Manifest isimli müzik grubu hakkında konserde sergiledikleri ahlak dışı hareketlerden dolayı soruşturma başlatılmıştı. Süreçte gruba gelen tepkiler sonrası Trabzon ve Konya gibi şehirlerde konserler iptal edildi.
Toplumun bir kesiminin içini rahatlatan bu soruşturma ve konser iptalleri, bir kısım güruh tarafından ise ‘tepkiye tepki’ niteliğindeydi.
Şimdi soruyorum sizlere!
TOPLUMDA BİR KİTLESİ BULUNAN VE SANATÇI KİMLİĞİNİ ORTAYA KOYDUĞU ‘DÜŞÜNÜLEN’ KİŞİ YA DA GRUPLAR, AKTİVİST ROLÜNÜ DE ÜSTLENEBİLİR Mİ?
Buna ben cevap vereyim; üstlenebilir ve hatta bence üstlenmelidir de! Yanlış gördüğü meseleleri duyurmalıdır. Topluma reva görülmemesi gereken hususları bir şekilde dile getirmelidir.
AMA BİR DAKİKA!
Toplumda ya da hükumette birtakım yanlışları dile getiriyorsun diye, her yaptığın hareketle daimî kabul göremezsin! Kimse kusura bakmasın.
Dinleyicilerinin çoğu, karakteri biçimlenme aşamasında olan yaştaki çocuklardan oluşan bir müzik grubu, çocukları teşhirci davranışlarının şahidi konumuna sürükleyemez.
Doğru bildiğini savunuyor, yanlış bildiklerini dile getiriyor diye 1 doğru, tüm yanlışları silemez.
‘Türkiye’deki herkes Müslüman değil’ nidalarını yükseltenler için söylüyorum: Konunun Müslümanlıkla hiçbir alakası yok! Müslüman olmayan ülkelerde bile yasaklanan LGBT propagandaları er-geç her topluma zarar verir. Ahlakı çökmüş bir ülkede hiçbir mekanizmanın liyakatli bir şekilde işlemesi beklenemez.
Ancak tabi ki ahlak, yalnızca ‘çıplaklık’ üzerinden de değerlendirilmemeli. Bu da detaylandırılması gereken farklı bir konu ancak…
Doğrular vardır, tebrik edilir; ancak kimse yanlışlara göz yumulmasını beklemesin.
Verilen tepkilerin nasıl sonuçlar doğurduğuna bu olayla şahitlik etmiş olduk. Darısı diğer yanlışların başına!