Okul Müdürü Nuri Sayın'ın kadrosunu bırakmadan Yalıhüyük İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendirilmesi nedeniyle okula kadrolu müdür atanamazken; duruma şehit babası, dernek yönetimi ve veliler sert tepki gösterdi. Konuyu değerlendiren Eğitim-İş Şube Başkanı Bahattin Ertuğrul ise "Görevlendirme çarkı eğitimi vuruyor, çözüm liyakatli ve asil atamalarda" dedi.

KOLTUK BOŞ, BAŞARI DÜŞÜK, TEPKİ BÜYÜK!

Konya'nın Akören ilçesinde Şehit Halis Özcengiz’in isminin verildiği İmam Hatip Okulu, açılışının üzerinden üç yıl geçmesine rağmen yükselen başarı grafiğiyle değil, bitmek bilmeyen idari belirsizliklerle anılıyor. Açıldığı günden bu yana 4 kez müdür ve bir o kadar da müdür yardımcısı değiştiği iddiasıyla gündeme gelen okulda yaşanan yönetim krizi, bardağı taşıran son damla oldu. Okulun mevcut kadrolu müdürü Nuri Sayın'ın, Akören'deki öğrenciden daha az öğrencisi bulunan Yalıhüyük ilçesine İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak "görevlendirilmesi" ve kadrosunun okulda kalması sebebiyle Şehit Halis Özcengiz Okulu'na yeni bir kadrolu müdür ataması yapılamıyor. Okulun vekil müdürlerle yönetilmeye çalışılması ilçe halkı, veliler ve hayırseverlerin tepkisini çekiyor.

Akören Şehit Halis Özcengiz Anadolu İmam Hatip Lisesi Ve

"BİR KİŞİNİN ÇIKARI 153 ÖĞRENCİDEN DAHA MI DEĞERLİ?"

Okulun fiziki imkânlarını iyileştiren, öğrencilere burs ve kırtasiye desteği sağlayan Akören İmam-Hatip Okulu Yaptırma ve Yaşatma Derneği (AKİMDER) Başkanı İbrahim Gülkara, duruma isyan etti. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve İl Milli Eğitim Müdürlüğüne çağrıda bulunan Gülkara, şu ifadeleri kullandı:

" Akören’deki okuldaki öğrenci nüfusu, Yalıhüyük’ün toplam öğrenci nüfusundan daha fazla! Yalıhüyük’te toplamda sadece 75 öğrenci bulunuyor. Akören’deki bu okul sizin için önemli değil mi? Bu okuldaki öğrencilerin kaliteli eğitim alma hakları yok mu? Yoksa bir kişinin şahsi çıkarları 153 öğrenciden daha mı değerli? İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri ve AK Parti il ve ilçe başkanlarıyla defaatle görüştük. Her seferinde 'En kısa zamanda müdürünüz gelecek' diye söz vermelerine rağmen maalesef bir sonuca varamadık. Biz, yeni kurulan bir okulun sistemi oturana kadar kadrolu müdürünün görevine dönmesini veya mevcut müdürün kadroyu boşaltarak yerine yeni kadrolu bir müdürün atanmasını talep ediyoruz."

ŞEHİT BABASINDAN SERT TEPKİ: "GEREKİRSE OĞLUMUN İSMİNİ OKULDAN ALIN!"

2017 yılında Hakkari'de terör örgütüyle çıkan çatışmada şehit düşen Piyade Uzman Çavuş Halis Özcengiz’in babası Ahmet Özcengiz de yaşanan idari sahipsizliğe ve okulun başarı kaybına tepki gösterdi. Geçen yıl dönemin İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Erkan Yakışır ile görüştüklerini ancak sürekli oyalandıklarını ifade eden acılı baba Özcengiz, şu sözlerle sitem etti: "Yetkililerle görüşmemize rağmen 'Halledeceğiz' denilerek sürekli oyalandık; daha sonra ise 'Elimizden bir şey gelmez' denilerek okul kaderine terk edildi. Bu şekilde vekil müdürlerle okul idare edilecek, öğrenciler mağdur edilecek ve oğlumun adı başarıyla değil sahipsizlikle anılacaksa oğlumun ismini okuldan alsınlar!"

6 Ağu 2026 10 08 44"DİSİPLİNSİZLİK YÜZÜNDEN ÖĞRENCİ KAYBI YAŞIYORUZ"

Okul Aile Birliği eski Başkanı Osman Durmaz ise okuldaki idari boşluğun disiplin ve kalite kaybına yol açtığını kaydetti. Öğrencilerin ve velilerin mağdur olduğunu belirten Durmaz, "Örneğin o dönemde 9. sınıfta 8 öğrenci vardı; sırf bir öğretmen yüzünden 4 öğrenci sınıfta bırakıldı! Biz çocuklarımızı eğitilsinler diye gönderdik ancak muhatap bir müdür bulunamadığı için okul öğrenci kaybeder hale geldi" dedi.

