banner5

Uludağ Ekonomi Zirvesi

- Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran:- “Karbon nötr olma hedefi veren kurumlar arasındayız. Benim gönlümden geçen Genel Müdürlük dönemim içerisinde İş Bankası'nı karbon nötr bir kurum haline getirebilmektir. Umarım başarırız”- Coca-Cola Türkiye Genel Müdürü Başak Karaca:- “2030 yılına kadar yüzde 50 olarak üretimimizin geri dönüştürülmüş malzemelerden olmasını çok önemsiyoruz. Buna 2022’de Türkiye'de paydaşlarla başlıyor olmak çok heyecan verici”- Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı:- “Salgın Türkiye’ye başka bir görev tanıdı. Türkiye, Çin’den kayacak üretim merkezi olabilir. İş dünyamız gerçekten çok çevik. Türkiye fırsatlar yaratabilir”

24 Kasım 2021 Çarşamba 14:47
Uludağ Ekonomi Zirvesi

İSTANBUL (AA) - Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, “Karbon nötr olma hedefi veren kurumlar arasındayız. Benim gönlümden geçen Genel Müdürlük dönemim içerisinde İş Bankası'nı karbon nötr bir kurum haline getirebilmektir. Umarım başarırız.” dedi.

Vodafone Business’ın ana sponsorluğunda Capital, Ekonomist ve StartUp dergileri tarafından düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi kapsamında Sürdürülebilirlik paneli gerçekleştirildi.

Capital, Ekonomist, Start Up Dergileri Yayın Direktörü Sedef Seçkin Büyük’ün moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde konuşan Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, İş Bankası'nın kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün baş öğretmen ilan edildiği bir günde, sürdürülebilirlik panelinde 100’üncü yaşına yaklaşan bir kurumun Genel Müdürü olarak sürdürülebilirlik konuşuyor olmaktan gurur duyduğunu belirtti.

İş Bankası’nın Türkiye'nin siyasi bağımsızlığını perçinlemek, iktisadi bağımsızlığını sağlamak ve iktisadi kalkınmayı aslında katalizör görevi görerek hızlandırmak için kurulduğunu ifade eden Aran, bankanın o günden bu yana iktisadi kalkınmada önemli roller üstlendiğini söyledi.

Aran, insanların hayatta kalabilmek için elindeki tüm kaynakları kullandığını aktararak, “Sonrasını düşünmek ancak yaşamsal bir tehdit görülmediği zaman mümkün oluyor. O yüzden sürdürülebilirlik konusunu eğer beynimize kazımak istiyorsak o gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılayabilmesinin de bizim için yaşamsal bir konu olduğunu bilmemiz ve bu farkındalığı yaratmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Sürdürülebilirlik Politikası’nı yayınladıkları günden beri BIST’in Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldıklarını aktaran Aran, şunları kaydetti:

“Bu endekste yer almak demek şu anlama geliyor. Çevresel, sosyal, yönetişim kalitesini gösteren notumuz her yıl hesaplanıyor. Önümüzdeki yıldan itibaren de her çeyrek hesaplanacak. Yaklaşık 10 kategoride 450’den fazla alanda puanlanıyorsunuz. Böyle bir puanda A plus notuyla değerlendirilip bu endeksin içinde kalabiliyor olmak zaten bu konudaki performansınızı gösteriyor. 6 yıldır bunun başarılmış olması ve bu kategoride en üstte yer alıyor olmanın önemli olduğunu düşünüyorum.

Taahhütkarlık anlamında Birleşmiş Milletler'in sorumlu bankacılık prensiplerini imzalamış durumdayız. Dolayısıyla bu prensiplere uygun hareket ediyoruz. Kadının güçlenmesi prensipleri inisiyatifinin katılımcısıyız. Karbon saydamlık projesinde iklim raporlamasında gene liderlik kategorisinde yer alıyoruz. Karbon nötr olma hedefi veren kurumlar arasındayız. Benim gönlümden geçen Genel Müdürlük dönemim içerisinde İş Bankası'nı karbon nötr bir kurum haline getirebilmektir. Umarım başarırız.”

Aran, yenilenebilir enerjilerin finansmanının portföylerindeki payını yüzde 50’nin üzerine çıkarmış durumda olduklarını söyledi.

Finanse edilmeyecek sektörler listelerinin bulunduğuna işaret eden Aran, bu konuda özellikle kömürü girdi olarak kullanan termik santrallerin finansmanında yer almayacaklarını belirtmiş durumda olduklarını, bu listeyi de güncellediklerini dile getirdi.

- “Gelir dağılımı adaletsizliğinin azaltılmasında bankalara önemli roller düşüyor”

Hakan Aran, Türkiye’de gelir dağılımında ilk yüzde 20’nin milli gelirden aldığı payın yüzde 47,5’e ulaştığını, en alttaki yüzde 20’nin ise milli gelirden yüzde 8,5 pay aldığını belirterek, “Bu her yıl ileri mi gidiyor, yoksa bozuluyor mu? Konusuna bakıldığında son 2-3 yıldır bozularak gidiyor. Gelir dağılımı adaletsizliğinin azaltılmasında bankalara önemli roller düşüyor. Bu konuda adına sorumlu bankacılık, sürdürülebilir bankacılık diyelim ama bu konuda farkındalığın artırılmasının yanında özellikle finansmanın nasıl sağlandığı ve dönüşüm gerçekleştirilirken bu kaynakların hangi şartlarda kullanıldığının önemli olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.

