Zorlu geçen ve halen süren Covit-19 salgınıyla sonuna yaklaşılan 2020 yılı geride kalacaktır.
Bu yıl Sosyal ve Ekonomik hayatımızı olumsuz etkileyen ve her açıdan iyi geçmeyen bir yıl oldu.
Üreticiyi, esnafı, emekliyi, çiftçiyi ve vatandaş olarak hepimizi zorlayan 2020, belki de hatırlamak istemediğimiz bir yıl olacaktır.
Bütün bunlara rağmen 2021 yılı iş dünyasına ve bizlere bir umut olabilecek mi? Belki de bu sorunun cevabı salgının gidişatına göre değişebilecektir.
Aşıdaki olumlu haberler sayesinde ülkemizde ve dünyada ekonominin yeniden toparlanacağını gösteriyor.
İş dünyasında 2021 yılı bir umut ve toparlanma yılı olarak öne çıkıyor. Aşıyla birlikte salgının sona ermesiyle ekonomide bir hareket beklentisi çoğunluktadır.
Vatandaş olarak bizlerinde beklentisi de ekonominin canlanması ve yine eski günlerimize kavuşma yönündedir.
Umarım hepimizin ortak beklentisi olan ekonomide de canlanma ve salgından kurtulmamız2021’de gerçekleşir.
2021 Türkiye’sinde iş dünyasının ortak beklentilerine bakarsak, bir iyimserlik ve umut vardır.
Turizmden gayrimenkule, tekstilden ambalaj, hizmet ve diğer sektörlerde genellikle gelecekten umutludur.
İş dünyası yeni yılda Türkiye ekonomisinde yüzde 1 ile 5 arasında büyüme öngörüyor.
Bunun yanında Döviz kurlarında yatay bir seyir beklerken, enflasyonda da kura bağlı bir hareket öngörüsü içindedir.
Dış politika da ise, AB ve ABD ile kurulacak ilişkilerde, daha sağlıklı bir dengeye oturacak bir anlayış sergilenmesinden yanadır.
Daha barışçıl, ülkemiz çıkarları ön planda tutulan bir dış politika seyisinde ihracatta da bir artış beklentisi içindedir.
Yine iş dünyasına göre 2021’i esas belirleyecek olan pandemidir. Eğer virüs yayılmazsa ve aşı hızlanırsa bir toparlanma süreci başlayacaktır.
Özellikle 2021’rin ikinci yarısında toparlanma süreci hızlanabilir. Ancak salgın bir artış gösterirse yeniden sıkıntılı bir süreç yaşanabilir.
Diğer taraftan ekonomi ve hukuk alanında yapılacak olan reformlar, zamanında yapılması ve uygulanması sağlıklı bir gelişmeyi de beraberinde getirecektir.
Bu sayede piyasa bir güven oluşurken, enflasyon yüzde 10-12 arasında seyrederken, dövizde de yükseliş olmayacaktır.
İyileşme dönemine gireceği gibi, ekonomide yeniden istikrar sağlanacağı düşüncesi çoğunlukta görülüyor.
Yeni yılın dünya genelinde ekonomik açıdan yaraların sarıldığı bir yıl olması beklentisi yüksek bir oranda karşımıza çıkıyor.
Pandemiden dolayı sürekli değişen şartlardan önünü göremeyen iş dünyası, doğru dürüst bir plan ve yatırım yapamadı.
Sağlık öncelikli olduğu içinde geleceğe yönelik bir hedef belirleme oldukça zorlandı.
Ancak aşının bulunması iş dünyasında bir moral oluştururken, geleceğe dönük plan ve yatırımların hızlanmasına neden olacaktır.
Salgından ülkemizin kurtulması yetmiyor. Bütün dünyanın salgından kurtulması gerekiyor.
Ancak o zaman günü kurtarmanın yerine, yeni plan ve yatırımlar gündeme gelebilecektir.
2020 yılında şehrimizde “Üretim, Yatırım ve İhracat” ön planda tutulurken, özellikle ihracatını arttıran iller arasında ilk sıralarda yerini aldı.
Konya Sanayi Odasının(KSO) online olarak gerçekleştirdiği son meclis toplantısında meclis üyelerine bilgi veren KSO Başkanı Memiş Kütükcü, “2020 yılı ülkemizi, toplumun tüm kesimlerini, dünyayı zorlayan bir yıl oldu. Pandemi hepimizin alışkanlıklarını değiştirdi. Ancak iş dünyası olarak, pandemi sürecini yönetmeyi öğrendiğimizi hatta bazı sektörlerde yeni fırsat alanları açmayı başardığımızı düşünüyorum. Bu yılın 11 ayında, pandeminin tüm olumsuz şartlarına rağmen 2 milyar dolara yaklaşan bir ihracat yaptık. Yeni yılda yeni ihracat rekorlarına hazırlanıyoruz. “
Başkan Kütükcü Konya sanayisinin 2021’re umutla baktığını dile getirerek, ihracata odaklanacağına dikkat çekiyor.
Sonuçta iş dünyası sadece ülkemiz için değil, dünya da 2021’in iyi olacağı yönünde tahminde bulunurken, umutla bakmak istiyor.
Ancak, ülkemizde ekonomik ve hukukta yapılacak reformların biran önce hayata geçirilmesi ve iş dünyasının önündeki sorunların çözüme kavuşturulması umudu daha da güçlendirecektir.
Ne dersiniz sizce de öyle değil mi?