ERTUĞRUL'DAN DEĞERLENDİRME: "OKULLARDA GÖREVLENDİRME ÇARKI AKSIYOR, LİYAKAT ESAS ALINMALI"

Eğitim kurumlarında asil atamalar yerine sıkça başvurulan "görevlendirme" yöntemi, okul yönetimlerinde ve eğitim kalitesinde çeşitli aksaklıkları beraberinde getirdiğini belirterek değerlendirmelerde bulunan Eğitim-İş Sendikası Konya Şube Başkanı Bahattin Ertuğrul; görevlendirmelerin hangi şartlarda yapıldığını, sistemin idareciler üzerindeki etkilerini ve liyakat eksikliğinin yol açtığı sorunları aktardı. Görevlendirme usulünün temel olarak iki şekilde işlediğini ifade eden Ertuğrul, bunun ya norm kadro fazlalığı gibi bir ihtiyaca binaen ya da personelin kişisel talebi doğrultusunda gerçekleştiğini belirtti.

"KÖY VE İLÇELERDE AÇIK BÜYÜYOR, İDARECİLİK CAZİBESİNİ YİTİRDİ"

Özellikle merkez dışındaki okullarda ciddi bir sirkülasyon ve idareci açığı yaşandığını dile getiren Ertuğrul, merkeze olan yoğun talebe dikkat çekti. Yöneticiliğin sorumluluğuna kıyasla hiçbir avantajının kalmadığını vurgulayan Ertuğrul, şu ifadeleri kullandı: "Genelde kimse köy ve ilçelerde kalmak istemiyor, herkes merkezdeki okullara görevlendirme talep ediyor. Bu durum köy ve kasabalarda idari açıklar oluşturuyor. Öte yandan günümüzde okul müdürü veya müdür yardımcısı olmanın yükü ve sorumluluğu çok fazla ancak hiçbir avantajı yok. Bu durum insanları idarecilikten soğutuyor."

Özel Okul Ders"GEÇİCİ OLAN TAŞIN ALTINA ELİNİ KOYMAYABİLİR"

LGS tercih sonuçları açıklandı!
LGS tercih sonuçları açıklandı!
İçeriği Görüntüle

Görevlendirme ile bir kurumun başına geçen yöneticilerin aidiyet duygusunda zayıflama olabileceğini belirten Sendika Başkanı Ertuğrul, geçici çözümlerin okullardaki işleyişi olumsuz etkilediğini savundu. İdarecilikte tecrübe ve aidiyetin şart olduğunu vurgulayan Ertuğrul, şöyle devam etti: "Bir şeyden tam anlamıyla sorumlu olmadığınız sürece bir takım aksaklıklar ve geri çekilmeler yaşanabilir. Görevlendirmeyle gelen bir idareci, 'Nasıl olsa geçici bir süre buradayım, benden sonraki halleder' düşüncesiyle taşın altına elini koymayabilir, işe dört elle sarılmayabilir. Oysa başarılı okullara baktığınızda idarecinin veliyle, çevreyle iş birliği yapıp kendini oraya vakfettiğini görürsünüz. Görevlendirme sisteminde bu özveriyi yakalamak oldukça güç."

"ÇÖZÜM: BÜTÜNCÜL PLANLAMA VE TEK SÖZCÜKLE LİYAKAT"

Eylül ayı ve yeni eğitim-öğretim yılı başlamadan önce Milli Eğitim müdürlüklerinin tüm yönetici ve öğretmen ihtiyacını bütüncül bir planlamayla karşılaması gerektiğini kaydeden Ertuğrul, sınavsız ve kriter gözetilmeksizin yapılabilen görevlendirmeleri de eleştirdi: "Eğitimde asil atamalar ve planlama esastır. Sistem Eylül gelmeden, yaz döneminde tüm kurumların ihtiyacını karşılayacak şekilde kurgulanmalıdır. Sınavsız, muafiyetli görevlendirmelerde ne yazık ki yönetim ve bilgi eksiklikleri baş gösteriyor. Burada devreye giren tek bir sözcük var: Liyakat. Herkes müdür olabilir ama idareci olamaz. Öğretmene ve öğrenciye yaklaşımdan okulun fiziki ihtiyaçlarını çözmeye kadar her alanda liyakat ve tecrübe esas alınmalıdır."

Muhabir: SERHAT YALDIZ