Son günlerde basında yer alan haberlere göre Sayın Cumhurbaşkanımızın Suudi Arabistan’a yapmış olduğu resmi ziyaretinde 2 milyar dolarlık bir enerji yatırımı anlaşmasının imzalandığını Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar açıkladı. Anlaşma, ilk kısmında 2 bin megavatlık güneş enerjisi projelerini içermektedir. “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı'nda mevkidaşı Abdulaziz bin Selman Al-Suud ile "Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşma"ya imza atmıştır denilmektedir.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar 'Türkiye 2035'te güneşte ve rüzgârda 120 bin megavatlık bir kurulu güce ulaşacak.' dedi. Dolayısıyla bu güce ulaşmak için her yıl 8-9 bin megavat, 10 bin megavatlık yeni kapasiteyi sistemimize katmamız gerekiyor" diye konuştu.

Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle yüksek güneş enerjisi potansiyeline sahip olması bakımından çok şanslı ülkelerden biridir. Bu şansını iyi değerlendirmesi gerekmektedir. Ülke içerisinde birçok bölgenin de yenilenebilir enerji yatırımlarına uygun olması nedeniyle GES yatırımları her geçen gün artmaktadır. Güneş enerjisi ile ilgili çok sayıda yazı yazdım, belki dikkate alınır diye tekrar yazıyorum. Çağımız artık birçok konuda bilinenlerin dışına çıkmamızı gerektiriyor. Bilinenlerin dışına çıkmakta araştırma sonucu bulunan tasarım, düşünce ve yeniliklere dayandırılmalıdır. Bu hususta proje hazırlayanlar ve uygulayıcılar yenilikleri takip etmeli ve yeni tasarımlar yapmalıdırlar.

Güneş Enerji Santralı (GES) adıyla veya farklı isimlendirmekte elektrik enerjisi ihtiyaç olan çok yerde kullanılmak amacıyla yeterli güneşlenme olan her yerde bu sistemler kullanılmakta ve daha da yaygınlaşması beklenilmektedir.

Birçok belediye ve özel şirketler tarafından yapılmakta olan Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesinde yapım çalışmaları tamamlanarak tesis devreye alınmakta olduğu ve ülkemizin enerji üretimine katkı sağlayan fevkalade güzel yatırımlardır.

Güneş enerjisi herkes için stratejik ve çevre dostu bir kaynaktır. Bu kaynak için Orta Anadolu bölgesi güneşlenme süresi bakımından en fazla güneş alan bölgedir. Suudi Arabistan ile yapılan anlaşmaya göre Taşeli platosuna yapılacak GES yatırımı da sevindiricidir.

Ancak bir kaynak kullanılırken başka değerlendirmeye tabi olan kaynaklar da heba edilmemelidir. Günümüzde güneş enerjisi üretilmek amacıyla kullanılan tarla ve mera arazilerine bu sistemler kurulurken tesislerin kurulduğu arazi ve kuruluş yüksekliğine bir bakıldığında düz bir arazi ve paneleler yere yakındır.

Doğadaki tüm canlılık olayları enerjiyle gerçekleşmekte olduğundan bütün canlılar canlılık faaliyetlerini sürdürebilmeleri için ortak ihtiyaç duydukları şey enerjiye ihtiyaç duyarlar. Yeryüzündeki bütün canlıların temel enerji kaynağı ise güneştir. Güneş ışık, sıcaklık vd. kaynağıdır. Bitkiler güneş enerjisinden fotosentez yaparak faydalanmaktadırlar. Bitkiler; güneş enerjisinden doğrudan faydalanabilen canlı grubu olması ve bu özelliklerinden dolayı bazı filozoflara göre dünyadaki canlılar içerisinde en değerli olanı olarak da belirtilmektedir. Bu nedenle Türkiye`nin iklim şartları güneş enerjisi için çok uygun olan bölgelerde uygun olan arazilere GES kurulmalı ancak zirai üretim alanlarına kurulmamalı, kurulursa da bitki yetiştirmeye uygun yapılar şeklinde yapılmalı.

Güneş enerjisine dayalı GES üretim tesisi kurmak üzere yapılan birçok proje uygulamalarında; tapulu tarla arazileri, tapu kaydı mera veya tescil harici olan alanlar tercih edilmektedir. Güneş enerjisi elde edilen tesislerde ve tesislere ait görsellerde birçok resminde görüleceği gibi arazi güneş panelleri ile kaplanmış, arazinin esas kullanım özelliği ortadan kaldırılmıştır. Hâlbuki GES tesis öncesi bu araziler bu güne kadar bir amaç için kullanılmaktadır. Tesis kurulma öncesi belirli amaç için kullanılan bu alanlar güneş enerjisi üretimi amacıyla kullanılmalarına müsaade edildiği zaman ilk kullanım amacı tamamen ortadan kalkmaktadır. Umarım bu yeni anlaşmayla GES kurulacak alanlarda yer seçiminde gerekli hassasiyet gösterilir.

GES tesisleri yapım aşamasında planlamada biraz yüksek yapılsa ve biraz fazla masraf edilerek uygun olan alanlarda sera veya başka amaç gibi farklı amaçlarla kullanıma uygun projelendirilmelidir. GES tesisleri çok amaçlı kullanılır hale getirilerek yapılan tesislerden hem elektrik enerjisi hem de diğer zirai ürünler yetiştirme veya başka amaç için faydalanma sağlanmış olmalıdır.

