Âşık Yunus “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz” derken, tanışmanın birbirimizi sevmenin öneminden söz eder. Dünyanın geçiciliğini vurgular.
İyi de nasıl tanış olacağız, nasıl birbirimizle konuşacağız? Birbirimizin dilini anlamadan nasıl olacak?
Yine iş dil meselesine gelip dayanıyor. Oysa biz bırakın başka dilleri kendi dilimizi bile konuşamaz hâle geldik. Üniversite bitirmiş gençlerimiz bile beş yüz kelimeyi geçmeyen bir dille konuşmaya çalışıyor.
Aynı duyguları da paylaşmıyorsa, aynı dili konuşmanın bir yararını görmüyor. Kulağını hep bir tarafa verenler, diğer tarafa zaten sağır kalıyorlar. Bu sefer gelsin önyargılar, gelsin su-i zanlar, gelsin yapay korkular, gelsin düşmanlıklar. Oysa bir konuşabilsek, bir tanışabilsek, birbirimizi bir tanıyabilsek! İşte o zaman hiçbir sorun kalmayacak.
Önceki yazımda yabancı dil öğrenme noktasındaki eksikliğimizi, yıllarca yabancı dil öğrenmeye çalıştığımız halde bir arpa boyu yol alamadığımızı yazmıştım. Bazı okuyucularım “o kadar da değil” şeklinde tepkilerini dile getirdiler. Üniversitelerde, Medyada, Ticarî şirketlerde, Turizm alanında yabancı dil bilen yetişmiş elemanların olduğunu söylediler.
Evet, doğrudur ama! Bunların sayısı yabancı dil bilmeyenlerin yanında devede kulak kalır.
Çağımızda, kitle iletişim araçlarının, eğitim ve öğretim araçlarının yabancı dille ilgi pek çok dökümanın, laboratuarların, dil öğreten merkezlerin, basın ve yayının, yabancı dille yayın yapan pek çok kanalın bulunduğu çağımızda, yabancı dil eğitimi ve öğretimi konusunda ne yazık ki çok geriyiz.
Orta Doğu ülkelerinden, Afrika kıtasındaki ülkelerden bile geride kalmış bir durumdayız.
Halbuki bir dil bilmenin bir insan olduğunu söyler dururuz. Bir başka dili, Arapça olsun, İngilizce olsun, Çince olsun, Almanca olsun, Japonca olsun öğrendiğimizde bize maddî manevî katkı sağlayacağını, ufkumuz açacağını da kabul ederiz. Ama elimizdeki fırsat ve imkânları kolayca heba ederiz.
Arapça olsun, İngilizce olsun, almanca olsun hangi dil olursa olsun, yabancı dil öğretmeye yönelik okullarda, Anadolu Liseleri'nde, Anadolu İmam Hatip Liseleri'nde ne Arapça ne de İngilizce öğretilemiyor. İstek yok, ortam belki var, ihtiyaç duygusu tok. Arzu ve heves yok. Öğrenme yarışı yok, teşvik yok, ödüllendirme yok, gayrete getirme yok.
Herkes yorgun. Öğretmen yorgun, öğrenci yorgun!
Bu sorun hepimizin sorunudur. Hem kendi dilimizi iyi öğrenmek, hem de Arapça gibi, İngilizce gibi, bir yabancı dili bilmek, yabancılara yabancı kalmaktan uzak durmak, onlara dinimizi, kültürümüzü, duygularımızı anlatabilmek için elzemdir.
Umudunu bizlere bağlamış topluma karşı, çevremize karşı, insanlığa karşı bu önemli bir görevdir.
Kimseye kalmayacak dediğimiz bu dünya çocuklarımıza kalacak. Çocuklarımıza güzel bir dünya, birbirini seven, birbiriyle tanışan ve konuşan bir dünya bıraksak kötü mü olur?
Selâm ve dua!

                                        HEM NALINA HEM MIHINA
Üstadım Mustafa Tulukçu Hocam, Kütahya Tavşanlı'dan üşenmeden yazıp göndermiş. Sizlerle paylaşayım istedim:
FESBUG FİLOZOFLARINDAN 10 HİKMETLİ SÖZ! 

1- Sanırım matematiğim zayıf, hayatımdan yanlış insanları bir türlü çıkaramıyorum.

2- Önce insanlara güvenmeyi öğrendim, sonra bunu bir daha yapmamam gerektiğini.

3- Bazen söylenen yalanların farkına vardığım halde, bir şeyler bozulmasın diye fark etmemiş gibi yaptığım doğrudur.

4- Domuz eti yemekten korktuğunuz kadar kul hakkı yemekten korksaydınız, bu ülke bu durumda olmazdı.

5- Adam olmak, bir guruba dahil olmak değil bir duruşa sahip olmaktır.

6- Secde görmemiş bir alnın, alın yazısı olmak istemem.

7- Ne garip değil mi? Bir gün ölmek için her gün yaşıyoruz!..

8- Tövbe kapısı açık dediysek yeni günahlara koşman mı gerek?

9- Yalnızlık nedir bilir misin onca insan arasında?

10- Boşuna mı indi o ayet: “Allah sabredenlerle beraberdir!”

KAN TİCARETİ
Gazetemiz Konya Yenigün, kesilen küçük ve büyükbaş hayvanların kanlarının heba edilmek yerine İslâmî şartlara uygun olarak kurutulması ve verimli bir gübre haline getirildikten sonra değerlendirilmesini gündeme taşımış. Afyonlular bu işe el atmış, kanımıza talip olmuş.
Millet ölmüş hayvan kanının para ettiğini duyarsa, bu sefer ölmüş insanın kanını da değerlendirmeye kalkışabilir. Bu da daha çok cinayet demektir. Benden söylemesi.
TEK KULLANIMLIK SECCADE
Konya'da Pratikser firması tek kullanımlık seccade üretecekmiş. Bence iyi fikir!
Ömründe ya da yılda bir kere namaz kılanlar için harika. Bir defa kılar atar ve yatar.
                                                            GÜNÜN SÖZÜ
GÜNEŞ OLMAZSAN YILDIZ OL, AMA GÖKTEKİ EN PARLAK YILDIZ SEN OL.
                                                                                                               Tagore