ABD ve İsrail’in; 40 gün önce İran’a saldırısı ile başlayan savaş, son günlerde çok büyük bir boyuta ulaşmış ve neredeyse 3. Dünya Savaşı meydana getirecek bir hâle evrilmişken son saatte ateşkes ilânı ile öncelikle bölgemiz olmak üzere tüm dünya rahat bir nefes aldı.
ABD Başkanı Trump, Hürmüz konusunda 2 hafta önce şunları söylemişti:
“Hürmüz için İran’a 48 saat süre veriyorum. Bu süre içinde Hürmüz açılmazsa İran cehennemi yaşayacak.”
“Süreyi 5 güne çıkardım.”
“Süreyi 10 güne çıkardım.”
O günlerde bu açıklamaları yapan Trump, geçen hafta içinde yaptığı açıklamalarda da şunları söylemişti:
“Hürmüz Boğazı bizi ilgilendirmiyor, kimi ilgilendiriyorsa gitsin onlar açsın.”
“Biz hedefimize ulaştık. Savaş yakında bitecek. Biz çekilince Hürmüz zaten kendiliğinden açılacak.”
Bir hafta önce bunları söyleyen Trump, geçtiğimiz 2 gün içinde söylem değiştirdi ve 2 hafta önceki söylemlerine geri döndü.
“İran’a verdiğim sürenin dolmasına 48 saat kaldı. Bu süre sonunda İran’ı bugüne kadar görülmemiş şiddette vuracağız.”
“Süre daralıyor. 24 saat sonra Hürmüz açılmazsa İran’ı yok edeceğim.”
“Saat 03.00 e kadar Hürmüz açılmazsa koca bir medeniyet yok olacak. İran üzerine cehennem yağacak.”
Bir öyle bir böyle diyen Trump son saatlerde söylemlerini iyice sertleştirdi.
Bu arada birkaç gün önce; Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Ortadoğu'daki gerginliği azaltmayı amaçlayan görüşmeler için İslamabad'da bir araya geldi. Zirvede, Türkiye’nin devlet aklı devreye girmişti.
Zirvenin tamamlanmasından sonra, Pakistan Dışişleri Bakanı; “Bölgedeki savaşa bir an önce ve kalıcı bir çözüm getirmenin yollarını görüştüklerini, Pakistan'ın olası barış müzakerelerine ev sahipliği yapmasına, görüşmelerdeki tüm ülkelerin destek verdiğini” açıkladı.
Arabuluculuk çabaları kapsamında Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine yeniden açılmasına yönelik öneriler üzerinde ilk görüşmeler yapıldı.
Pakistan ev sahibi sıfatıyla zirvede alınan kararları hem İran’a hem ABD’ye iletti.
Alınan kararda, “İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açması karşılığında ABD’nin, İran’a saldırmaktan vazgeçmesi ve 15 günlük ateşkes” öneriliyordu.
Bu arada İran, ABD’ye barış şartlarını iletti. Barış şartı 10 maddeden oluşuyordu.
Son verilen sürenin bitimine 1 saat kala Trump’dan açıklama geldi.
“İran, Hürmüz Boğazı’nı derhal açarsa, 15 günlük ateşkesi kabul ediyorum. İran’ın şartlarını da görüşmeye hazırız.”
Hemen arkasından İran’dan şu açıklama geldi:
“Bize yapılan saldırılar durdurulursa Hürmüz’ü 15 gün boyunca açarız.”
Bu gelişmelerle ateşkes sağlanmış oldu. Ateşkes sağlanmasa idi ne olacaktı?
ABD; İran’ın bütün alt yapısını, askeri - sivil ayırımı yapmadan bütün hedefleri şiddetle vuracak, İran, Gazze’ye dönecekti.
Bunun karşılığı olarak İran, bütün körfez ülkelerini yine asker – sivil gözetmeksizin vuracaktı.
Böylece savaşa körfez ülkelerinin tamamı katılmış olacaktı. Tüm ülkelerin katılımı ile Ortadoğu’da başlayan bu geniş çaplı savaşın diğer ülkelere de yayılması an meselesi olacaktı. Böyle bir durum 3. Dünya Savaşı demektir.
Allah’tan şimdilik böyle bir durum yaşanmadan ateşkes başlamış oldu.
Peki bundan sonra ne olacak?
Cuma günü Pakistan’ın başkenti İslamabad'da görüşmeler başlayacak. İran’ın 10 maddelik barış şartı masada olacak. Trump, ateşkes için yaptığı açıklamada, “İran’ın şartları konusunda anlaşmaya yakınız” demişti ama Trump’ın hangi sözüne güveneceğiz?
Buna karşılık ABD hangi şartları dayatacak?
ABD’yi bu savaşa İsrail’in soktuğu bilinen bir durum… Ne için? Kendisine vaad edilmiş olduğuna inandığı topraklar için… Bu sebeple İsrail bir yandan İran’a saldırırken diğer yandan da Lübnan’ı işgal etmenin planlarını uyguladı.
Gazze’yi ve Lübnan’ın önemli bir bölümünü işgal eden İsrail duracak mı? Elbette durmayacak. İsrail içinde şu konuşulmaya başlandı: “Sırada Türkiye var.”
Bu konuyu da gelecek yazımıza bırakarak son cümle olarak şunu yazayım.
40 gündür ABD ve İsrail zulümlerine hiç değinmeden sadece İran’ın yanlışlarını yazarak durmadan İran düşmanlığı yapan bizim camianın insanları, siyonizmi hafife mi alıyorlar yoksa siyonizmin yaptığı zulümleri görmüyorlar mı? Sağlıklı ve mutlu yarınlar diliyorum.