Toprağa ve tarımsal üretim maddelerine ve dolasıyla bu alanlara her zaman ihtiyaç olacaktır.

“Güneş Enerjisi sistemlerinden elde edilen elektrik; işyerleri, evler, yazlıklar, yollar, parklar, deniz, araziler ve taşıtlarda kısacası elektriğe ihtiyaç duyulan her alanda kullanılmaktadır. Gün geçtikçe kirlenen çevre, azalan gıda ve enerji kaynakları, dünyamızın ve ülkemizin temel sorunlarından biri olduğu sürece yeni arayışlara girmek doğrudur.

Enerji getirisi yüksek ve işletme maliyeti az olan bu elektrik sistemi aynı zamanda çevre dostudur. Çevre kirletilmeden enerji elde edildiğinden gelecekte bu tesislere büyük şirketler daha fazla yatırım yapmaya yönelmişlerdir.

Ülkemizin Suudi Arabistan’la yapmış olduğu enerji anlaşmasına göre “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan anlaşma kapsamında Sivas (bin megavat) ve Karaman Taşeli'nde (bin megavat) toplam 2 bin megavat kapasiteli güneş enerjisi santrali kurulacağını söyledi. Bayraktar, anlaşmayla beraber Türkiye'nin elektriği 25 yıl boyunca bugüne kadar görülen en düşük fiyatlardan alacağını ve proje tamamlandığında yaklaşık 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacağı belirtti.”

Taşeli Platosu; Antalya ve Mersin illeri arasında uzanmakta olup doğuda Göksu Nehri ile kuzeyde Göksu'nun kollarından biri olan Ermenek Çayı tarafından yarılmış karstik bir platodur. Batı kesiminde 2100 metrelerde olan yükseklik doğuda 1300 metrelere düşer. Alan, karışık iğne yapraklı ormanlar, sedir (Cedrus libani), karaçam (Pinus nigra ssp. pallasiana), kızılçam (Pinus brutia) ve ardıç (Juniperus) ormanları ile göknar, meşe (Quercus), maki ve öncü maki toplulukları, dağ bozkırlarından oluşan bitki örtüsüne sahiptir. Alanda dünya üzerinde sadece bu alanda olan bazı endemik bitkilerde (Asphodeline sertachae, Eryngium isauricum ve Scorzonera longiana) bulunmaktadır.

Platoda yerleşim alanları, yükseltinin azaldığı doğu kesimlerde ve Anamur Çayı ve kolları boyunca kurulmuştur. Yüksek alanlar kısmen yayla olarak kullanılmaktadır. Karaman- Taşeli Platosunda kurulacak olan GES’in yer seçiminde dünya da sadece bu alanda olan endemik bitkilere zarar verilmemelidir.

GES için uygun görülecek alanlarda güneş panelleri kurulurken panellerin ayakları ve güneş sehpası yükseklikleri bazı yerlerde farklı amaçlar için yapılan tesislerde ki gibi bitki yetişmesine engel olmayacak aralıkta ve yükseklikte yapılması gerekmektedir. Güneş enerji santrallerinin güneş panelleri bitkilerin güneş enerjisinden kısmen faydalanabilecekleri yüksekliğe ve aralıklarla konulması halinde bu alanlar iki amaç için kullanılır hale getirilmiş olacaktır. Meralarda kurulacak güneş enerji panelleri montaj edilirken zeminden yüksek ve belirli aralıklarla monte edilmesi halinde alttaki mevcut bitki örtüsünün güneşten faydalanabilecek aralık ve yükseklikte tutulması iki önemli kaynağın kullanılabilir hale getirilmelidir.

Böylece güneş enerji panellerinin altında gölgede yetişebilen diğer bir ifadeyle daha az güneş enerjisiyle yetişebilen bitkiler yetiştirilmeli. Meralarda otlayan hayvanlar için yapılan gölgeliklerin üzeri güneş panelleriyle kapatılarak mera yem olarak da kullanılmış olacaktır. Ayrıca sera şekline dönüştürülmüş yapılar üzerine de paneller yerleştirilerek farklı ürünler yetiştirilerek gıda üretimine katkı sağlanmalıdır.

Her alanın kendine göre bir özelliği, güzelliği ve faydalılık derecesi vardır. Yapılan yatırımlar buna katkı sağlamalı ve yararlılık derecesini daha artırıcı olmalıdır. Bazı yatırımlar yapılır iken yatırımın yapıldığı alanın esas fonksiyonu çoğu zaman göz ardı edilmemelidir.

Her alanın kendine göre bir özelliği, güzelliği ve faydalılık derecesi vardır. Yapılan yatırımlar buna katkı sağlamalı ve yararlılık derecesini daha artırıcı özellikte olmalıdır. Ülkemizde bazı yatırımlar yapılır iken yatırımın yapıldığı alanın esas fonksiyonu hiç bir zaman göz ardı edilmemelidir. Elektrik enerjisine ihtiyacımız var, ancak gıdaya her zaman ihtiyacımızın olduğu da unutulmamalıdır. Bu hususların dikkate alınması dileklerimle hoşça kalınız.