Büyüme modelinin değiştirilmesinden bahsedildiğine işaret eden Aran, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tüketime dayalı büyümeden, üretime ve ihracata dayalı bir büyüme modeline geçişin sancılarını hep beraber yaşıyoruz. Burada da Avrupa Birliği'nin koyduğu o sınırda karbon vergisi ihracat yapmak isteyen kurumlarımızın çok hızlı dönüşmesini gerektiriyor. Bize tanınan süreler içerisinde o dönüşümü yapamazsak bu kadar acıyı çekip ihracatta düşündüğümüz satışları da yapamama riski içindeyiz. Madem bugün bunlara katlanıyoruz. İhracatta da sürdürülebilirliğin ve o büyümenin devamı için mutlaka bu dönüşümün yapılması gerekiyor. İhracat kredilerimizi bugünün işlerini daha fazlalaştırmak için değil, bu dönüşüm için de kullanmamız gerekiyor ki biz bağlantıları yapıyoruz.”

Aran, sürdürülebilirlik konusunda çelişki içerisinde olunduğuna dikkati çekerek, “Araç kullanmayalım’ diyoruz ama aynı zamanda gün içerisinde bir köşeye giderek yapabileceğimiz market alışverişini de günde on defa getirile götürüle, o sepetle, bu sepetle yapıp o motorlu kuryelerin bilmem kaç kilometre öteden gelmesiyle birlikte sürdürülebilirliği de yaşıyor olabiliyoruz. Ben bu tarz çelişkilerin farkına vararak her alanda kendi kendimizle de çelişmeyen bir sürdürülebilirlik savunucusu olmamızın önemli olduğunu düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

- “Üretimimizin geri dönüştürülmüş malzemelerden olmasını önemsiyoruz”

Coca-Cola Türkiye Genel Müdürü Başak Karaca ise kadının güçlenmesi, atıksız bir dünya, suyun geri kazanımı ve toplumsal katkının, Coca-Cola olarak en önem verdikleri konular olduğunu belirtti.

Plastik şişelerin aslında çok değerli bir ham madde ve çöp olamayacak kadar da katma değerinin bulunduğunu ifade eden Karaca, şunları kaydetti:

“Bütün ambalajlarımızın geri dönüştürülebilir olması lazım. Biz bunu 2020 yılında sağladık. Yani Coca Cola Türkiye olarak ben şunu diyebilirim ki şu an bizim bütün ambalajlarımız geri dönüştürülebilir. Siz de bana sorarsınız ki ‘geri dönüştürülebilir de dönüştürebiliyor musunuz?’ İşte orada çok açık ve yüreklilikle söylememiz gerekir ki bunların düzgün bir şekilde toplanması, ekonomiye sağlanması, bunlar da bir paydaş ekosistem işi. 2020’nin başından beri geri dönüşümle ilgili bir ücretlendirme başladı ve biz Çevre Ajansı ve diğer firmalarla, rakibimiz olan firmalarla birlikte bir platform kurduk. Bununla birlikte de geri dönüşüm çalışmaları bakanlıkla birlikte 2022 yılında başlayacak. 2030 yılına kadar yüzde 50 olarak üretimimizin geri dönüştürülmüş malzemelerden olmasını çok önemsiyoruz. Buna 2022’de Türkiye'de paydaşlarla başlıyor olmak çok heyecan verici.”

Karaca, üretimde kullandıkları sudan daha fazlasını ülkeye kazandırdıklarını vurgulayarak, bunu sürdürülebilir tarım ile gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

Konya ve Harran'da iki proje yürüttüklerini anlatan Karaca, “Konya'daki projemizle ağaçlardan rüzgar perdeleri yaparak Harran'da değişik sulama ve gece sulaması kullanarak aslında su kaybını engelliyoruz. Bunu da oradaki çiftçilerimizle, oradaki yerel yönetimle yapıyoruz. Bunu ne kadar büyütürsek o kadar daha fazla suyun yok olmasına engel olacağız.” diye konuştu.

Kız Kardeşim projesine değinen Karaca, onların ekonomide yer almalarını çok önemsediklerini kaydetti.

- “Türkiye, Çin’den kayacak üretim merkezi olabilir”

Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı da her işe başlamadan önce sürdürülebilir olarak işin doğru olup olmadığına baktıklarını belirtti.

Faralyalı, 2030 yılına kadar grup olarak karbon nötr olmayı hedeflediklerini aktararak, “Kullandığımız suyun yüzde 100’ünü doğaya geri kazandırmayı hedefliyoruz. 2025 yılına kadar cinsiyet eşitliğine çok önem veriyoruz. Biliyorsunuz dört kadın olarak Doğan ailesinde, kadın eşitliği, cinsiyet eşitliği, kız çocukları bizim için çok önemli konular. Bütün şirketlerimizin yönetim kurulunun yüzde 30’unun kadın olmasını ve yönetimde de yüzde 40 olmasını hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Doğan Holding olarak halka açık bir şirket olduklarını anımsatan Faralyalı, “Halka açık hisselerimizin yüzde 10’unu ESG fonları alsın’ dedik. Bunun için çalışıyoruz. ESG fonlarıyla yakın çalışmak hem bizi denetleme hem de bizim onlardan bakış açısı, yeni olayları öğrenip kendimizi dönüştürmemize sebep olur diye inandığımız için böyle de bir hedef koyduk.” şeklinde konuştu.

Faralyalı, teknolojinin gelişmesiyle birlikte küresel ısınmanın belli bir seviyede tutulabileceğine inandığını anlatarak, şirketlerin karbon nötr olmayı yeni bir fırsat penceresi olarak görmesi halinde burada gerçekten yaratılabilecek yeni fırsatlar olduğunu söyledi.

Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyumun şirketlerde hayata geçirilirse bir fark yaratılabileceğini belirten Faralyalı, “Salgın Türkiye’ye başka bir görev tanıdı. Türkiye, Çin’den kayacak üretim merkezi olabilir. İş dünyamız gerçekten çok çevik. Türkiye fırsatlar yaratabilir.” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner50