tarımı da oldukça yaygındır. İyi kalitede zeytin üretilmekte olup, zeytinyağı ve sabun üretimi gerçekleştirilmektedir.  Ülkenin en büyük gelir kaynağı olan pamuk, yurt dışına ihraç edilmektedir. Azerbaycan’ın ikinci büyük endüstri kaynağı olan tütün ise, hem miktar hem de kalite bakımından her yıl gelişme göstermektedir.

Ülkemizde yetişmiş alanında uzman tecrübeli emekli olmuş veya emekliliği yakın bürokrat ve akademisyenlerin gönüllülük esasına dayanan bir üst kuruluş vasıtasıyla bu ülke tarımına tecrübelerini aktararak bitkisel üretim toprak ve mera kullanımında yardımcı olması gerektiği kanaatindeyim (Yazı Devam Edecek).